DOLAR
47,9333
EURO
55,5474
ALTIN
6.688,31
BIST
14.127,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

EŞİK, aile hukukuna el atan Bakan Tunç’a sordu: Medeni Yasa’yı silme yetkisini ne hakla buluyorsunuz?

EŞİK, aile hukukuna el atan Bakan Tunç’a sordu: Uygar Yasa’yı silme yetkisini ne hakla buluyorsunuz?

EŞİK, aile hukukuna el atan Bakan Tunç’a sordu: Medeni Yasa’yı silme yetkisini ne hakla buluyorsunuz?
01.09.2023 21:20
58
A+
A-

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç‘un aile hukukunun tamamen değiştirileceğinin sinyalini verdiği konuşmasına yönelik bir açıklama yapan EŞİK, “Eşit yurttaşlığın teminatı olan Uygar Yasa’yı silme yetkisini nereden buluyorsunuz?” diye sordu. Kadınların nafaka hakkına göz dikildiğini söyleyen EŞİK, Uygar Yasa’yı sonuna kadar savunacaklarını bildirdi.

Eşitlik İçin Bayan Platformu (EŞİK), Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un aile hukukunun tamamen değiştirileceğinin sinyalini verdiği konuşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Tunç’ın aile hukukunun “sil baştan ele alınacağını” belirttiğine işaret edilen açıklamada, “Eşit yurttaşlığın teminatı olan Uygar Yasa’yı silme yetkisini nereden buluyorsunuz?” diye soruldu.

Medeni Yasa’yı sonuna kadar savunacaklarını bildiren EŞİK, “Medeni Kanun’a dokunma, uygula” diyerek, şunları kaydetti:

“Adalet Bakanı Yılmaz Tunç 16 Ağustos’ta, “Özellikle Aile Hukuku konusunda geniş bir çalışmamız var. Bilim Kurulumuz şimdi çalışıyor. Aile Hukukunu toptan ele alacak bir düzenlememiz söylediği söz edilen olacak” demişti. Biz de EŞİK olarak; kimler tarafından ve nasıl oluşturulduğu belli olmayan bir Bilim Kurulu ve düzmece mağduriyetler ile Uygar Yasa’yı değiştiremezsiniz demiştik. Bakan Tunç, 31 Ağustos tarihli açıklamasında ise telaffuzunun dozunu artırarak, ‘Aile hukukunu sil baştan ele alacağız’ açıklaması yaptı. Biz de tekrar soruyoruz, ne hakla?

Boşanan bayanın yoksulluk nafakasını sınırlamak, aile arabuluculuğu ismi altında bayanlara karşı şiddeti daha da körüklemek, boşanmaları hızlandırma söylemi ile erkekler için boş ol sistemi getirerek bayanları ve çocukları beş kuruş nafaka bağlamadan aile konutundan atmaya kalkışmak yetmemiş anlaşılan Uygar Yasa’ya toptan karşı olduklarını açıklıyorlar. Uygar Yasa’yı sil baştan yazmaya kalkışmak, anayasal laiklik ve hukuk devleti prensiplerine açık bir savaş açmak demektir.

EŞİK Platformu olarak açıklamalarımızda sık sık vurguladığımız üzere, nafaka hakkının sonlandırılması, boşanmanın kolaylaştırılması, aile arabuluculuğui mevzuları, hiçbir dataya dayanmayan çeşitli gerçek dışı argümanları kullanarak gündeme getirmenin ardındaki asıl emel Uygar Yasa’yı devre dışı bırakmaktır. Adalet Bakanı’nın açıklamaları da bu amaçladığı artık açıkça ortaya koymaktadır. İktidarın Uygar Yasa’ya müdahalesi, belli bir dinin belli bir mezhebinin yorumuna dayanan hukuk sistemine geçişin en çok önemli adımı olacaktır.

Herkes çok iyi bilmelidir ki; İktidarın Uygar Yasa değişikliği, yeni Anayasa yapmak benzeri başlıklar açmasının sebebi yalnızca; toplumun dikkatini ekonomik çöküşten uzaklaştırmak ya da yerel seçimlerde farklı bölümlerin oy yardımını almak için uyguladığı bir taktik değildir. Tersine, laiklik ve demokrasiden yana tüm çevreler kendi iç yapılanmalarına ve tüm toplum ekonomik krize odaklanmışken, kendi siyasi planını hayata geçirmek, 21 yılda fiilen aldığı arayı nihayete erdirmektir.

Ülkede adalet, eşitlik, özgürlük, huzur ve barış isteyen, haklara saygılı, şiddetsiz ve demokratik bir hayattan yana olan herkese soruyoruz; bayanlar, çocuklar ve LGBTİ+’ların tıpkı Afganistan ve İran’da olduğu gibi nefes almasının dahi yasaklanacağı bir noktaya doğru süratle sürüklendiğimizi görmek ve bunun hayati kıymetine göre davranmak için diğer ne yapılması ve söylenmesi gerekiyor? Ataerkil sistemin bütün baskı araçlarını dini kullanarak perçinlemenin ‘Türkiye Yüzyılı’ hayalinin bir modülü olduğunu, bunun ülkenin bütün yakıcı meseleleri kadar hayati kıymette olduğunu bugün değilse ne zaman kabulleneceğiz? Hiçbir şart öne sürmeden, hiçbir öncelik hiyerarşisi yapmadan ve birlikte mücadeleyi öteleme münasebeti üretmeden ortak ve tesirli bir karşı duruşu sergilemenin vakti gelmedi mi? Muhalif siyasi partilerin, yerel seçimlerden önce Uygar Yasa’nın ve Anayasa’nın virgülüne dahi dokunulmaması için en geniş işbirliğini kurması önümüzdeki en çok önemli demokrasi imtihanı değil mi?

Biz bayanlar uzun vakittir bu tehlikenin farkındayız. Bilhassa son üç yılda çok geniş yelpazeden bayanların buluştuğu EŞİK Platformu’nda faal bir mücadele ortaya koyduk. Ne her gün bayana karşı artan şiddet ve ayrımcılık ne de seçim sonuçları nedeniyle yılgınlığa düşmedik ve asla vazgeçmedik. Lakin bu mücadele yalnızca bayanları ilgilendirmiyor. Hayat için, özgürlük için, eşitlik için laiklik prensibini özel hayatta garantiye altına alan, seküler bir hayatı hepimiz için mümkün kılan Uygar Yasa’yı savunmak zorundayız. Başta muhalefet partileri olmak üzere herkesi göreve ve sorumluluk almaya çağırıyoruz.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.