Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) Sol grup, Avrupa Birliği (AB) Kurulu Başkanlığı için yarın güvenoyu yoklaması yapılacak Ursula von der Leyen’in yolsuzluğa karıştığı iddiaları gerekçesiyle adaylığını eleştirerek başkan seçilmemesi gerektiğini savundu.

AP’deki Sol grup, X hesabından, AB Adalet Divanı’nın “von der Leyen idaresinin COVID-19 aşı mutabakatlarında şeffaf davranmadığı” kararına ilişkin paylaşım yaparken, Divan’ın aldığı kararla von der Leyen’in görev mühletince şeffaflığı sağlama konusunda “başarısızlığını ifşa ettiği” yorumu yapılarak, “AB, bâtın muahedeleri değil kamu yararını savunan bir başkanı hak ediyor” ifadesine yer verildi.
Grubun paylaştığı görselde von der Leyen’in fotoğrafının üstünde ‘Ursula von der palavra söylüyor“’ ibaresi kullanıldı.
Sol grup mensubu milletvekili Jonas Sjöstedt, sosyal medya paylaşımında, alınan kararın “von der Leyen’in AB Komitesi başkanlığına neden uygun olmadığının çeşitli nedenlerinden biri olduğunu” belirtti.
Sol kümenin Belçikalı milletvekili Marc Botenga da X paylaşımında, karara ilişkin tüm evrakların yayımlanmasını talep etti.
AP’de yeni kurulan aşırı muhafazakar Hükümran Ulusların Avrupası grubunun temsilcisi de Genel Şura öncesi söz alarak, alınan karar ve yürütülen soruşturma nedeniyle von der Leyen’in AB Komitesi Başkanlığı için aday olmaması gerektiğini savunmuştu.
Von der Leyen hakkındaki yolsuzluk suçlamaları
AB Komitesi, 2020’den itibaren COVID-19 salgınıyla mücadelede kimi ilaç ve aşı üreticilerinden yüksek ölçülerde aşı temin etti.
AB’nin Pfizer ile 1.8 milyar doz aşı için 35 milyar euroluk mutabakatları gerçekleşirken, kontratların tam bedeli, ticari sır olduğu gerekçesiyle resmen açıklanmadı.
Aşı temin görüşmeleri sırasında von der Leyen ile Pfizer Üst Yöneticisi (CEO) Albert Bourla arasındaki telefon mesajlaşmaları, Alman siyasetçi von der Leyen hakkındaki argümanların başlangıcını oluşturdu.
Mesajların içeriğini açıklaması için AB idaresine davetler yapıldı lakin AB yönetimi, bu mesajlaşmaları kamuoyuyla paylaşmayı reddetti.
Von der Leyen hakkında Pfizer şirketi ile COVID-19 aşısı temini için yapılan muahedelerde, “görevi ve unvanı berbata kullanmak” benzeri çeşitli suçlamalarla dava açıldı.
Liege savcılığına yapılan suç duyurusu sonucunda açılan davanın duruşması 17 Mayıs’ta görüldü. Mahkeme, tarafların öncelikle Avrupa Kamu Savcılığı Ofisinin (EPPO) bu evraktaki yetkisinin belirlenmesi benzeri çeşitli teknik alanların açıklığa kavuşturulabilmesi için davayı 6 Aralık’a erteleme kararı aldı. Zaman içerisinde türel sürece öbür şikayetçiler de dahil oldu.
Bu süreçte von der Leyen’in, Pfizer CEO’su Bourla ile iletişim kayıtlarının incelenmesi istenirken ‘görevi ve unvanı berbata kullanma’, ‘kamuya ait dokümanları yok etme’ benzeri argümanlar da gündeme geldi.
Aynı vakitte AB’nin bütçesine yönelik hatalarla ilgili cezai soruşturma ve kovuşturmalardan sorumlu savcılık makamı EPPO, AB Kurulunun ilaç firmalarından milyarlarca euroluk COVİD-19 aşısı alımı hakkında soruşturma başlattı. EPPO, aşı satın alınmasının AB’nin mali çıkarlarını ilgilendiren bir husus olduğunu ve soruşturmayı yürütmenin kendi yetkisinde olduğunu savunuyor.
Öte yandan AB Adalet Divanı, bugün von der Leyen idaresinin COVID-19 aşı mutabakatlarında ‘şeffaf davranmadığına’ hükmetti.