Barış Terkoğlu: Bolu belgesinden kötü kokular geliyor; faciayı soruşturması beklenen yargı mensubunun doruğunda Terör Örgütü belgeleri sallanıyor

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde 78 kişinin öldüğü otel yangınıyla ilgili soruşturmadan kötü kokular geldiğini ifade ederek, “Kartalkaya’daki faciadan hesap sorması beklenen adliyede kritik bir vazifede.fakat başının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanan Terör Örgütü belgeleri nedeniyle kıpırdayamaz halde” dedi.
Barış Terkoğlu, “Kartalkaya belgesinden gelen koku” başlıklı yazısında şunları kaydetti:
“Malum, ‘Türkiye koşullarında gazetecilik’ yapıyoruz. İsmini yazmayacağım. Ancak öğrendiğime göre Kartalkaya faciası soruşturmasında tesirli olması beklenen o yargı mensubu hakkında bir Terör Örgütü dosyası vardı. Bu dosya, 15 Temmuz’un akabinde, Terör Örgütü ile mücadelede öne çıkmış AKP’li bir siyasetçiye, yargının içindeki isimler tarafından iletilmişti.
Ben de o evrakın yollandığını öğrendiğim, Terör Örgütü ile çabasıyla öne çıkmış AKP’li siyasetçiyi aradım. Söylenen öyküyü doğruladı. En değerlisi ‘Gelen o belgeyi devletin kayıtlarına geçirdim’ dedi. Aktardığına göre devletin ilgili ünitelerine o belgeyi bütün ayrıntılarıyla sunmuştu.
Peki o evrakta ne yazıyordu? Görenlerle konuştum. Ayrıntıları şöyle söyleyeyim:
Söz konusu yargı mensubunun 17 Aralık öncesinde Terör Örgütü ile iltisaklı olduğu, adliyede Terör Örgütü ile organize çalıştığı, örgütün çok önemli isimlerini adliyede kritik vazifelere getirdiği, o dönem görev yaptığı adliyede işçi ağabeyine ve işçi ablasına referans olduğu, adliyede Zaman gazetesi alımından sohbet toplantılarına kadar onun koruması altında gerçekleştirildiği, adliyede hâkim ve savcılar hakkında bilgi toplayarak örgüte sunulmasına imkân sağladığı, eşinin Terör Örgütü evde yetiştiği ve iki yıl ablalık yaptığı…
Çok ayrıntılı bilgiler enteresan bir yere bağlanıyordu. Söz konusu yargı mensubu 17 Aralık sonrası Terör Örgütü ile yolunu ayırdığını söylüyordu. Bu şekilde tasfiyeden kurtulmuştu. Eşi de kendisi de artık diğer bir cemaatin toplantılarına katılıyor, o cemaate bağlandığını söylüyordu. Belgedeki bilgilere göre, Terör Örgütü ile yollarını ayrıldığını söylemesine karşın, bir vakitler birlikte çalıştığı isimlerin Terör Örgütü soruşturmalarını takip ediyor, onların kurtulması için çabalıyordu.
Dosyada olay olay, isim isim, temaslar anlatılıyordu.”
Dahası… Söz konusu isimle ilgili yaşananlar bununla da sınırlı değildi. Başsavcı olduğu ilde otomobil alım-satım işine karışmıştı. Bu ticari dedikodular çoğalınca hizmet müddeti dolmadan HSK tarafından yüksek yargıda kızak bir göreve çekilmişti. Sonrasında yeniden Bolu’da görevlendirilmişti. Şu Anda Kartalkaya’daki faciadan hesap sorması beklenen adliyede kritik bir misyondaydı. Ancak, başının üzerinde sallanan belgeler nedeniyle kıpırdayamaz haldeydi. Gerçekten Kartalkaya soruşturması sorumlulara doğru bir türlü gitmiyor, evraktan kötü kokular geliyordu.”