Anayasa Mahkemesi, OHAL KHK’leriyle görevden çıkarılan iki eski emniyet mensubunun başvurusunda farklı kararlar verdi. Yüksek Mahkeme, bir başvurucunun FETÖ ile bağlantısına ilişkin yeterli gerekçe ortaya konulmadığına hükmederek hak ihlali kararı …

Anayasa Mahkemesi, OHAL KHK’leriyle görevden çıkarılan iki eski emniyet mensubunun başvurusunda farklı kararlar verdi. Yüksek Mahkeme, bir başvurucunun FETÖ ile bağlantısına ilişkin yeterli gerekçe ortaya konulmadığına hükmederek hak ihlali kararı verirken, diğer başvuruda ise OHAL koşulları ve dosyadaki bulguları dikkate alarak ihlal olmadığına karar verdi.
Anayasa Mahkemesi (AYM), FETÖ bağlantısı kapsamında 21 Temmuz 2016’da çıkarılan “olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri (OHAL KHK)” kapsamında isimleri ekli listede yazılarak görevden atılan D.D. ve M.E.O’nun ayrı ayrı yaptığı başvurulara ilişkin gerekçeli kararlarını dün Resmi Gazete’den yayımladı.
Cumhuriyet’te yer alan habere göre; ayrı tarihlerde başvuran D.D. ve M.E.O; isimlerinin OHAL KHK ekli listelerinden yayımlanarak görevlerinden alınmaları nedeniyle özel hayata saygı haklarının ihlal edildiği iddia etti.
Yüksek Mahkeme, bu başvuruları ayrı olarak 2 Nisan’da karara bağladı. AYM; polis memuruyken görevinden alınan M.E.O.’nun başvurusunda; idari ve yargı makamlarının başvurucunun FETÖ ile bağlantılı ve iletişim içinde olduğunu ve bu nedenle anayasal düzene sadakatin ortadan kalktığını ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya koymadığını belirtti. Bu kapsamda; işlem kapsamında başvurucunun mesleki yaşamına yapılan müdahalenin özel yaşamına belirli bir ağırlık düzeyinde etki ettiği değerlendirmesinde bulundu. Bu değerlendirme kapsamında AYM, M.E.O hakkında hak ihlali verdi.
Yeterli olgu saptandı
Yüksek Mahkeme, aynı istemli diğer başvuru olan ilçe emniyet müdürüyken görevinden alınan D.D.’ninkinde ise hak ihlali vermedi.
AYM, D.D. hakkındaki yargı sürecinde FETÖ ile bağı ve iletişimi nedeniyle anayasal düzene sadakatinin ortadan kalktığına yönelik gerekçelerin yeterli olduğunu belirtti.
AYM, yapılan işlemle D.D.’nin mesleki yaşamına yapılan müdahalenin de özel yaşamına belirli bir ağırlık düzeyinde etki ettiğini değerlendirdi. Ancak, yargı sürecinin yeterli işlendiğini vurgulayan AYM, işlemin OHAL kapsamında yapıldığını belirterek, D.D. hakkında anayasanın 15. maddesi geçerliliğince hak ihlali kararı vermedi. Anayasanın 15. maddesinde; “Olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir” geçerliliği yer alıyor.
( ALINTI www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/aym-ozel-hayata-saygi-hakkinin… )