DOLAR
46,0408
EURO
53,0791
ALTIN
6.409,16
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

AKP’nin kurucularından Hüseyin Çelik: Köylü Mehmet Ağa, köy kahvesinde karnından konuşabilir ama üniversitenin, medyanın konuşmamak, gerçekleri haykırmamak gibi bir lüksü yoktur

AKP’nin kurucularından ve eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, “Susma hakkını kullanan bir toplum olamaz. Susan insan hak iddiasında bulunamaz. Köylü Mehmet Ağa, köy kahvesinde karnından konuşabilir, itiraz edebilir, kendi arasında dedikodu …

AKP’nin kurucularından Hüseyin Çelik: Köylü Mehmet Ağa, köy kahvesinde karnından konuşabilir ama üniversitenin, medyanın konuşmamak, gerçekleri haykırmamak gibi bir lüksü yoktur
07.06.2026 20:40
0
A+
A-

AKP’nin kurucularından ve eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, “Susma hakkını kullanan bir toplum olamaz. Susan insan hak iddiasında bulunamaz. Köylü Mehmet Ağa, köy kahvesinde karnından konuşabilir, itiraz edebilir, kendi arasında dedikodu yapabilir ama üniversitenin, medyanın konuşmamak, gerçekleri haykırmamak gibi bir lüksü yoktur” dedi.

Demokrasi Platformu tarafından Bahar Konferansları’nın ikincisini “Adalet Hemen Şimdi” başlığıyla Fatih’teki bir otelde düzenlendi. Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Yokuş, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski hukuk danışmanı Prof. Dr. İzzet Özgenç ile hukukçu-yazar Figen Çalıkuşu’nun konuşmacı olarak katıldığı panelde eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik açış konuşması yaptı.

“Medeni insanlar yönetilmelerine müsaade ederler ama güdülmelerine müsaade etmezler. Bunun için örgütlenirler” diyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Örgütlü toplum, kendisinin yönetilmesine müsaade eder ama başka türlü muamele görmeye müsaade etmez. Bizde çok sayıda sivil toplum örgütü zannettiğimiz örgüt var. Bu meslek kuruluşları TOBB’dan TESK’e, Odalar Birliği’nden Borsalar Birliği’ne, Barolar Birliği’ne varıncaya kadar bunlar kanunla kurulmuş meslek örgütleridir ve Avrupa Birliği, bunların hiçbirisini STK olarak kabul etmiyor. Hükümetin güdümünde olmayan, kanunla kurulmayan, gönüllülük esasına dayalı; yerine geldiği zaman itirazları olan, yerine göre kabulleri, teklifleri olan, önerileri olan kuruluşlardır. Bizim 14-15 meslek örgütü vardır. Bir de kanunda da bunlar kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü diye geçer. O açıdan derneklerin, vakıfların, bu tür siyasi inisiyatiflerin, platformların bizim gibi demokrasi sancısı çeken, bir türlü demokratik cumhuriyet olamamış ülkeler için ekmek kadar, su kadar ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bunun için bu Demokrasi Platformu kuruldu ve bunun için faaliyet gösteriyoruz. Niçin adalet ve hemen şimdi? Adalet halkımızın ekmeğidir, insanların ekmeğidir.”

“Mutlak surette bu problemi aşmak zorundayız”

Albert Einstein, Hazreti Ali ile Michel de Montaigne’den alıntılar yapan Çelik, şunları dile getirdi:

“Ahlâk çok geniş bir kavramdır ve o da bizde maalesef çok eksikliğini hissettiğimiz bir şeydir. Niçin adalet? Dünya Adalet Raporu’na göre Türkiye 143 ülke arasında 118’inci sıradadır. Honduras gibi, Angola gibi ülkeler bile bizim önümüzdedir. Bu çok hazin bir durum değil mi? 2015’te Türkiye 80’inci sıradaydı. 10 yılda 38 basamak düşmüşüz. Adeta çakılmış durumdayız. Bireysel özgürlükler açısından dünyadaki perspektife göre Türkiye, 165 ülke içerisinde 144’üncü sıradadır. Türkiye’de cezaevlerinin kapasitesi 300 bin civarındadır. Yaklaşık rakamlar söylüyorum. Şu anda cezaevlerimizde 420 bin insan var. Bu son infaz yasası ile birlikte aşağı yukarı 100 bine yakın oldu. Bu 500 küsur bin kişidir. Adalet çığlığı, adalete olan özlem, adalet eksikliği, adalet aksaklığı, mahkemelerdeki durum vs. bizim şu anda ekmek kadar, su kadar temel meselemiz durumundadır. Mutlak surette bu problemi aşmak zorundayız.

“Medyanın konuşmamak, gerçekleri haykırmamak gibi bir lüksü yoktur”

Birileri bize diyor ki ‘Tamam konuşuyorsunuz da ne faydası var.’ Bir kere konuşacağız, beş kere konuşacağız, on kere konuşacağız ve biz konuşarak bu meselelerimizi halletmek zorundayız. Bir kere sonuç alamayabiliriz, beş kere alamayabiliriz ama eğer biz azıcık medeni bir toplumsak, eğer bizde kusurlu da olsa bir demokrasi varsa, eğer kağıt üzerinde de olsa bir hukuk devletinden söz ediyorsak meselelerimizi konuşarak halletmek zorundayız. Konuşmayla ilgili de bir problemimiz var. Susma hakkını kullanan bir toplum olamaz. Susan insan hak iddiasında bulunamaz. Köylü Mehmet Ağa, köy kahvesinde karnından konuşabilir, itiraz edebilir, kendi arasında dedikodu yapabilir ama üniversitenin, medyanın konuşmamak, gerçekleri haykırmamak gibi bir lüksü yoktur.”

“Tabii kimse ‘Ayranım ekşidir’ demiyor”

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun 2026 yılında yayınladığı Küresel Haklar Endeksi’ne değinen Çelik, “İşçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesinden birisi Türkiye’dir. Biz bunu hak ediyor muyuz? Bizim muktedir olan, etkili ve yetkili olan insanlara bunu söylediğiniz zaman ‘Yok, biz çok iyiyiz’ diyorlar. Tabii kimse ‘Ayranım ekşidir’ demiyor, mangalda kül bırakmıyor. Biz Demokrasi Platformu olarak eğer aynayı bu konunun çözümünde etkili ve yetkili olabilecek insanların yüzüne tutabilirsek kendimizi bahtiyar addedeceğiz” ifadelerini kullandı.

( ANKA )

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.