“İsrail, İran’ı tek başına altı edemez. Üst kademeler şaşkın durumda, düzenli ordu zarar gördü, yedek kuvvetler yıprandı. Kamusal meşruiyeti olmayan, yüzde 70 ve daha fazlasının istifasını talep ettiği, kurulduğu günden bu yana beceriksizliğini ve görevi berbata kullandığını gösteren bir hükümet, savaşı büyütemez”

İran’ın başkenti Tahran’da Hamas lideri İsmail Haniye‘nin öldürülmesi ve İran-İsrail çatışması Ortadoğu’da büyük savaş beklentisi doğururken, İsrail’de Binyamin Netanyahu’ya da yansılar giderek yükseliyor. İsrail medyasında Haniye suikastı sonrası mümkün savaş sonuçları tartışılırken Netanyahu, “topyekun bölgesel savaşı ateşlemekle” suçlanıyor. Eski Başbakanlık Ulusal Güvenlik Kurulu Başkan Yardımcılığı ve eski Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama Başkanı Eran Etzion, Başbakan Netanyahu’nun İran’ı direkt savaşın içine çekmeye zorladığını ifade ederek, “Şunu en keskin şekilde söyleyelim; mevcut bağlamda ve zamanlamada bölgesel bir savaşta İsrail kazanamayacaktır. Hiçbir şartta. İsrail, tüm düşmanlarından çok daha savunmasızdır” dedi.
“İki basamaklı saldırı planı” iddiası
Haniye suikastı sonrası İran ve müttefiklerinin İsrail’e karşı kapsamlı saldırı başlatılacağına yönelik haberler sonrası tedbir gayesiyle Ortadoğu’nun birçok ülkesine uçak seferleri iptal edilirken, İsrail’in akınları da bölgede devam etti. Son olarak İsrail’in, Hizbullah’ın üst seviye askeri komutanı Fuad Şükrü’nün Beyrut’un bir banliyösünde düzenlenen hava akınında öldürüldüğünü açıklaması gerginliği arttırdı. Bu kapsamda İran’ın savaş kabinesi ile İran tarafından finanse edilen ve silahlandırılan vekil güçlerden oluşan kümelerin yöneticileri, İsrail’e nasıl bir misilleme ile karşılık konusunu görüşmek üzere Tahran’da bir araya geldi.
İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in, İsrail’e kapsamlı saldırı için idareye talimat verdiği ajanslara düşerken iki evreli bir saldırı planı konusunda İran, Irak, Yemen ve Suriye’deki askeri gruplarının kendi aralarında istişare yaptığı bildirildi. Teze göre, ortak silahlı kümelerin iştiraki ile İsrail’deki askeri amaçları vurularak ilk müdahaleye öncülük edilecek. Bunu Hizbullah’tan gelecek ikinci bir saldırı dalgası izleyecek. Saldırı kapsamında ABD’nin hareketleri yakından izlenip bu kapsamda hareket edilecek. ABD’nin İsrail’e etkin destek vermesi halinde Irak ve Suriye’deki güçlerine yönelik akınlar geliştirilebilecek.
Netanyahu’ya içeriden yansılar artıyor
Haniye suikastı ve sonrasında yaşanan gelişmeler İsrail medyasında enine uzunluğuna tartışılıyor. Başbakan Netanyahu’nun ülkeyi savaşa sürüklediği ve bölgesel bir savaşı tetiklediğine yönelik içerden tenkit ve reaksiyonların giderek artması dikkat çekiyor. Netanyahu’nun ABD’ye güvenerek İran’ı savaşa çekmeye çalıştığı, bunun da ülkeyi ateşin içine atma ile eş manalı olduğu ileri sürüldü. Netanyahu’yu eleştirenler arasında yakın vakitte devletin en yüksek ve çok önemli kademelerinde görev alan politikler de var. Bunlar arasında eski İsrail Ulusal Güvenlik Kurulu Başkan Yardımcısı Eran Etzion dikkat çekiyor.
Hükümet, mesihlerden, kaçaklardan, yozlaşmışlardan, korkaklardan ve oportünistlerden oluşan çeşitli bir bileşime sahip, kişiliksizlerden oluşan bir topluluktan oluşuyor. Karar alma sistemleri felce uğramıştır ve işlevsizdir. Kapı bekçileri caydırıldı ve zayıflatıldı.
“Üst kademeler şaşkın durumda”
“İsrail kazanamayacaktır”
Husilerin, Hizbullah’ın, Lübnan’ın ve elbette İran’ın hazmetme kapasitesi İsrail’inkinden çok daha fazladır. Toprakları ve nüfusu küçük, çağdaş. Batılı, kazanamadığı 300 günlük bir savaşa boğazına kadar batmış bir ülke, Hamas’tan daha güçlü düşmanlarla daha kapsamlı bir savaş başlatmamalıdır. Tüm dostlarının kendisinden savaşı durdurmasını, rehinelerin serbest bırakılması ve ateşkes konusunda mutabakata varmasını talep ettiği bir ülke, bu teklifleri küçümseyerek reddetmemeli, silah sevkiyatı, veto şeklinde ezici bir destek beklememelidir. BM’de ve savaşın İsrail’in lehine şartlar altında durdurulması, bu olmayacak.
“Düzenli ordu zarar gördü, yedek kuvvetler yıprandı”
Ekonomisi 1973’ten bu yana en berbat krizle karşı karşıya olan bir ülke, riskleri artırmamalı ve iktisada dayanılmaz derecede ağır bir yük daha yüklememelidir. Yedek kuvvetleri yıpranmış, düzenli ordusu zarar görmüş bir ülkenin, onu iyi kaidelerde bitirmeden daha zorlu bir savaşa göndermemesi gerekir.
Ve tabi ki, nüfusun sırf çok belli bir kısmının yükü taşıdığı ve bu kısmın çoğunlukla hükümette temsil edilmediği bir ülke; o kısmın yükünü artıran, temsil ettiği kısımların kaçmasına ve hareketsizliğine izin vermeye devam eden bir hükümet; kamusal meşruiyeti olmayan, yüzde 70 ve daha fazlasının rezalet içinde istifasını talep ettiği, kurulduğu günden bu yana beceriksizliğini ve görevi berbata kullandığını gösteren bir hükümet, savaşı büyütemez.
“İsrail, İran’ı tek başına alt edemez”
Gerçek şu ki hiçbirinin bir yanıtı yok, hatta bir karşılığın hududu bile yok. İsrail, İran’ı tek başına ‘alt edemez.’ Sayıca bizden çok daha fazla. Bu, teorik olarak değil, pratik olarak ABD’den bile daha büyük, bakın İsrail, Hizbullah’ı bile “üstesinden getiremedi” ve daha da berbatı, ABD şu anki zayıf haliyle ve bu durumdayken emniyetli bir şekilde “tehdidi ortadan kaldıramadı”. Rusya ve Çin ile bağlantılarının bozulması nedeniyle İsrail’in bu savaşı kapatması çok zor olacaktır. Yalnızca İran’ın isteğine değil -ki bunun elbette ağır bir bedeli olacak- vakitte Rusya ve Çin’in de isteğine ihtiyacı olacak ve bu iki gücün kampanyayı kısaltmakla hiçbir ilgisi yok. Bilakis petrol fiyatlarındaki artıştan ve bunun seçimler üzerinde beklenen tesirinden (Çin değil, İran ve Rusya) faydalanan, “İsrail’i dizginlemeye bile muktedir olmayan” ABD’nin dar görüşlülüğünü açığa çıkararak bunu genişletmekte çıkarları var. ABD’de ve genel olarak istikrarlar daha da berbata gidiyor Global güç onların yönünde.
Bu, İsrail’in daha önce hiç yaşamadığı yoğunlukta, çok uzun aylar süren bir savaşa sürüklenebileceği manasına geliyor.
“Anket sonuçları savaşın bitmesi ve seçime gidilmesinin istendiğini ortaya koyuyor”
İsrailliler: Proaktif savaş
Netanyahu’nun savaş siyaseti İsrail’de her kesim arasında kapsamlı tartışılması dikkat çekiyor. Sosyal medyada paylaşım yapan çok sayıda İsrailli, Netanyahu’yu İran’a karşı ‘proaktif bir savaş’ yürütmekle suçluyor.
“Savunma Bakanını görevden alacak” iddiası
İsrail’deki Kaan 11 TV ise Başbakanlığa yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Netanyahu’nun, Savunma Bakanı’nı Yoav Galant’I ABD’den döndükten derhal sonra görevden planladığını fakat Beyrut ve Tahran’da yaşanan suikastlar nedeniyle planını geciktirdiğini ileri sürdü. Haberde, Netanyahu’nun, buyruklarını yerine getirecek ve itiraz etmeyecek yeni bir üst seviye güvenlik takımı oluşturmak hedefiyle Genelkurmay Başkanı ve yurt içi saklı servisi Şin Bet’in liderini da görevden almayı düşündüğü öne sürüldü.