Belarus Halk Meclisi’nin 24 Nisan Çarşamba günü kabul ettiği askeri doktrinde, müttefiklere karşı saldırı olması durumunda bu ülkelere askeri yardım sağlama fırsatını veren bir madde eklendi.

Belarus’un askeri doktrinine eklenen unsurun metninde, “Belarus Cumhuriyeti, ikili ve çok taraflı uluslararası mutabakatları temelinde, dost devletlere uluslararası barış ve güvenliği müdafaaya yönelik faaliyetlere katılmak üzere askeri birliklerin gönderilmesi dahil askeri yardım sağlamanın mümkün olduğu kanaatindedir” ifadesi kullanıldı.
Belgeye göre, Rusya-Belarus Birlik Devleti üyesi ülkelerden birine yapılan saldırı, genel olarak Birlik Devleti’ne yapılan saldırı olarak değerlendirilecek ve eldeki tüm güç ve araçları kullanarak uygun misilleme önlemler alınacak.
NATO’nun ABD’ye Avrupa kıtası üzerinde denetimi sağlamasına yardımcı olduğu ifade edilen doktrinde, İttifak’ın kendini ‘uluslararası güvenliği sağlayabilecek tek askeri ve siyasi yapı’ olarak konumlandırdığı belirtilirken şu ifade yer verildi:
“Bu maksatla, ABD’nin jeopolitik çıkarları ve siyasetini takip etmek zorunda kalan diğer üye ülkelerin ulusal çıkarları arasında büyük tutarsızlık bulunmasına karşın, NATO’nun fonksiyonlarını globalleştirmeye yönelik teşebbüsler var.”
NATO’nun, yeni üyeleri kabul ederek genişlemeye devam ettiği kaydedilen dokümanda, ABD ve İngiltere’nin askeri ve siyasi yönetimlerinin Avrupa’da tansiyon yarattığı, Avrupa Birliği’ne bağımsız siyaset uygulaması konusunda mahzur olduğu belirtildi.
Bunun sonucunda Polonya ve Baltık ülkelerinin sergilediği saldırganlığın daha da arttığı, bu ülkelerin Belarus’u düşman olarak gösterdiği ifade edilirken Minsk’i tansiyonu tırmandırmakla suçlama teşebbüslerinin devam ettiği kaydedildi.
Batı’nın Ukrayna’da kışkırttığı çatışmanın Belarus sonlarında bir tansiyon üssü yarattığına işaret edilirken, çatışmanın sürdürülmesi ve barışçıl tahlile mahzur olunmasının başta Polonya olmak üzere NATO’nun diğer üyelerinin iştirakiyle çatışma coğrafyasının genişleme riskini doğurduğu ve bundan ötürü Minsk’in de uluslararası silahlı çatışmaya dahil olma ihtimalinin arttığı vurgulandı.
Belarus’un, NATO’nun genişlemesine ve üyelerinin askerileşmesine karşı olduğu, ama pragmatik diyaloga da açık olduğu belirtilen doktrinde, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) kapsamındaki faaliyetlerin global ve bölgesel istikrar ve güvenliği sağlayan faktörler olarak görülmeye devam edileceği belirtildi.
BM ve AGİT düzeneklerinin bağımsız ülkeler üzerinde baskı oluşturma amacıyla berbata kullanılmasına karşı olan Belarus’un, bu düzeneklerin işleyişini adalet ve ülkelerin eşitliği prensipleri temelinde yeniden tesis edilmesine ilgi duyduğu da kaydedildi.