Erdoğan’dan Almanya’ya günübirlik ziyaret: Görüşmelerde hangi mevzular öne çıkacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün günübirlik bir ziyaret için Berlin’e gidecek. Erdoğan, Almanya’da Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Olaf Scholz ile görüşecek. Ziyaret, Türkiye ve Batı arasında İsrail-Hamas savaşı nedeniyle tansiyonun yaşandığı bir periyotta gerçekleşmesi açısından değer taşıyor.
Türkiye, Almanya ve diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerini İsrail’in sivilleri hedef almasına ses çıkarmamakla suçluyor. Batı ise Türkiye’yi İsrail’de 7 Ekim’de düzenlediği hücumlarda sivilleri de öldüren Hamas’ı “terör örgütü” olarak görmediği için eleştiriyor. Erdoğan’ın temaslarında bir diğer çok önemli gündem hususu de Türkiye-AB münasebetlerinin geleceği olacak.
Ziyaretin planladığı periyotlarda gündemin yüklü olarak Türkiye-Almanya ikili ilişkileri, göç ve ekonomik işbirliği ile Türkiye-AB münasebetlerinin geleceği üzerine inşa edilmesi öngörülmüştü.
Erdoğan’ın “AB ile yeni sayfa açma” daveti ve buna karşılık olarak AB’nin Türkiye ile münasebetlerin geleceğine ilişkin “ileriye dönük ve stratejik” rapor hazırlama sürecini başlatması da, Erdoğan-Scholz görüşmesinin siyasi çerçevesini oluşturan ögeler arasında görülmüştü.
Ancak Hamas’ın 7 Ekim’de “Aksa Tufanı” ismini verdiği ataklarda 1200’e yakın İsrailli asker ve sivili öldürmesiyle başlayan savaş, Erdoğan’ın Steinmeier ve Scholz ile yapacağı görüşmelerin hem gündemini hem de havasını değiştirdi.
Erdoğan, 11 Kasım’da gazetecilere yaptığı açıklamada, AB ülkelerinin İsrail’in Gazze’de düzenlediği hücumlara ilişkin halini eleştirirken, 17 Kasım’da yapacağı geziyi anımsatarak, “Almanya Cumhurbaşkanı ve Başbakanı sanki ne bir hal içindeler? Bunu Almanya ziyaretinde çok daha net göreceğiz.fakat şu ana kadar onlarda da bir netlik şimdi yok” tabirini kullanmıştı.
Erdoğan, “Avrupa’ya göre, uluslararası hukuku kimin ayaklar altına aldığı çok önemli. Şu an itibarıyla Avrupa Birliği’ndeki yaklaşım usulü, ne yazık ki bizim yaklaşım usulümüzle örtüşmüyor. ama Almanya ziyareti birçok şeyleri deşifre edecek diye düşünüyorum” diye de eklemişti.
Erdoğan, Avrupa’nın bilakis Türkiye’nin Hamas’ı “terör örgütü” olarak tanımlamadığını, halkını ve topraklarının kurtarılması için mücadele eden bir siyasi örgüt olarak gördüğünü kaydetmişti. Türkiye’nin bu yaklaşımı genel olarak Avrupa’da eleştiriliyor.
Scholz, hafta başında, gazetecilerin Erdoğan’ın İsrail’e karşı açıklamalarının sorulması üzerine İsrail’e dönük buna tenkitlerin “absürt” olduğunu söylemiş, İsrail’in demokratik bir ülke olarak uluslararası hukuka uygun şekilde güvenliğini sağladığını kaydetmişti.
Bu keskin görüş ayrılığı, tarafların ziyaret sırasında kamuoylarına verecekleri mesajları daha da çok önemli hale getiriyor.
Ankara da Berlin de gergin
Bu ortamda gerçekleşecek ziyaret nedeniyle hem Ankara hem Berlin’de gerginlik yaşandığı gözleniyor. Olağanda Erdoğan’ın ziyaretini 18 Kasım’a uzatması ve Türkiye-Almanya dostluk maçını izlemesi planlanıyordu. Fakat son gelişmeler nedeniyle ziyaretin kısa tutulması kararlaştırıldı.
Diplomatik kaynaklar, 2. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 6 milyon Musevinin Nazilerce soykırıma tabi tutulmasından ötürü Almanya’nın İsrail’e karşı siyasetinin değişmesinin beklenmediğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Avrupa’nın İsrail’e borcu var” telaffuzunun altında bunun yattığını söylüyor.
Alman makamlarını geren nedenlerden biri de Erdoğan’ın ziyareti nedeniyle Berlin’de yaşayan Türk ve Müslüman toplulukların Filistin’e destek için bir araya gelme mümkünlüğü. Almanya’da 7 Ekim’den bu yana birçok protesto gösterisi düzenlenmiş ve Alman makamlarının şovlara yaklaşımı eleştirilmişti. Erdoğan’ın ziyareti sırasında Alman kolluk güçlerinin ağır güvenlik tedbirleri alması bekleniyor.
AB-Türkiye ilişkileri nasıl şekillenecek?
Almanya’daki temasların diğer çok önemli gündem hususu, Türkiye-AB ilişkileri olacak. AB’nin 8 Kasım’da açıkladığı genişleme raporu, Türkiye’nin birliğe üyelikten giderek daha da uzaklaştığını kayda geçirmişti. Ukrayna, Moldova ve Bosna-Hersek ile katılım müzakerelerine başlama kararını almaya hazırlanan AB, Türkiye ile ilgilerin nasıl olacağı konusunda da çalışma yürütüyor. Erdoğan-Scholz görüşmesi, AB’nin yürütme organı Avrupa Komisyonu’nun bu mevzuda hazırlayacağı raporu açıklamasından önce gerçekleşmesi açısından önemli.
Erdoğan’ın Alman makamlarına Türkiye ile AB arasındaki üst seviye temasların yeniden başlatılması, vize serbestisi ve gümrük birliğinin güncellenmesi tarafındaki taleplerini aktarması öngörülüyor. AB’nin şayet uzlaşma sağlanması durumunda vize serbestisi yerine vize kolaylığı yolunda adım atması beklentiler arasında.
Almanya açısından ise Türkiye’de son yıllarda insan hakları ve demokratik kıymetlerde görülen gerileme, Kıbrıs meselesinde tahlil yönünde bir ilerleme olmaması nedenler katılım müzakerelerinin fiilen sonlanmasının ana nedenleri. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uymaması, iş adamı Osman Kavala ve eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmaması aynıi hususlarda Avrupa içinde en çok Almanya tarafından takip edilen bahisler arasında görülüyor.
Almanya göç konusuna tartı veriyor
Almanya açısından çok önemli olan bahislerin başında ise Türkiye ile AB arasında 2016’dan bu yana sürdürülen yasa dışı göç konusundaki işbirliğinin devamı geliyor. Mevcut muahedenin devam ettirilmesinden yana olan Almanya, Ankara ile yapılacak müzakereler sonucunda anlaşma içeriğinin yenilenmesini de istiyor.
Scholz, hafta başında yaptığı açıklamada, “Türkiye çok fazla sayıda mülteciyi kendi ülkesine kabul etti ve biz de bunun bu türlü kalabilmesi için onlara destek oluyoruz. Elbette bu sayede Avrupa ülkelerine göç olmaması umuduyla…” dedi. .
7 yıl önce Almanya’nın teşebbüsüyle yapılan anlaşma, Suriye’den gelen sistemsiz göçmenlerin Türkiye’de kalmaları karşılığında AB’nin mali destek sağlamasını öngörüyor.
Türkiye’den iltica edenlerin sayısı artıyor
Almanya’da ikili ilişkiler açısından gündeme gelmesi beklenen bahisler arasında Türk vatandaşlarının yaşadıkları vize sıkıntısının da olması bekleniyor. Türkiye, vize müracaatlarında ret oranlarının artması ve yaşanılan zahmetlerin siyasi olduğu kanısıyla başta Almanya olmak üzere önde gelen AB ülkeleriyle temasta.
Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi Jürgen Schulz, Gaziantep’te 15 Kasım’da düzenlenen Türkiye-Almanya İş ve Yatırım Forumu sırasında Türk basınının sorularını yanıtlarken, vizelerle ilgili durumun siyasi değil teknik olduğunu, müracaat sayısındaki artışa karşılık veremediklerini söyledi. Büyükelçi, vize müracaatlarının ayrıntılı bir incelemeden geçmek durumunda olduğunu zira Türkiye’den Almanya’ya iltica müracaatlarında artış olduğunu kaydetti.
Schulz, “Ekim ayından itibaren Türkiye iltica müracaatlarında ilk sıraya çıktı. Öncesinde Suriye ve Afganistan müracaatlarının akabinde Türkiye gelirdi. Şu Anda Türkiye ilk sırada. Bu bizim için yeni bir şey” dedi.
Türkiye ve Almanya, ekonomik işbirliğini daha da geliştirmeyi ve ticaret hacmini 50 milyar Euro’ya çıkarmayı da hedefliyor.