DOLAR
45,9045
EURO
53,4433
ALTIN
6.568,35
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İmamoğlu protestolarında tutuklanan öğrencilerden mektup var: Türk bayrağı açmam delil olarak gösteriliyor!

İmamoğlu protestolarında tutuklanan öğrencilerden mektup var: Türk bayrağı açmam kanıt olarak gösteriliyor!

İmamoğlu protestolarında tutuklanan öğrencilerden mektup var: Türk bayrağı açmam delil olarak gösteriliyor!
01.04.2025 11:00
7
A+
A-

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve beraberindeki heyet, İmamoğlu protestolarında tutuklanıp Metris Cezaevi’ne gönderilen öğrencileri ziyaret etti. Öğrenciler, Çakırözer aracılığı ile kamuoyuna iletilerini ileterek, tutukluluk süreçlerinde yaşadıkları zorlukları ve kötü muameleleri anlattılar. 

Çakırözer, öğrencilerin ve diğer tutuklu vatandaşların Anayasal haklarını kullanarak gerçekleştirdikleri protestolara katıldıkları için tutuklandıklarını ifade etti. Ayrıyeten, öğrencilerin içeride adalet ve demokrasiye olan inançlarından vazgeçmediklerini ve dışarıdaki insanlardan direnişi sürdürmelerini istediklerini aktardı. CHP’li vekil, haksız ve hukuksuz yere zindanda tutulan öğrencilerin ve diğer yurttaşlarınserbest bırakılması davetinde bulundu.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, CHP’li Çakırözer’in görüştüğü öğrenciler, şu mesajları gönderdi:

“Koğuşta 10 kişi kalıyoruz, birimiz yerde yatıyor”

Yusuf Başyiğit: “23 yaşındayım, Esenler’de depoda çalışıyorum. Aksaray tramvay durağında gözaltına alındım. Polisten kötü muamele ve darp gördüm. Vatan Caddesi’ndeki Emniyet’te kötü muamele gördük. Tuvalet yasağı bile getirdiler. Koğuşta 10 kişi kalıyoruz. Birimiz yerde yatıyor. Avukat yardımını CHP sağladı.”

“Demokratik gösteri temel hakkımız”

Azad İzci: “23 yaşındayım. İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Kısmı öğrencisiyim. Saraçhane’ye kız arkadaşımla birlikte gittik. Miting bitmeden de ayrıldık. Tramvay durağında gözaltına alındım. Hiçbir şiddet olayına karışmadım. Tutuklanma münasebeti 2911 sayılı kanuna uymamak. Meğer demokratik gösteri bizim temel hakkımız. Bu hakkımızı kullandık. Biz bu ülkenin düşmanı değil evlatlarıyız. Doküman diye gösterdikleri tek şey gözaltına aldıktan sonra ellerim kelepçeli fotoğrafım. Gözaltı mühletince güya intikam alınır muamele gördük. Vatan Emniyette hem kötü muamele gördük. Hem de aç bırakıldık. Yemek diye getirdikleri o denli kötü kokuyordu ki kimse yiyemedi. Yiyenler kustu.”

“Basın gelince duruyorlar, gidince dövüyorlardı”

Araz Denizcioğlu: “Piri Reis Üniversitesi 3. sınıf öğrencisiyim. Ben Saraçhane’de yoktum. Tramvayın içinden polis tarafından çıkarıldım. Hızıma yumruk yedim. Tekmelediler. Zıt kelepçe ile üç saat geçirdim. Doktor raporuna konmasını istedim. Basın gelince duruyorlar gidince dövüyorlardı. Saraçhane’de yoktum. Tek kanıt olarak polislerin arasındaki fotoğrafımı koymuşlar. Gözaltında 30 bireydik. 2 şişe su verdiler yalnızca. Yemek istediğimizde ‘Biz de yemiyoruz’ karşılığı verdiler.”

“Polise metronun yolunu sordum, gözaltına alındım”

Ömer Çelebi: “KTÜ elektrik enerji kısmı mezunuyum. Elektrik işlerinde çalışıyorum. İşten çıkınca gitmiştim. Özgür Özel’in dinledikten sonra ayrıldım. Ben o bölgeyi çok bilmem. Miting bitince polise metronun yolunu sordum. 20 metre sonra gözaltına alındım. 4 gün gözaltında kaldım. Kanıt gösterilen tek fotoğrafım polisin gözaltına aldığı an çekilen fotoğraf. Onlar da biliyor suçsuz olduğumuzu. Hakim tutuklama kararımızı açıkladıktan sonra kaçarcasına ayrıldı salondan. Bizim bir cürmümüz yok. Mitinge katılmak suç değil. Bayramı burada geçireceğiz sonra Silivri’ye göndereceklermiş bizi. Bizim bir ıstırabımız yokfakat yalnız bırakılmak istemiyoruz. Yalnız olmadığımız bilmeye gereksinimimiz var.”

“Çok küfür yedik polisten”

Ufuk Yılmaz: “Hem okuyorum hem çalışıyorum. Arel üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Kısmındayım. Neden tutuklandığımızı dahi anlamış değiliz. Sundukları tek kanıt polis aracına bindirirlerken çektikleri fotoğrafım. Çok küfür yedik polisten.”

” ‘Gösteri yasaktı niçin gittiniz’ diyorlar”

Taha Berkay Aygül: “Müzisyen ve ses mühendisiyim. Stüdyoda ses kayıt süreçleri yapıyorum. Mitingi kız arkadaşımla izledik. Tramvay durağında beni gözaltına aldılar, onu almadılar. 4 gün gözaltı mühleti berbattı. Yemek yok. Tuvalet müsaadeye tabi. Ruhsal baskı için bilhassa 4 gün geçirttiler orada. ‘Gösteri yasaktı niçin gittiniz’ diyorlar. Koğuşta 8 bireyiz. Öğrenci var, barista var, aşçı var. Hepimiz suçsuzuz.”

“Belge diye fotoğrafları gözaltına alındıktan sonra çektiler”

Emir Sayer: “Hem bir alışveriş merkezinde çalışıyorum hem de uçak teknolojisi kısmında okuyorum. Annem ve kardeşime ben bakıyorum.şu anda işe de gidemediğim için maalesef onlar da ıstıraba düştü. Rastgele gözaltılar yapıldı. Mesela birisini sırıttığı için aldılar. Birçok kişi alana dahi ulaşamadı kalabalıktan. O yüzden evrak diye fotoğrafları gözaltına alındıktan sonra çektiler. Partinin baronun gönderdiği avukatlar çok ilgili.”

“6 gündür kıyafetlerle duruyoruz”

Serhat Yağmur: “Esenyurt’ta emekçiyim. Saraçhane’den bir grup koşuyordu. Polis onlara doğru gidiyordu. Grubu uyardım oraya gitmeyin diye. Ardımda polis varmış, beni yaka paça aldılar. Tokat, küfür yedim. Gözaltı aracında 7-8 saat geçirdim. 2 saat karşıt kelepçeliydim. Bana gösterdikleri evraklardaki kişi ben değilim. Slogan attın diyorlar atmadım. Hepimiz 6 gündür kıyafetlerle duruyoruz.”

“Gözaltı sırasında darbedildim”

Yusuf Efe Aktaş: “Kent Üniversitesi’nde Psikoloji okuyorum. Bir cafede barista olarak çalışıyordum. Saraçhane’ye her gün gelebilmek için işimden ayrılmak zorunda kaldım. Çarşamba akşam 20i gözaltına alındım. Gözaltı sırasında 3-4 yumruk yedim. Karakolda da yemek yoktu. Şimdi kıyafet, çorap vs. alamadık. Kantin de kapalı.”

“Biz yatarız çıkarız, kâfi ki dışarıdakiler dirensin”

Burak Yıldız: “18 yaşındayım. Markette çalışıyorum. Pazartesi günü Saraçhane’den ayrılıp eve döndüm. Salı sabaha karşı şafak operasyonu ile konutlarında Terörle Mücadele gruplarınca gözaltına alındım. Sanırım fotoğraflarımızdan bizi buldular. Tamamen hukuksuz bir tutukluluk yaşıyoruz. Biz yatarız çıkarız. Kâfi ki dışarıdakiler dirensin. Hoş günler göreceğiz, buna inanıyorum.”

“Hakkımızı sonuna kadar savunacağız, pes etmeyeceğiz”

Mahsuni Kahraman: “19 yaşındayım. Bir sitenin temizlik görevlisiyim. Tokat’tan geldim, askere gidene kadar buradayım. Sabah eve gelen TEM polisiyle gözaltına alındım. Bize gelmiş olamaz bu kadar polis diye düşündüm. Beni aldılar. Saraçhane’ye gitmek hukuksuz bir şey olmaması lazım. Vatan Emniyette aç susuz bıraktılar. Hakkımızı sonuna kadar savunacağız, pes etmeyeceğiz.”  

“Türk bayrağı açmam kanıt olarak gösteriliyor”

Oğuzhan Özcan: “Ticaret ile uğraşıyorum. Buradakiler arasında evli ve çocuklu tek benim galiba. Saraçhane’de miting alanında polis gaz sıkınca iki elimle Türk bayrağı açtım. Gazetelerde televizyonlarda gösterilmiş. İşte o görüntü hakkımda kanıtı olarak gösteriliyor. Beni yere yatırıp 7-8 polis darp ettiler. Başımı tekmelediler. Bunların da görüntüleri yayınlandı. Zıt kelepçe ile 3 saat tuttular. Bileklerimde his gitti bir ara. İnsan olan bunu yapmaz. Sonra gözaltında da ruhsal kötü muameleye uğradık. Taş atmadık, direnmedik. Cumhurbaşkanına hakaret ettin diyorlar. Hayır diyoruz. Bana işte o bayraklı fotoğrafımı gösteriyorlar. Benim de avukatım var.gönüllü avukatlar bu çocuklara çok yardımcı oldu. Sağ olsunlar.”

Ne olmuştu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen ‘terör’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında 19 Mart’ta gözaltına alınan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanlığı ön seçim adayı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Mart’ta tutuklandı. İmamoğlu, İBB’ye yönelik olarak “yolsuzluk” suçlamasından yürütülen soruşturma kapsamında, “ihaleye fesat, ferdî dataları kaydetme, rüşvet ve örgüt kurma” tezleriyle tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürüldü. Tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı. 

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU YAZDI – Şu Anda ne olacak: İmamoğlu’nun “terör” suçundan serbest kalması kayyım yolunu kapatır mı, siyasi ömrü nasıl etkilenecek?

Üç sandık zaferinin sonu cezaevi oldu: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu “yolsuzluk” argümanıyla tutuklandı!

İmamoğlu’nun ifadesi: Benim mal varlığım bir yüzükle yola çıkılan uydurma siyasi ömür öykülerine benzemez!

İBB soruşturmasından 48 kişi tutuklandı: İşte tam liste!

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.