Yıl sonundaki Dünya İklim Konferansı öncesinde Almanya’nın Bonn kentinde yapılan hazırlık müzakerelerinin “büyük hayal kırıklığına” yol açtığını duyuran STK’lar, varlıklı ülkelere ağır tenkitler yöneltti

Almanya’nın Bonn kentinde yapılan iklim müzakerelerinde beklenen ilerlemenin sağlanamaması, iklim ve etrafın korunması için mücadele eden sivil toplum örgütlerinin yansısına yol açtı.
Yıl sonunda Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) evinde yapılacak Dünya İklim Konferansı’na (COP28) hazırlık niteliğindeki müzakerelerde, bilhassa sanayi ülkeleri ile gelişmekte olan ülkeler arasında tedbirlerin finansmanı konusundaki derin görüş ayrılıklarının aşılamaması, iklim ve çevre örgütlerini endişelendiriyor.
“Büyük hayal kırıklığı”
Uluslararası İklim Eylemi Ağı’nın Global Strateji Başkanı Harjeet Singh, 10 gün süren müzakerelerde beklenen ilerlemenin kaydedilmemiş olmasını “büyük hayal kırıklığı” olarak nitelendirdi.
Singh, “Bonn iklim görüşmelerinin Dubai İklim Konferansı’nın gidişatını belirlemesini istiyorduk, zira daha fazla gecikmeyi hakikaten kaldıramayız” diye konuştu.
Zengin ülkelere ağır sitem
Harjeet Singh, gezegeni ısıtan emisyonlardan kimin sorumlu olduğu ve gidişatı bilakis çevirme ve iklim değişikliğinin giderek artan yıkıcı tesirlerine ahenk sağlama uğraşlarını kimin finanse etmesi gerektiği ile ilgili çetrefil soruların ağır basmaya sürdüğünü anlattı.
Gelişmekte olan ülkelerin sınırlı kaynaklarla, zorlu tercihler yapmak zorunda kaldıklarına işaret eden Singh, “Bu ülkeler her gün, insanları beslemek yahut güneş teknolojilerine yatırım yapmak arasında seçim yapmak zorunda bırakılıyorlar” dedi.
“Dünyayı doğru bir yörüngeye mi sokacağız yoksa bir kıyamet senaryosuna doğru mu yol alacağız, işte bunu sağlanacak finansman ve kaynaklar belirleyecek” değerlendirmesini aktaran Singh, varlıklı ülkeleri sert sözlerle eleştirdi.
Doğal Hayatı Müdafaa Örgütü BUND’un temsilcisi Susann Scherbarth da Bonn’daki müzakerelerde sert tansiyonlar yaşandığını anlattı.
İklimin korunmasının finansmanının nasıl olabileceğinin konuşulmasını ve bir uzlaşı sağlanmasını beklediklerini söyleyen Scherbarth, “Ancak iklim krizinden en çok etkilenenler için daha fazla ve kâfi finansman konusunda bir fikir birliği sağlanamadı” diye konuştu.
“Sanayi ülkelerine güven kaybı”
Greenpeace Başkanı Martin Kaiser de Bonn’daki müzakerelerde kayda değer ilerleme kaydedilmediğini söyledi. Görüşmelerin Ukrayna savaşı ve ABD ile Çin arasındaki tansiyonların gölgesinde kaldığını aktaran Kaiser, “Bonn’da kesinlikle olumlu bir başlangıç yapılamadı” dedi.
Oxfam’ın iklim uzmanı Jan Kowalzig de iklimin korunması için hemen tedbirlerin kararlaştırılması ve fakir ülkelere daha fazla takviyenin verilmesi gerektiğine işaret ederken, Bonn’daki müzakerelerde bu yönde beklenen ilerlemenin kaydedilememiş olunmasını eleştirdi.
Doğal Hayatı Müdafaa Vakfı WWF ise yaptığı açıklamada, Bonn’da beklenen ivmenin yakalanamamış olunmasından ıstırap duyulduğuna vurgu yaptı, “Müzakerelere, sanayi ülkelerinin taahhütlerini yerine getirmemesinin yol açtığı güven kaybı damgasını vurdu” bilgisine yer verdi.
BAE göz mü boyuyor?
Germanwatch iklim uzmanı David Ryfisch, Dubai’de yapılacak konferansın odağında, “Enerji sisteminin geleceği ile ilgili büyük ihtilafın yer alacağını” anlattı.
Ryfisch, Dünya İklim Konferansı’nın dönem başkanlığını yapan BAE’nin Sanayi Bakanı Sultan Ahmed Al Jaber’in fosil güçten çıkışa destek açıkladığını lakin bunun “göz boyama amaçlı” bir beyanat olabileceğini söyledi. David Ryfisch, BAE ülkelerin petrol ve doğal gazdan devasa boyutta yarar elde ettiklerini, bunu kaybetmek istemeyebileceklerini aktardı.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) yıl sonunda ev sahipliği yapacağı Dünya İklim Konferansı’na hazırlık mahiyetindeki Bonn müzakerelerine yaklaşık 5 bin delege katıldı.