Edilgen muhalefet kavramından da önce Mustafa Bey, ben Kemal Bey için edilgen bürokrat tanımlamasını yaptım. Kemal Bey tabii hep şunu ifade eder, efendim ben 27 yıl kamuda görev yaptım. Ama güzel, kamuda görev yapmak çok güzel bir şey.Ama siz bütün meslek hayatınızda sadece kamuda görev yapıp o emeğinizi, geçiminizi, geleceğinizi kamudan aldığınız maaşa göre tahin ediyorsanız, bütün bunların dışında toplumdan da kopmuş iseniz, yani orada bir hiyerarşik yapının içine girmiş iseniz, orada zaten kamu yönetimi anlamında ne oluyor, bürokratik bir yapı da oluyor, hiyerarşik bir yapı da oluyor. Bakın, yıllardır şunu anlatıyorum, başbakanlığın 2012-15 sayılı genelgesi, hepimiz Kemal Bey’i yolsuzluklarla mücadele konusunda çok sembol bir isim olarak zamanında konuştuk, değil mi? Hep öyle ifade ettik. Beşli çete kavramı vs.vs. Hakkını yemeyin, arada 428 milyar dolarlık soygun ama genel ifadelerle. İşte efendim 178 milyar dolar nerede? Gene genel soy ifadelerle, konjonktürel olarak güne getirildi.Demek istediğim şu, daha uzatabilirim, 7 Ağustos 2015 istikşafi görüşmeler, Mayıs 2016 dokunulmazlıkların kaldırılması, korkunç bir kırılmadır. Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz. İşte onun devamında 16 Nisan 2017, 2,5 milyar mühürsüz oy meselesi.Şunu özetleyeyim, şunu özetleyeyim. Görünürde muhalefet eden ama etkili muhalefet yapmayan bir Cumhuriyet Halk Partisi. 2002’de siyasete girerken iyi ki Cumhuriyet Halk Partisi varmış diyordum.2025’e geldim, 2026’ya geldim iyi ki Cumhuriyet Halk Partisi varmış demeye yine devam ediyorum. Ama tabii Cumhuriyet Halk Partisi yeni parti ayrımını ayrıca değerlendirmek kaydıyla söylüyorum. Ama şunu görüyorum, şunu 2010, 2011, 2012’den bu yana da diyorum ki, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin oluşturduğu bu rejimin, Antidemokratik rejimin muhkem hale gelmesinin birinci derecede sorumlusu Cumhuriyet Halk Partisi’dir.Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi etkili muhalefet yapma görevini yerine getirmemiştir. Bugün Türkiye’de AKP iktidarı ile birlikte, 2002 öncesi de var aslında, ama özellikle AKP iktidarı ile birlikte ve 1 Mart 2003, 1 Mart tezkeresi ile birlikte ABD’nin kontrolünde Cumhuriyet ve Demokrasi’nin tasfiyesi süreci başlamıştır. Çok büyük ölçüde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ordusu, yargısı başta olmak üzere bütün bu kurumlar giderek işlevini kaybetti, içi boşaltıldı.En büyük engeller olarak kim kaldı? Bir türlü Cumhuriyet Halk Partisi’nin o kurumsal kimliğini aşamadılar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tasfiye edilmesi süreci yaşanıyor. Bu işin özü budur.Geldiğimiz noktada maalesef Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, o 2012’den bu yana başlattığım edilgen bürokrat kimliğini, edilgen siyaset kimliğini siyasi refleksi olmayan, ön almayan, sorumluluk almayan o siyaset anlayışına yeniden talip olduğunu bunu yukarılara iletti. Yukarılarda mesajı aldı. Nasıl aldı? Çıktı birileri dedi ki ya Cumhuriyet Halk Partisi kurum sayında şahide var dedi.Sayın Kemal Bey de çıktı dedi ki şahide yok diyemem dedi. Ve bundan sonra bir süreç başladı ve bugüne geldik. 2024’ten yerel seçimlerinden bu yana artık siyasi iktidarın çizdiği çerçeve ve takvime göre görev yapar hale geldiğini ifade ediyorum.Bugün de aynı şeyleri söylüyorum. Bu süreci doğrudan Kemal Bey’in iradesi dışında birileri yönetiyor.