DOLAR
45,8941
EURO
53,4783
ALTIN
6.600,08
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Fehmi Koru: ABD başkanı bir telefon talimatıyla İsrail vahşetini durdurabilir mi? Geçmişte bunu yapan başkan olmuştu…

Pek çok taraftan o ‘kara gün/ler’ son birkaç aydır Gazze’de yaşananları andırıyor…

Fehmi Koru: ABD başkanı bir telefon talimatıyla İsrail vahşetini durdurabilir mi? Geçmişte bunu yapan başkan olmuştu…
24.02.2024 08:20
34
A+
A-

* Fehmi Koru

Ne zaman Amerikan gazetelerinde Gazze ile ilgili haberleri okusam, aklıma hep aynı soru geliyor: “Acaba Joe Biden benimle aynı gazeteleri okumuyor mu?”

Washington Post’u, New York Times’ı?

Her iki gazete de aslında İsrail’e zıt bakacak yayın organları değil; lakin yeniden de Gazze’den ve İsrail’den verdikleri haberleri okuyan herkes, Filistinlilere yapılanların bir vahşet olduğunu biliyor.

‘Soykırım’ sözcüğü kullanılmıyor haberler ve yazılardafakat okuyan o pay kapılmadan edemiyor.

Zaten bu sebeple, ABD’de -ve Batı’da- İsrail karşıtlığı, anti-Semitizm kıyılarında dolaşıyor.

Peki de, Joe Biden neden bu yapılanı sonlandırmak için devreye girmiyor?

Ah-vah etmeye başladıbunun bir faydası yok. İsrail-yanlısı imajı kendisine Kasım seçimini kaybettirebilir bile.

İsrail söylediği söz edilen olduğu için kendisini güçlü mü hissetmiyor, yoksa ABD başkanı olarak İsrail üzerinde gücü olduğunun farkında mı değil?

1990’da Baker ile yaşanan

ABD’nin, geçmişte, İsrail ile Filistin arasındaki ihtilafta, Tel Aviv’in aşırılığına müsaade etmekten kaçındığını unutmuş olanlar yahut o bahiste bilgi sahibi olmayanlar bulunabilir.

Oysa, her fırsatta hatırlatmaya çalıştığım bir olayı bir daha tekrarlayayım: Devrin ABD dışişleri bakanı James Baker, İsrail başbakanı Yitzhak Shamir’in, ABD’nin gönderdiği yüklü bağışı yeni yerleşim yerleri inşasında kullanmaya kalkması ve Filistinliler ile barış arayışlarına kulak tıkaması halinde buna izin verilmeyeceğini basın önünde söyledikten sonra, “Telefon numaramız 1-202-456-1414; barış konusunda samimi olan beni arasın” meydan okumasında bulunmuştu. [Baker’ın o gün Shamir için küfür sözcükleri sarf ettiği de söylenir.]

Bu olay 1990 yılında yaşandı.

Daha öncesi de var.

1982’de Reagan’la yaşanan

Yıl 1982. Devrin İsrail savunma bakanı Ariel Sharon, Lübnan’ın başşehri Beyrut’u bir ay sürecek bir abluka altına almış, ülkenin güneyindeki Filistin kamplarına taarruzlar başlatmıştı. Abluka sırasında Beyrut’a besin ve suyun girmesini engellemiş, kentin elektriğini de kesmişti İsrail.

O zaman Hamas yoktu, ‘düşman’ Filistin Kurtuluş Ordusu’ydu (PLO).

İsrail PLO’yu yok etmek amacıyla topyekün bir savaş başlatmıştı.

Saldırılar sırasında binlerce Filistinli hayatını kaybetmişti.

12 Ağustos 1982 tarihinde, İsrail jetleri, tam 11 saat boyunca Beyrut’u bombalayarak 100’den fazla kişinin vefatına yol açtı.

Pek çok istikametten o ‘kara gün/ler’ son birkaç aydır Gazze’de yaşananları andırıyor…

Beyaz Saray’da oturan Başkan Ronald Reagan, 12 Ağustos akşamı, TV ekranlarında izlediği fecaattan ve yaralanmış bir çocuğun kucakta taşınır halini görmekten etkilenerek, İsrail başbakanı Menachem Begin’i aradı ve ona yapılanı şiddetle kınadığını bildirdi.

“Menachem, bu bir soykırım” da dedi o telefon konuşmasında Reagan Begin’e…

‘Soykırım’ sözcüğü İsrail’in Filistinlilere yaptığı kıyım için 1982 yılında ABD başkanı İsrail başbakanıyla konuşurken kullanıldı. [Reagan’ın o sözcüğü kullandığını işiten Begin’in, “O sözcüğün ne manaya geldiğini ben de herhalde biliyorum” dediği söylenir.]

İsrail yönetimi, Netanyahu ve destekçileri, şimdilerde benzer sözcüğü kullananlara karşı savaş açmış durumdalar.

Artistler, müzikçiler o sözcüğü kullanmaları durumunda iş bulamıyor, üniversite hocaları kovuluyor ABD’de…

Reagan’ın araması sonrasında ne mi oldu?

Telefonu kapatmasından 20 dakika sonra, Begin ABD başkanı Reagan’ı aradı ve Sharon’a saldırıyı sona erdirme talimatı verdiğini duyurdu.

Hafif şaşırmış Reagan, o bilgiyi aldıktan sonra, telefonun ahizesini yerine koyarken, yanındakilere, “Doğrusu o denli bir gücüm olduğunu bilmiyordum” demişti.

Saldırı bıçak kesilmiş durdu.

2024’te ne oluyor?

Ronald Reagan’ın Menachem Begin’e 1982 yılında, James Baker’in Yitzhak Shamir’e 1990 yılında verdikleri güçlü reaksiyonlar, karşılarındakilere geri adım attırmaya yetmişti.

Yıl 2024, Beyaz Saray’da, 1973-2009 ortasını senatör olarak iktidarı yakından gözlemleyerek, sonraki sekiz yılı başkan yardımcısı olarak iktidarı paylaşarak geçirmiş, dört yıllık başkan Joe Biden var ve İsrail karşısında çok çaresiz bir görüntü veriyor, hayret…

Dahası, Amerikan televizyonlarını izlemiyor, gazetelerini de okumuyor gibi…

ABD dışişleri bakanı Antony Blinken, dün Arjantin’deymiş, orada bir soru üzerine, “İsrail’in Batı Şeria’da yeni yerleşim yerleri inşası yasal değil, Gazze’yle ilgili planı da bizi hayal kırıklığına uğrattı” demiş…

Güldüm. Biden ve etrafındakiler nitekim ah-vah etmeyi biliyorlargüç kullanmayı unutmuşlar…

[Bu yazıda, Reagan’ın Begin ile görüşerek Beyrut saldırısını durdurduğu bilgisi için, Guardian’da yeni yazmaya başlayan Mehdi Hasan’ın bahse ilişkin yazısından yararlandım.]

* Bu yazı fehmikoru.com sitesinden motamot alınmıştır

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.