Öğretmen-veli ilişkisinde aşılan sınırlar: Bir başkasının işine karışılıyor ve adına da ‘çocuğumun eğitimini önemsiyorum’ deniyor

Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehduh Sami Taner, veliler ile öğretmen arasında aşılan sınırları değerlendirdi. Bazı velilerin, öğretmene ‘bakıcı’ muamelesi yaptığını belirten Taner, “Bunlar giderek çığrından çıkmış, şımarmış veli talepleri. Bir öğretmenin veliye karşı sorumlu olduğu maddeler işin mevzuatında bellidir. Dünyanın kendi ailesi çevresinde döndüğünü zanneden ve çocuğunun her dediğini doğru kabul eden helikopter ebeveynler bu tutumlarını öğretmenle ilişkilerine de yansıtabiliyor. Bir başkasının işine karışılıyor ve adına da ‘çocuğumun eğitimini önemsiyorum’ deniyor. Öğretmene teslim olmak lazım” dedi.
Hürriyet’in haberine göre; öğretmenler, bazı velilerin sınırları korumamasından ve mesleki yeterliliklerini sorgulamasından rahatsız. Konuyu değerlendiren Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehduh Sami Taner ise helikopter ebeveynlere dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bazı velilerin öğretmene bir ‘bakıcı’ gibi davrandığını görüyoruz. Bunlar giderek çığrından çıkmış, şımarmış veli talepleri. Bir öğretmenin veliye karşı sorumlu olduğu maddeler işin mevzuatında bellidir. Biz eğitim fakültesinde veliyle nasıl ve ne zaman ilişki kurulması gerektiğini öğretiriz. İletişim, davranış bilimleri, eğitim sosyolojisi, eğitim psikolojisi dersleri var. Öğretmen vakitsiz aranıyor, hayatına müdahale sınırı aşılıyorsa kişiye uygun bir dille o zamanın kendisine ait olduğunu, yaptığının zamanlama konusunda bir garabet olduğunu anlatması ve görüşme saati belirleyip çağırması gerekir.
“Öğretmenin önemini ve yetkilerini artırmalı”
Bir öğretmen, anne babanın en yakın arkadaşı olmalı. Çocuğun yetiştirilmesinde birlikte hareket etmek zorundalar. Öğretmenin pedagojik bilgisi, insanı biçimlendirme konusundaki donanımı çoğu anne babada yoktur. Konu öğretmenle ilişkiye geldiğinde veli saygı duymalı ve seviyesini korumalıdır. Öğretmene meslek bilgisini ve öğretme yöntemlerini hatırlatacak konuşmalar yanlıştır. Hele ki anne baba öğretmene bu kötü yaklaşımını çocuğun yanında yapıyorsa, çocuk sınıfta aynısını yapar.
Dünyanın kendi ailesi çevresinde döndüğünü zanneden ve çocuğunun her dediğini doğru kabul eden helikopter ebeveynler bu tutumlarını öğretmenle ilişkilerine de yansıtabiliyor. Bizim kuşakta öğretmenimizle ilgili bir sorunu ailemize götürdüğümüzde; ‘Sen öğretmenini şikâyet edemezsin’ denirdi.
Şimdi bir başkasının işine karışılıyor ve adına da ‘çocuğumun eğitimini önemsiyorum’ deniyor. Öğretmene teslim olmak lazım. Öğretmenin önemini ve yetkilerini artırmalı, velinin öğretmene karşı saygısını inşa edebilmek için eski dönemlerde olduğu gibi itibarı güçlendirilmeli.”