DOLAR
45,9332
EURO
53,4910
ALTIN
6.625,80
BIST
13.703,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Fehmi Koru: Muhalefet partileri -hemen hepsi- önümüzdeki yerel seçimi fazla umursamıyor olabilirler mi?

Fehmi Koru: Muhalefet partileri -hemen hepsi- önümüzdeki yerel seçimi fazla umursamıyor olabilirler mi?

Fehmi Koru: Muhalefet partileri -hemen hepsi- önümüzdeki yerel seçimi fazla umursamıyor olabilirler mi?
24.06.2023 08:24
75
A+
A-

Fehmi Koru*

İktidar cephesi seçim sonrasını yeni bir dönem haline dönüştürme uğraşında; hükümet sıfırlandı, AK Parti vitrini ve Meclis grubu yönetimi yenilendi. Bakanların yeni periyotta eskisinden farklı uygulamalara başvurmaları bekleniyor.

Hazine ve maliye bakanlığı ve Merkez Bankası eliyle ‘faiz’ konusunda farklı bir adım atıldı.

Yetersiz bulundu ve beklenen sonuca ulaştırmadı, ama olsun, faiz indirimi yerine artırımı yoluna gidildi ya.

Af beklentisi var. Adalet bakanlığı ekim ayına kadar affın kapsamı konusuna çalışacakmış…

Bu da bir öbür yenilik.

TBMM başkanı karar vermede tutuk davranıyor ama, milletvekili seçildiği halde tutukluluğu kaldırılmadığı için Meclis sıralarındaki yeri boş kalan Can Atalay’a cezaevi kapıları her an açılabilir.

Hiç kuşkusuz bu beklenti yerine gelse bile -aynen faiz artışında yaşandığı benzeri- bu da yetersiz kalacak. Ekim ayındaki kapsamlı affa kadar mahpustaki birtakım simge isimlerin meskenlerine gönderilmelerini de düşünebilir AK Parti…

Düşünse iyi olur.

Reklam

Anamuhalefet partisi şimdi seçimin olumsuz tesirinden kurtulamadı. Sandığa yansıyan iradenin ne manaya geldiğini dahi tam değerlendiremedi CHP… Birtakım çok önemli CHP’li isimlerden yükselen ‘değişim’ talepleri, genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu yerini terk etse aynı isimler tarafından kâfi bir değişim sayılacağa benziyor.

CHP tartışmayı sevenler partisi olageldi hep, aynı gelenek bugün de sürüyor.

Ezkazara sandıktan CHP iktidar ve Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olarak çıksaydı, o gelenek değişecek miydi? Kuşkuluyum. Muhtemelen tekrar tartışılacak bir şeyler bulacak ve laf yarıştırmayı icraata tercih edeceklerdi.

İYİ Parti?

Onlar sessiz sedasız. İçlerinden vaveyla etmek geçiyorsa bile bunu dışarıya vurmamayı yeğliyorlar.

Bugün kongresi var İYİ Parti’nin, herhangi bir fevkaladelik yaşanması beklenmiyor.

Siyasette sessizliğin hayra alamet olmadığına inanırım.

HDP de evvelki seçimlerde gösterilen muvaffakiyetin gerisinde kalma kahrını üzerinden atamadı.

Reklam

Muhalefette CHP listelerinden aday gösterilip seçilmiş muhafazakar milletvekilleri ne alemde?

Pek çok kişi bunun merakında.

İlk günlerde ben de ‘‘Acaba bir formül bulunup Meclis çatısı altında daha faal hale gelebilecekler mi?’’ merakındaydım. Merakım fazla uzun sürmedi. Üç partinin formül arayışı olduysa bile bir sonuca ulaşmadığı anlaşılıyor.

TBMM’de tesirli olmanın yolu en az 20 kişilik bir grup oluşturmaktan geçiyor. Grup olunca sadece komitelerde temsil edilme fırsatına kavuşulmuyor, kümenin pek çok maddi-manevi imkandan yararlanabilmesi de gündeme geliyor.

Seslerini daha kolay duyurabiliyor gruplar…

Her üç parti -DEVA, Gelecek ve Saadet- kurumsal kimliklerinden fedakarlığa yanaşmak niyetinde görünmüyorlar. 

Grup kurmanın cazibesi bile onları yalnızlıktan kurtulmaya teşvik için kâfi değil.

 ‘‘Bir olarak ya da bir görünerek yahut birmiş yaparak daha fazla sesimizi duyuralım’’ demek ve bunun için formül geliştirmek mümkün iken, ‘‘Farklılıklarımız silinmesin, besbelli kalsın’’ anlayışı daha baskın çıkmış, o denli anlaşılıyor.

Ne kadar yanlış.

İktidarın farklılıklarını daha da belirginleştirecek birkaç atağıyla, şu anda birleşemeyenlerin, o ataklar tarafından iktidara doğru sürüklendikleri pekala görülebilir.

Siyasi hayatımızda uzak ve yakın geçmişte bunun yaşanmış örnekleri az değildir.

Diğerlerinden daha eski kurulmuş parti…

Her birinden daha fazla milletvekiline sahip parti…

Lideri daha önce başbakanlık yapmış parti…

Bunlar, muhtemelen, üç partiden ‘çatı parti olma hakkı’ için yükselen savlardır.

Elbette bunların hepsi geçerli tezler; lakin yeniden hepsi bir araya gelmemek için bulunan bahaneler…

Milletvekilleri sanki ne düşünüyor bu partilerin?

Genel seçime beş yıl var,bütün bu partiler -iktidarı ve muhalefetiyle- dokuz ay sonra yerel seçimde kozlarını paylaşacaklar.

İktidar o seçime şimdilerde daha hazırlıklı görünüyor.

Yerel seçim sonuçları Meclis aritmetiğini de değiştirebilir.


*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

 
ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.