Ocak 2026’da ons başına 5 bin 405 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkan altın fiyatları, zirveden yaklaşık yüzde 15 oranında geriledi. İran savaşı, enflasyon endişeleri ve faiz artışı beklentilerinin fiyatlamalarda etkili olmasıyla altın …

Ocak 2026’da ons başına 5 bin 405 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkan altın fiyatları, zirveden yaklaşık yüzde 15 oranında geriledi. İran savaşı, enflasyon endişeleri ve faiz artışı beklentilerinin fiyatlamalarda etkili olmasıyla altın şu sıralar 4 bin 612 dolar civarında işlem görüyor. Zirveden yaşanan düşüşe rağmen altın, yıllık bazda yüzde 42’lik değer artışını korumaya devam ediyor.
Nefes’ten Ömür Kırbaşlı’nın haberine göre; Citi analisti Kenny Hu ve ekibi tarafından hazırlanan yeni raporda, altın için üç aylık fiyat hedefi ons başına 5 bin dolara yükseltildi. Bankanın kısa vadeli olumlu beklentisine; artan jeopolitik riskler, fiziki piyasadaki arz sıkışıklıkları ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığına ilişkin yeniden gündeme gelen belirsizlikler gerekçe gösterildi.
Orta vadede geri çekilme beklentisi
Bankanın gelecek 6-12 aylık dönemi kapsayan orta vadeli yaklaşımı ise daha ihtiyatlı bir tablo çiziyor. Altın fiyatlarında sert bir düşüş beklenmese de raporda “nötrden aşağı yönlü” bir görünüme geçildi. Citi, altının mevcut seviyelerinden anlamlı bir şekilde daha yukarı gitmekte zorlanabileceğini değerlendiriyor.
Banka, yaklaşık yüzde 50 olasılık verdiği temel senaryosunda, ABD ekonomisinin dengelenmesiyle yatırım talebinin zayıflayabileceğini ve güvenli liman pozisyonlarının azalabileceğini öngördü. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda altının orta vadede 3 bin dolarların ortasına doğru gerileyebileceği ifade edildi.
Yüzde 30 ihtimalli boğa senaryosu: 6 bin dolar
Citi’nin yüzde 30 olasılık tanıdığı boğa senaryosunda ise küresel servetin önemli bir bölümünün altına yönelmesi ihtimali ele alındı. Raporda, altının küresel hanehalkı servetinin yaklaşık yüzde 3,5’ini oluşturduğu, bu payın yüzde 5’e çıkmasının 18 yıllık maden üretimine eşdeğer bir talep anlamına geleceği vurgulandı.
Fiziki piyasanın bu talebi karşılayamayacağı ve fiyatların yukarı yönlü ayarlanması gerekeceği belirtilirken, bu düşük ihtimalli senaryoda altının 2027 sonlarında 6 bin dolara ulaşabileceği tahmini paylaşıldı. Ancak banka, mevcut koşullarda geri çekilme senaryosunu daha olası görüyor.
Diğer bankalar daha iyimser
Citi’nin temkinli beklentisi, Wall Street’teki diğer büyük kurumların tahminlerinden ayrışıyor. JPMorgan, 2026 sonu altın tahminini 6 bin 300 dolara yükselterek altını en güçlü uzun pozisyonlarından biri olarak nitelendirirken; Deutsche Bank 6 bin dolar, Goldman Sachs 5 bin 400 dolar, Bank of America ve UBS ise 6 bin ila 6 bin 200 dolar aralığında öngörüler paylaşıyor. Citi ise yükselişin sürmesi için makroekonomik risklerin daha da büyümesi gerektiğini savunuyor.
Altını baskılayabilecek unsurlar
Rapora göre, ABD ekonomisinin güçlenmesi ve enflasyonun soğuması savunma amaçlı varlıklara olan talebi azaltarak yatırımcıları farklı varlık sınıflarına yönlendirebilir.
Borsa yatırım fonlarındaki (ETF) akışlar da piyasa için kritik önem taşıyor. Küresel ETF girişlerinin yüzde 60,9’unu oluşturan ABD altın ETF’lerinden mart ayında yaşanan 90 tonluk çıkış, faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasıyla piyasada oluşan kırılganlığı gösterdi. Fed’in faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek tutması halinde, artan reel faizlerin altın üzerinde baskı yaratabileceği kaydedildi.
İlk çeyrekte 193 milyar dolarlık talep
Baskı unsurlarına rağmen altına olan yapısal talep gücünü koruyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, 2026’nın ilk çeyreğinde küresel altın talebi 1231 ton oldu ve 193 milyar dolarlık rekor çeyreklik değere ulaştı. Külçe ve sikke talebi yıllık bazda yüzde 42 artışla 474 tona çıkarken, mücevher talebi rekor fiyatlar sebebiyle miktar olarak yüzde 23 geriledi ancak harcama tutarı yüzde 31 arttı.
Merkez bankalarının alımları da fiyatları destekleyen bir diğer unsur olmaya devam ediyor. Mart 2026’da Çin rezervlerine 5 ton altın eklerken, Polonya 150 tonluk yeni altın alım planını duyurdu. Jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve dolardan uzaklaşma eğiliminin kurumsal altın talebini desteklemeyi sürdürdüğü belirtiliyor.