ABD ve İsrail’in ortak saldırıları, Hamaney’in öldürülmesi ardından İran’da rejim değişikliği olabileceği iddiaları gündeme geldi. İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Uzmanı Oral Toğa, “Saldırılarla bir rejim değişikliği, en azından savaşın şu …

ABD ve İsrail’in ortak saldırıları, Hamaney’in öldürülmesi ardından İran’da rejim değişikliği olabileceği iddiaları gündeme geldi. İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Uzmanı Oral Toğa, “Saldırılarla bir rejim değişikliği, en azından savaşın şu aşamasında, çok uzak görülüyor. Nitekim ABD içinden gelen açıklamaların da yönü değişmiş durumda. Artık bir rejim değil, tehdit değişikliği sağlamak istediklerini söylemeye başladılar. Bu tehditten kastın, askeri kapasitenin imha edilmesi olduğunu düşünüyorum” dedi.
Nefes’in haberine göre; İRAM Uzmanı Oral Toğa, ABD ve İsrail’in saldırıları ardından İran’da rejim değişikliği ihtimalini değerlendirdi.
Toğa, şunları söyledi:
“Saldırılarla bir rejim değişikliği, en azından savaşın şu aşamasında, çok uzak görülüyor. Nitekim ABD içinden gelen açıklamaların da yönü değişmiş durumda. Artık bir rejim değil, tehdit değişikliği sağlamak istediklerini söylemeye başladılar. Bu tehditten kastın, askeri kapasitenin imha edilmesi olduğunu düşünüyorum. ABD de bu ifadenin arka planını açmadı. İran İslam Devriminin dayandığı bir sosyolojinin varlığı genellikle görmezden geliniyor ve konu sadece siyasi düzlemde okunuyor. Ancak İran’da rejim denilen yapının kökleri bulunuyor. En basiti Anayasayı Koruyucular Konseyi diye bir kurumun ilk denemesi 1906 Anayasası sonrasında yapılmıştır. Yani hem itikadi hem siyasi manada bugünkü siyasi iklimin İran’da bir temeli bulunuyor. Son olarak mevcut düzeni desteklemeseler dahi birçok İranlı ülkesinin bekası için siyasi erkin etrafında konumlanmış durumda.”
İran’ın savunma savaşı verdiğini belirten Toğa, “İran’ın birinci önceliği hayatta kalmak. Elbette yıkımın boyutu büyük olacaktır ancak hayatta kaldığı sürece savaşı sürdürebilir. Öte yandan İran’ın askeri kapasitesi kadar coğrafi konumu da büyük bir avantaj. Mevcut coğrafya ve demografi düşünüldüğünde sadece hava saldırıları ile stratejik hedeflere ulaşılması mümkün görülmüyor” diye konuştu.
Toğa, Ali Hamaney’i öldürülmesinin ardından yeni dini liderin oğlu Mücteba Hamaney olacağı iddialarını da değerlendirdi. Oğul Hamaney’in geçmişte de bu makama adının sıkça geçtiğini vurgulayan Toğa, “İran İslam Cumhuriyeti bir şahlık rejimi devirdiği için bu makamın babadan oğula geçmesi durumunun devrimin ilkelerine aykırı bulan ciddi bir kesim de var. Ne var ki Mücteba Hamaney’in Devrim Muhafızları Ordusu ile ilişkileri oldukça iyi ve adeta gölge bir komutan gibi hayatını sürdürdüğü iddia ediliyor. Savaş koşulları altında olacak bir oldu bitti ile bu itirazların hepsi bir kenara bırakılabilir” ifadelerini kullandı.