DOLAR
33,0899
EURO
36,0768
ALTIN
2.560,24
BIST
11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Nâzım oradan geçerken biri, amca dese gir içeri…

Peredelkino, 1930’lu yıllarda Sovyet müelliflere bir ayrıcalık olarak kurulmuş yazarlar kasabası. Fikri ortaya atan Maksim Gorki. Onaylayan Josef Stalin. 1917’de gerçekleşen ihtilalinin akabinde SSCB’nin kurulmasıyla merkez yönetim halkın eğitimine, kültür seviyesinin yükseltilmesine çok değer verir…

Nâzım oradan geçerken biri, amca dese gir içeri…
11.07.2024 16:40
0
A+
A-

Dr. Hülya Arslan*

Trenev Sokağı No:1 Peredelkino.

Rusya’da bir adres.

Rusya’da başkent Moskova’nın 30 kilometre uzağında bir kasabanın bir sokağındaki bahçe içinde iki katlı bir konutun adresi. Çok özel bir yerin. 

Peredelkino, 1930’lu yıllarda Sovyet müelliflere bir ayrıcalık olarak kurulmuş yazarlar kasabası. Fikri ortaya atan Maksim Gorki. Onaylayan Josef Stalin. 1917’de gerçekleşen ihtilalinin akabinde SSCB’nin kurulmasıyla merkez yönetim halkın eğitimine, kültür seviyesinin yükseltilmesine çok değer verir. Malum Rus halkı Puşkin’in dizeleriyle büyümüş, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov gibi muharrirlerin yapıtlarıyla serpilmiş. Tahminen biraz da bu gelenekten aldığı öngörüyle merkez yönetim edebiyatı, toplumun bilinçlenmesi, yeni tertibin yararları üstüne bir şuur oluşması için araç olarak kullanma eğilimi gösterir. 1932’de Sovyet Yazarlar Birliği’nin kurulmasına karar verilir. 1934’de Sovyetler Birliği’nin dört bir yanından gelen müelliflerin iştirakiyle ilk kongre yapılır. Bundan bir yıl sonra, 1935’te de Moskova yakınlarında bir “yazarlar kasabası” kurulmasına karar verilir. İşte Peredelkino bu kararla, Sovyet edebiyat tarihine girer. 90 kır evi yapılması hedeflense de ilk hesaplar yapıldığında maliyetin altından kalkılamayacağı anlaşılır ve 30 konutun inşasına başlanır. Bu konutlardan birine sahip olmakher muharririn hayali olsa da tabi ki kısmeti olmaz. Bunun için yapıtlarınızın yüksek tirajlı ve çok okunur olması gerekir.

1951’de üçüncü ve son kere Sovyetler Birliği’ne giden kozmik şairimiz Nâzım Hikmet’e de buradan bir kır evi tahsis edilir. Hem de Peredelkino’nun 6 sokağından biri olan Trenev Sokağındaki 1 numaralı ev. Boris Pasternak’ın 1935-1939 yılları arasında yaşadığı konuttur burası. Pasternak, dünya edebiyatını zenginleştirdiği şiirlerinin çok önemli bir kısmını bu konutlarında müellif. Daha sonra, şu anda müze olan ve Doktor Jivago’yu yazdığı evine taşınır. Treneva sokağı 1 numaralı konutun bir sonraki sahipleri Andrey Voznesenski, Yevgeni Petrov, Boris Garboyov’dur. Nâzım, meskenin tahsis edildiği beşinci muharrirdir. Peredelkino tarihinde bulamadım ama sanırım orada yaşamış tek Rus olmayan müellif. Karısı Vera Tulyakova-Hikmet “Bahtiyar Ol Nâzım”da buraya ilk gelişini şöyle anlatmış:

“Peredelkino’da hoş bir kır konutun vardı.

Nedendir bilinmez, yol boyunca bizi üst katta kış odasına dönüştürülmüş havadar ve aydınlık terasta beklediğini düşündüm. Yeri ve duvarları açık sarıydı oranın. Alışık olmadığımız bir biçimdi bu. Terasa ilk defa girdiğimdeki halimi hatırlıyordum. Kitaplar, tablolar ve dünyanın dört bir yanından gelmiş yahut getirilmiş, daha önce görmediğim tuhaf eşyaların ortasında kalmıştım. Çin, Hindistan ve Afrika’dan küçük küçük heykelleri, sanat tarihi kitaplarını, Skira’da yayımlanan ressamlarla ilgili yapıtları anımsıyorum. Biz bu türlü yapıtları şimdi bilmiyorduk. Her şey çok yeni ve can alıcı, ilgi uyandıracak tiptendi.”

Nâzım’ın köpeği Şeytan’la fotoğraflarının çoğu bu konutlarında çekilmiş. 1957’de yazıldığından beri her okuyanın yüreğini dağlayan “Memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak” dizeleri Peredelkino ormanında aklında düşmüş. Başta Pasternak, Voznesenski, Yevtuşenko, Simenov, Fadayev olmak üzere periyodun en önde gelen edebiyatçılarıyla burada ateşli tartışmalar yapmış, pek çok yapıtın dost meclislerindeki ilk okumalarına katılmış.

Yukarıda da yazdığım benzeri, Peredelkino Sovyet edebiyat tarihinde çok çok önemli bir yere sahip. Bilhassa 1950’li yıllardan itibaren neler neler yaşanmış. Meskenlerin duvarlarında, çalışma odalarının masalarında, ağaçlarının altında Sovyet kültür tarihinin izdüşümünü bulmak mümkün.

Ben de her fırsatını bulduğumda buraya gitmeye, zaman tünelinde iki adım geri gidip Peredelkino’nun havasını solumaya çalışırım. Doktor Jivago çevirisine başladığımda edindim bu alışkanlığı. Her seferinde Pasternak’ın yazı masasına, masadan gördüğü harika ağaçlıklı görüntüye bakıp Nâzım’ı düşünürüm. Onca muharririn ismi Peredelkino ile özdeş bir şekilde anılırken Nâzım’ın o beryozka ağaçları altında isminin anılmaması içimi acıtır. Duvarlarında Abidin Dino’lar, Picasso‘larla evi bırakıp gerisine bakmadan çıktığında ona kızan muharrir dostları benzeri ben de içten içe sitem ederim Usta’ya.

Gene de Türk dostlarıma Peredelkino’yu, yazarlar kasabasının Sovyet edebiyatındaki yerini anlatmak, Pasternak Müzesi’ni ve elbette Nâzım’ın bir dönem yaşadığı yeri göstermek için ısrarcı olduğum doğrudur. Bu Haziran’da da o denli oldu. Rus edebiyatına meraklı 18 arkadaşım, gazeteci ve edebiyat araştırmacısı dostum Olga Klyuçerava’yla birlikte Peredelkino’nun yolunu tuttuk. Pasternak’a bir selam verip Peredelkino Yaratıcılık Evi’nin düzenli yaptığı kısa bir tipe katılacaktık. Görevliye, çeşitte Nâzım Hikmet’in yaşadığı meskenin önünden geçip geçmeyeceğimizi sordum. Genç kızın karşılığı canımı sıktı. Tam Peredelkino’nun Nâzım’a kayıtsızlığı tekrar beni üzecek derken çeşitte bize eşlik edecek İnna Voronova geldi. aynı soruyu ona da yönelttim. “Evi buraya, ayağınıza getirdik” dedi.

Hiç düşünmediğimiz harika bir olaya şahit olduk. “Yaratıcılık Evi” ilk katta odalarda Peredelkino’da yaşamış, farklı hayat öyküleri olan dokuz yazarı seçmiş ve konutlarını sembolik olarak düzenlemişti. Bunların birisi Trenev Sokağı No:1’deki konuttu. Peredelkino’nun ilk müellif evi binası.  Pasternak’ın ve Nâzım’ın yaşadığı ev, üstelik Nâzım Hikmet üzerinden tanıtılıyordu. Bu küçücük odanın içinde sembolleşen kocaman öyküyü, bir Rus’un ağzından dinledik.  Nâzım, bütün ihtişamıyla Peredelkino’ya dönmüştü ve bir anda duvarların arkasındaki beryoza ağaçları “./.. Ben oradan geçerken biri, Amca dese gir içeri” dizelerini söylüyordu.


Sergide üç boyutlu sergilenen bir kır evi


* Dr. Hülya Arslan, Yeditepe Üniversitesi Rus Lisanı ve Edebiyatı Bölüm Başkanı

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.