Son zamanlarda yapılan birçok sosyolojik araştırma 24 yıllık AKP iktidarının Türklerin inançları ile ilgili bu davranış biçiminin değiştiremediğini bir kere daha gösterdi. Yani bu iktidar Türkiye’yi daha fazla dindar yapamadı

Önümde, ciddiye aldığım üç araştırma şirketinin mart ayı sonuçları duruyor.
Hemen şunu söyleyeyim.
Mart ayında çok ilginç bazı sonuçlar var.
Bu araştırmalarda çoğu insan sadece “Yarın seçim yapılsa kim ne oy alır?” ve “Yarın seçim olsa kim cumhurbaşkanı seçilir?” sorularının cevaplarıyla ilgileniyor.
Hemen söyleyeyim.
O sonuçlarda da çok ilginç bazı gelişmeler var.
Onları da analiz edeceğim.
Ama önce araştırmaların sadece bu iki konusu ile ilgili meraklıların merakını gidereyim.
İki ankette CHP 1 puan, bir ankette AKP 1 puan önde
İncelediğim üç araştırma şirketi şunlar:
Metropol, Panaroma ve Ank-Ar seçmen gündemi araştırmaları…
Bunlardan Metropol ve Ank-Ar araştırmasına göre mart ayında CHP, AKP’den 1 puan önde.
Panaroma’da ise AKP, CHP’den 1 puan önde görünüyor.
Üç aydır yazdığım, televizyonlarda söylediğim bir durum giderek kemikleşiyor.
CHP ve AKP oyları yüzde 30 bandında eşitlenmiş durumda.
Yani artık Türkiye’de hiçbir partinin çıkıp, tek başına, “Çoğunluk partisi benim. Halkın iradesini ben temsil ediyorum” diyebileceği bir durum yok.
Türk halkının oy verme yelpazesi Avrupa demokrasileriyle aynı
Daha önemlisi, Türk halkının oy verme eğilimleri, bugün Avrupa’nın en demokratik ülkeleri sayılan Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya ile aşağı yukarı aynı yelpazeyi yansıtıyor.
O ülkeler şu an dünyanın en demokratik, insan hakları ve adalet standardı en yüksek ülkeleri…
Ama aynı oy dağılımı ile Türkiye ise giderek tek merkezli bir otoriter ülke haline doğru hızla gidiyor.
Bunu sağlayan tek faktör ise hiçbir kontrol mekanizması kalmamış “Güçlendirilmiş Başkanlık Hükümeti” sistemi.
Bu konuya önümüzdeki hafta daha ayrıntılı devam edeceğim.
Bu ramazanda yüzde kaçımız oruç tuttu?
Ancak Bir sosyolog olarak mart ayında en çok dikkatimi çeken sonuç, ramazanla ilgili soruya verilen cevaplar oldu.
Ank-Ar bu ay şu soruyu da sormuş: “Geçtiğimiz Ramazan ayında oruç tuttunuz mu?”
Cevaplar şöyle:
(*)YÜZDE 38,0 “Hiç tutmadım”
(*)YÜZDE 35,2 “Tüm günler tuttum”
(*)YÜZDE 9,0 “15 gün tuttum”
(*) YÜZDE 7,7 “5-15 gün tuttum”
(*) YÜZDE 6,4 “1-5 gün tuttum”
(*) YÜZDE. 3,6 “Cevap yok”
Demek ki bu ramazan Türk halkının yüzde 60’a yakını her gün veya daha kısa süre oruç tutmuş.
Ama “Hiç tutmadım” diyenlerin oranı “Her gün tuttum” diyenleri ilk defa geçmiş.
Türkler Cuma, bayram namazı ve ramazanın ilk 15’i Müslümanı
Muhafazakar bir arkadaşım yıllar önce bana şöyle bir şey demişti: “Türkler Cuma ve bayram namazı ile ramazanın ilk 15 günü Müslümanıdır.”
Bu sözleri işittiğimde “Tam babamı anlatıyor” diye düşünmüştüm.
Son zamanlarda yapılan birçok sosyolojik araştırma 24 yıllık AKP iktidarının Türklerin inançları ile ilgili bu davranış biçiminin değiştiremediğini bir kere daha gösterdi.
Yani bu iktidar Türkiye’yi daha fazla dindar yapamadı.
Hatta dindarlığın azaldığını gösteren çok ciddi araştırmalar var.
Ama AKP hala siyasetinin ana eksenini “cami cemaati” adını verdiği, olmayan bir sosyoloji üzerine kurmaya devam ediyor.
AKP ve MHP’ye oy verenlerin yüzde kaçı bütün ramazan oruç tuttu?
Araştırmada partilere oy verenlerin davranışlarına da baktım.
AKP’ye oy verenlerin yüzde 25’i, MHP’ye oy verenlerin yüzde 30,6’sı “Hiç oruç tutmadım” diyor.
DEM’E oy verenler arasında hiç oruç tutmayanların oranı ise yüzde 44.
Türklerin yüzde 70’i laik ve demokratik bir ülkede yaşamaktan mutlu
Araştırmada şöyle bir soru daha var: “Laik, demokratik bir ülkede yaşamaktan memnun musunuz?”
Cevaplar şöyle:
(*) YÜZDE 40,1 “Çok memnunum”
(*) YÜZDE 28,3 “Memnunum”
(*) YÜZDE 6,5 “Ne memnunum ne değilim”
(*) YÜZDE 10,6 “Memnun değilim”
(*) YÜZDE 8,2 “Hiç memnun değilim”
Bu arada AKP’ye oy verenlerin yüzde 66’ya yakını, MHP’ye oy verenlerin ise yüzde 75’e yakını laik ve demokratik bir ülkede yaşamaktan mutlu veya çok mutlu olduğunu söylüyor.
Bu sonuçların anlamı açık.
Türk halkının laiklikle ve demokrasiyle hiçbir sorunu yok.
İran-İsrail/ABD savaşında biz kimden yanayız?
İran savaşından sonra çok merak ettiğim bir konu vardı.
Türk halkı bu savaşa nasıl bakıyor? Kendini kimin tarafında hissediyor?
Ve iktidarın bu savaşta tarafsız kalması hakkında ne düşünüyor?
Ank-Ar Şu soruyu sormuş: “İran-İsrail/ABD savaşında kendinizi kime yakın görüyorsunuz?
Cevaplar şöyle:
(*) YÜZDE 49,8 “Hiçbiri”
(*) YÜZDE 30,3 “İran”
(*) YÜZDE 10,7 “İsrail/ABD”
(*) YÜZDE. 9,2 “Fikrim yok/cevabım yok”
Sonuç: Şu bir aydır Türk sosyal medyasına bakarsanız Türkiye’nin tamamı İran yanlısı.
Ama ankette ortaya çıkan sonucun bununla hiçbir ilgisi yok.
Nitekim gördüğüm başka araştırmalarda da bunu çok destekleyen bir sonuç var.
İran savaşından sonra NATO’ya bakışımız nasıl?
Merak ettiğim bir sonuç da İran savaşının Türk halkının Batı ve Orta Doğu karşısındaki düşüncelerinin ne olduğuydu.
Ank-Ar araştırmasının en ilginç sonuçlarından biri de bu.
“Türkiye NATO üyesi olarak kalmaya devam etmeli mi?”
Cevaplar şöyle:
(*) YÜZDE 71,8 “Evet, kalmalı”
(*) YÜZDE 19,5 “Hayır, kalmamalı”
(*) YÜZDE 8,7 “Fikrim yok”
Türkiye, Orta Doğulu mu olmalı Batı’da mı yer almalı?
İkinci bir soru: “Türkiye, AB üyesi olmalı mı?”
(*) YÜZDE 54 “Evet, olmalı”
(*) YÜZDE 38,8 “Hayır, olmamalı
(*) YÜZDE 7,1 “Fikrim yok/cevap yok”
İşte İran savaşı sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anlattığı ve uyguladığı “Tarafsız kalma” politikası ile CHP’nin anlamadığı olay budur.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan
Bu tarafsızlık politikası Erdoğan’ın kredibilitesini 8 puan arttırdı
Bu politika mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kredibilitesini 8 puan arttırdı.
CHP ise halkın nabzına değil, sosyal medyadaki trolleşmiş akımın sesine kulak verdiği için mart ayında böyle bir sonuçla karşılaştı.
Ama bunun ne anlama geldiğini hafta başında daha ilginç sonuçlarla anlatacağım.
Hemen söyleyeyim.
Durum öyle bazı AKP yanlısı yazarların yazdığı gibi değil.
Hatta hiç değil.