DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’dan Ali Koç’a olağanüstü kongre çağrısı

“Başkanlık, zenginlikle alınan bir imtiyaz değildir; Fenerbahçe halkındır!”

Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’dan Ali Koç’a olağanüstü kongre çağrısı
16.06.2023 14:24
81
A+
A-

Fenerbahçe eski Başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’a olağanüstü kongreye gitmesi yönünde davette bulundu ve sert tenkitler yaptı

Aziz Yıldırım, yaptığı açıklamada, “Ali Koç ve idaresine düşen bu seslere kulak vermek, mazeret ileri sürmeden, güven oyu alabilmek için olağanüstü genel şuraya gitmek ve güven tazelemektir. ‘İstenmediğim yerde durmam’ diye taraftara söz verenler, daha hangi şekilde istenmedikleri kanaatine varacaklardır?ifadelerini kullandı. 

Ali Koç idaresinin kendisini hayali bir düşman olarak gördüğünü ifade eden Yıldırım, “Bu kulüp tarihine geçmiş bir başkan olarak, Fenerbahçe için çoğu zaman söyleyecek bir kelamım vardır. Bunu da hiçbir zaman kapalı kapılar arkasında yapmadım” dedi.

Fenerbahçe’nin Koç idaresinde “tarihi bir başarısızlık devrinden geçtiğini” söyleyen Yıldırım, “başkanlığın zenginlikle alınan bir imtiyaz olmadığını” belirtti. 

“Fenerbahçe Spor Kulübü hiç kimsenin, hiçbir şirketin, vakfın, derneğin, ailenin, sosyal oluşumun malı değildir” diyen Yıldırım, “Fenerbahçe Halktır. Fenerbahçe Halkındır. Hep de o denli kalacaktır” diye devam etti. 

Aziz Yıldırım’ın açıklamasının tamamı şöyle:

Kamuoyunun dikkatine,
Ali Koç imzasıyla, 5 Haziran Pazartesi günü, Fenerbahçe resmi sitesinden yapılan açıklama ile ilgili aşağıda yazılı görüşlerimi kamuoyu ile paylaşıyorum.

Bilmenizi isterim ki görevli olduğumız devirlerde, topluluğumuzun böylesine ağır travmalar yaşadığı günlerin sonrasında, olağanüstü genel heyete yönelik yahut mümkün adaylık ile ilgili bir açıklama yapmak aklımızın ucundan dahi geçmemiştir. Geçtiğimiz sezonun sonunda bu büyük travmayı topluluğumuza yaşatan Ali Koç ve yönetim kurulu arkadaşlarıyken, hiç sorumlulukları yokmuşçasına yapmış oldukları “Aday çıkarsa genel heyete gideriz” açıklaması, beş yıllık periyotlarının adeta bir özeti olmuştur. Üstten bakan, kendinde hiç kusur görmeyen, başarısızlığı sahiplenmeyen, hayali düşmanlar arayan bir bakış…

Kulübümüzün geleneklerinde, olağan genel şuraya bir yıldan daha uzun bir süre varken, kulübü, seçim sathi mahalline sokma benzeri bir gelenek 2018 yılına kadar olmamıştır. 2018 yılında yapılan genel suradan bir buçuk yıl önce, bir Konya maçımıza dakikalar kala, kulübümüzü seçim sathi mahalline sokmak, “forma – kombine almayın, maça gitmeyin” şeklinde propagandalara ön ayak olmak, çanak tutmak, bu şekilde topluluğun bölünmesine sebebiyet vermek Ali Koç ve idaresinin bu kulübün içine sokmuş olduğu bir virüstür.

“İstenmediğim yerde durmam’ diye taraftara söz verenler, daha hangi şekilde istenmedikleri kanaatine varacaklardır?”

Bununla birlikte, kulübümüzün geleneğinde, yaşanan büyük aksiliklerin akabinde liderlerin ve idarelerin güven oyu almak için genel heyete resen gitmeleri vardır. Denizli’de kaybedilen şampiyonluğun akabinde daha 5 ay önce seçilen yönetim, güven oyu almak için genel şuraya gitmiştir. Hakikaten Ali Koç da ilk defa o genel kurulda idareye girmiştir. Hatta bir Terör Örgütü Kumpası olan 3 Temmuz sürecinde iki arkadaşımızın üyelikleri için mahkeme kararı ile genel heyet toplanmasına karar verildiğinde de ben tüm yönetimi güven oyu almak için seçime götürmüştüm. Bugün, o günlerden çok daha güven tazeleme ihtiyacı vardır; 5 yıllık büyük tarihi bir başarısızlık vardır. Tribünlerde istifa sesleri yükselmektedir, takıma ve idareye güvensizlik had safhadadır. Ali Koç ve idaresine düşen bu seslere kulak vermek, mazeret ileri sürmeden, güven oyu alabilmek için olağanüstü genel şuraya gitmek ve güven tazelemektir. “İstenmediğim yerde durmam” diye taraftara söz verenler, daha hangi şekilde istenmedikleri kanaatine varacaklardır?

Bu açıklama vesilesiyle mevcut idareye sesleniyorum:
Mevcut yönetim, ilk gününden itibaren, başarısızlıklarına, yetersizliklerine, tek mazeret ve kaçış yolu olarak beni ve arkadaşlarımı göstermektedir. Beni ve arkadaşlarımı hayali bir düşman olarak görmekten, yapamadıklarınıza mazeret olarak göstermekten bir an önce vazgeçin. Ben, bu kulübe 20 yıl başkanlık yaptım. Kulübe kazandırmış olduklarım ortadadır. Benim duruşum aşikardır; hiçbir şeyi saklı kapaklı yapmadım, yapmam, bunu beni tanıyan herkes iyi bilir. Bu kulüp tarihine geçmiş bir başkan olarak, Fenerbahçe için çoğu zaman söyleyecek bir kelamım vardır. Bunu da hiçbir zaman kapalı kapılar gerisinde yapmadım. Fenerbahçe ile dertlenen insanların benimle çeşitli ortamlarda yaptığı görüş alışverişleri sizleri rahatsız etmemelidir, bu durum bilhassa topluluğumuzun içinde bulunduğu karamsar ortamda çok da olağan bir durumdur.

“Başkanlık, zenginlikle alınan bir imtiyaz değildir”

Bu kulüp, tüzüğün aradığı şartları sağlayan yüzlerce başkan adayı çıkaracak potansiyele sahiptir. “Ali Koç olmaz ise kimse kulübe mali destek sağlayamaz” söylediği söz yandaşlarınız tarafından ortaya atılmış ve Fenerbahçe’de karşılığı olmayan şuurlu bir söylemdir. Ayrıyeten bu telaffuz, insanları, Ali Koç’un yalnızca parası için başkan seçildiği benzeri yanlış bir niyete yöneltmektedir. Fenerbahçe Spor Kulübü kimseye muhtaç değildir. Muhtaç olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır. Başkanlık zenginlik ile alınan bir imtiyaz değildir. Başkanlık, yönetme mahareti ile, yüksek organizasyon yeteneği ile, mevcut kaynaklar ile yapılabilecek bir misyondur. Türk Spor tarihi, paralı olmayan, yüksek yöneticilik mahareti ile büyük sportif muvaffakiyetler elde etmiş liderler ile doludur. Merhum Süleyman Seba bunun en hoş örneklerinden biridir.

Fenerbahçe Spor Kulübü’ne 5 yılda Ali Koç’un tek başına milyarlarca lira verdiği, bu sayede kulübün ayakta kalabildiği büyük bir palavra olduğu kadar aynı vakitte taraftarlarımıza yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Kulüp liderlerinin kulübe yaptığı hibeler her periyotta olmuştur,hiçbir başkan bu kadar başarısızlığa karşın buna tutunarak iktidarda kalma çabası vermemiştir. Keza geçmişten günümüze, kulübümüzün sponsorları olan büyük şirketler, kulübümüzün büyüklüğü ve marka bedeli ile bir birliktelik kurmuştur; kulübe sağlanan sponsorluklar hiçbir zaman Liderlerin kendi şahsi katkısı olarak değerlendirilmemiştir. Aksi değerlendirmeler, sponsorlarımıza yönelik büyük bir haksızlıktır. Bu tip değerlendirmelerden bir an önce vaz geçilmelidir.

“Anelkalar, Hooijdonklar, Ortegalar…”

Bu beş yıllık süreçte taraftarlarımız kulübümüze, Ali Koç tarafından sağlanan maddi dayanağın kat be kat fazlası bir takviyesi, hem kadrolarımızın maçlarına gelerek ve ürün satın alarak, hem de Fener OL, Mesut OL benzeri kampanyalar yoluyla sağlamıştır. Taraftarlarımız tarafından sağlanan bu değerli destek ile birlikte, bizim devrimizdeki futbolcuların satışlarından elde edilen bonservis gelirleri, Futbol A.Ş’nin bedelli sermaye artırımı ve amatör şubelerden gelen vergi iadesi takviyesi düşünüldüğünde, yüz milyonlarca euronun, sayısız teknik yönetici ve futbolcuya çarçur edilmesinin tek sorumlusu Ali Koç ve idaresidir. . Ali Koç tarafından sağlanan maddi destek, varlığı inkar edilemez başarısızlığın eleştirilememesine bir münasebet asla değildir. Fenerbahçe’yi yönetmek demek, kulübe salt para girişi yapmak değil, tüm bu finansal sistemi doğru yönetebilme kabiliyetine sahip olup sportif muvaffakiyet elde etmek demektir. Bir defa daha ifade etmek isterim ki Fenerbahçe Spor Kulübü hiç kimsenin, hiçbir şirketin, vakfın, derneğin, ailenin, sosyal oluşumun malı değildir. Fenerbahçe Halktır. Fenerbahçe Halkındır. Hep de o denli kalacaktır.

Bugün geçiştirmek istediğiniz, güven tazelemek için almanız gereken, olağanüstü genel şura kararı, bir süre sonra alınmış olsa bile kulübe telafisi kabil olmayan ziyanlar verecektir. İdarenizin kalan bir yıllık müddetinde takıma, teknik takıma ve idareye tam destek fakat genele şuranın vereceği güvenoyu ile mümkün olabilecektir. Tarihimizde bunun pek çok örneği vardır. Ferdî tasalar ile kulübün ziyanına olabilecek bir kararı almayın, kulübümüzü derhal olağanüstü genel şuraya götürerek güven oyu alın. Beş yıl önce ikazda bulunduğum bahislerin bugün motamot gerçekleşmiş olmasını görmek de beni üzüyor. Kadromuzdaki Ferdi, Arda veleri benzeri yetenekleri kaybetmeyip elinizde tutun; tıpkı 2021 yılında söylediğim gibi bunların yanına geçmişte olduğu gibi yeni Alexler, Roberto Carloslar, Anelkalar, Hooijdonklar, Ortegalar, Appiahlar, van Persieler, kısaca dünya çapında yıldızlar katın. 1 yıl sonra da üzülmemek, kulübün zarara uğramaması, zaman kaybetmemesi için bütün bu söylediklerimi dikkate alın ve gereğini yapın.

Son 5 yılda kazandığımız tek kupa olan Türkiye Kupası şampiyonluğu için futbol grubumuzu kutlarım. Bununla birlikte, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün gayesi ve vizyonu Türkiye Kupası Finali asla olmamıştır, olamaz. Maddi ve manevi değerini, yıllar önce yitirmiş bir kupa tertibin finalinin kazanılması, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkan ve idaresinin beş yıllık kötü icraatları için bir kurtuluş ümidi asla olamaz. Fenerbahçe taraftarı da kazanılmış yahut kaybedilmiş bir Türkiye Kupası organizasyonu sonucu ile muhasebe yapmayacak kadar büyük bir taraftardır.

Üzülerek söylemem gerekiyor ki bizler Ali Koç’un hayal ettiği Fenerbahçe’nin maksadının Türkiye Kupası olan bir Fenerbahçe olduğunu görememişiz, anlayamamışız. Fenerbahçe gibi bir çınarın tek bir kısmına zarar gelmemesi için maddi ve manevi birçok kaybı göze alarak 1 yıl hapis yatmış şahsım ve yol arkadaşlarım ismine bu satırları tarihe bir not olarak düşmeyi görev kabul ediyor, mevcut başkan ve idarenin gerekli adımları daha fazla zaman kaybetmeden bir an önce alması gerektiği tarafındaki fikirlerimi kamuoyuna sunuyorum. Bugün sayıları 50 bini aşan ve milyonlarca Fenerbahçe taraftarının temsilcisi olan genel şura üyelerimizi, Fenerbahçe’nin büyük gayelerine uygun olarak ve anlık başarılara odaklanmadan, mevcut idarenin icraatları konusunda bir muhasebe yapmaya, kulübümüze ve kulübümüzün geleceğine sahip çıkmaya davet ediyorum.

 
 
 
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.