Ortadoğu’daki çatışmaların deniz taşımacılığı maliyetlerini zirveye taşıdığı belirtildi.

İran merkezli gerilimin etkisiyle Ortadoğu ile Asya arasındaki rotalarda ham petrol taşıyan süpertankerlerin günlük kiralama (navlun) bedeli ilk kez 1.2 milyon doları aştı. İngiliz Financial Times (FT) gazetesinin sektör temsilcilerine dayandırdığı habere göre, navlun piyasalarında tarihi bir artış yaşanıyor.
Gemi brokerliği şirketi Braemar‘ın verilerine göre, yaklaşık 2 milyon varil taşıma kapasitesine sahip VLCC (Çok Büyük Ham Petrol Taşıyıcısı) sınıfı tankerler için Ortadoğu – Çin ana rotasındaki taşıma tarifeleri ağustos sonundan bu yana iki kattan fazla arttı. Şirket yetkilileri, Brezilya’dan Çin’e petrol nakliye maliyetinin de yalnızca son bir haftada üçte bir oranında yükseldiğini belirtti.
İngiltere merkezli emtia ve navlun borsası Baltic Exchange verileri, süpertanker kiralama bedellerinin 2025 yılının büyük bölümünde günlük 20 ila 50 bin dolar arasında seyrettiğini gösteriyor. Şubat ayında, henüz çatışmalar tırmanmadan önce yaşanan tonaj eksikliği nedeniyle bu rakam günlük 120 bin dolara kadar yükselmişti.
Enerji danışmanlık firması Energy Aspects’in kurucusu Amrita Sen, piyasadaki durumu değerlendirirken, “Navlun oranları gökyüzüne fırladı. Asya’ya teslim edilen ham petrolün varil maliyeti 150 dolara ulaşmışken, yüksek taşıma giderleri yakın gelecekte piyasayı kilitleyen temel faktör haline gelebilir” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz rota sürelerini uzattı
Haberde, nakliye maliyetlerindeki artışın bölgedeki sıcak çatışmalarla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Hürmüz Boğazı‘ndaki güvenlik riskleri nedeniyle Asya’daki petrol rafinerileri yönünü Atlas Okyanusuve Kuzey Denizi‘ne çevirmek zorunda kaldı. Bu durum, tankerlerin sefer sürelerini 30 ila 40 güne kadar çıkardı. Energy veri şirketi Argus’a göre, nakliye giderleri artık rafinerilere teslim edilen ham petrolün nihai maliyetinin yüzde 20 ila yüzde 40’ını oluşturuyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı askeri harekatın ardından, haziran ayında Washington ve Tahran arasında Lübnan dâhil tüm cephelerde çatışmaların durdurulmasını öngören bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Ancak ABD, Hürmüz Boğazı’na ilişkin maddelerin ihlal edildiğini öne sürerek 8 Temmuz gecesi İran’a yönelik geniş çaplı hava saldırılarını yeniden başlattı. Küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndan, çatışmalar öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık %25’i ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) %20’si taşınıyordu.