DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Beşiktaş – Fenerbahçe derbisini spor yazarları değerlendirdi

Trendyol Süper Lig’de heyecan devam ediyor. Ligin 15. haftasında dev derbide Beşiktaş ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Bu gayretten siyah-beyazlılar 1-0’lık skorla galip ayrıldı. Müsabakanın akabinde spor yazarları maçı değerlendirdi. (BJK FB SPOR HABERİ)

Beşiktaş – Fenerbahçe derbisini spor yazarları değerlendirdi
08.12.2024 09:20
7
A+
A-

GÜRCAN BİLGİÇ – BU KADAR KAÇIRIRSAN…

Fenerbahçe neden kaybetti sorusunun karşılığı, ikinci yarıdaki etkisiz oyunda. Oyunu ve tempoyu denetim ettikleri ilk 45’te biri direkten dönen, biri gol çizgisinden çevrilen, tekrar Dzeko’nun avuta attığı net konumlar vardı ellerinde. Beşiktaş Rafa Silva’nın Livakovic’e nişanladığı bir “karşı karşıya” ile yanıt verebildi.

Hamleler ve stratejide ikinci yarıdaki ataklar kıymetliydi. Zira Serdar Topraktepe, Fenerbahçe’nin sağ kanadına baskı yaparak, atak aksiyonlarını sola yönlendirdi. Maximin’i ikili kademe ile önlemek ve oyuncunun defansif zaaflarından da faydalanmak istedi.

Kötü gidişi sona erdirmek, nefes almak ismine fevkalade bir mücadele gösterdi Beşiktaş. Maç boyunca Fenerbahçe’nin ustalarının devreye girip, dengeyi bozması beklendi ama olmadı. Dzeko jeneriklik denetiminden sonra topu avuta attı, Tadic kaleciye nişanladı.

Fenerbahçe bu kadar kaçırırken, rakibin golünün kendi kaosundan gelmesi de futbol cilvesi. Chamberlein ortalıyor, defansa çarpıyor, top gayreti başlıyor, Livakovic oraya odaklanıyor, tıngır – mıngır gol oluyor. Tam Fenerbahçelik yani…

Bu kaçan gollerin mesajları da açıktır. Bazen “Olmayınca, olmuyor”… Yediği golden sonra baskıyı, rakip stoperlerin “kalite problemini” test etmeye çalışmak da maçın taktik manasında sorgulanır elbette.

Yazıda ya da yorumda hakem kararından bahsetmeden, yalnızca oyunun kıssasını yazmak da kıymetliydi bizim açımızdan. Genç hakem Mehmet Türkmen’i de tebrik etmemiz gerekir. Bize maçı konuşturup, “şans – şanssızlık” ya da “taktikten” konuşmayı sağladığı için.

TURGAY DEMİR – ÖLÜSÜ DE KARTAL

Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında son yıllarda oynanan derbiler tansiyondan uzak, ebedi dostluğa yakışır kalitede oluyor. Dün de istisnalar hariç oyuncular, birbirleriyle de, hakemle de didişmediler. Kenardaki teknik adamlar ona keza. Giovanni’nin kimyasını bozduğu Beşiktaş’ın toparlanması için bu maçı kazanması gerekiyordu.

Serdar Topraktepe forvet arkasında baklava dilimi yaptı!. Salih, Al Musrati, Rafa ve Gedson baklavanın uzak ve yakın köşeleriydiler. Bu dizilişe alışık olmadıkları için Gedson ve Rafa önde kaldıklarında Fenerbahçe iyi ataklar geliştirdi, net konumlar buldu. Kah Dzeko atamadı, kah Mert kurtardı, kah top direkten döndü.

Maçın geneli denk güçlerin gayreti şeklinde geçti. İkinci yarının ortalarından itibaren tribünü de ardına alan Beşiktaş, Fred’in yorulması, Tadic’in belli metrekarenin dışına çıkmaması ve son haftaların yıldızı Oğuz Aydındın’ı tutuk olması nedeniyle üstünlüğü ele aldı. Gedson ve Rafa’nın taşıdığı toplarla rakip kale önüne yerleşen Kartal Rashica’nın etkisizliğine karşın, Swensson’un takviyesiyle sağ taraftan da baskı uyguladı.

Önce duran topta Rafa’nın, sonra kenar ortada Masuoaku’nun denediği, altı pas üzerine yerden gönderme işini bu defa soldaki Chemberlain üstlendi ve ip gibi giden top İmmobile’nin dokunuşuyla ağlarla kucaklaştı. Çalışılmış gibiydi sanki!.. Golden sonra Serdar hoca Rashica’nın yerine Muçi’yi alıp doğru bir karar verdi. Gerçekten Muçi ikinci topla buluşmasında kaleci Livankovic’le karşı karşıya kaldı ki, onu atması lazımdı.

Hakem Mehmet Türkmen genelde iyi bir yönetim gösterdison dakikada faul olmayan pozisyonda verdiği karar Gedson’un atılmasıyla sonuçlandı ki, bu kesinlikle yanlış bir karardı. Ortada faul falan yoktu. Sonuç olarak Kartal’ın dirisi de, ölüsü de Kartal’dır vesselam…

MUSTAFA ÇULCU – YOLUN AÇIK OLSUN

Beşiktaş yaslanarak bekleyen rakibini çok adamla hamlede yakaladığında kontratakla gol arayan, Fenerbahçe ise daima hamle tertipleri geliştirme uğraşı içinde golü arayan, kovalayan taraftı. Skoru tutmak için Semih ve Ndour’un oyuna alınması Beşiktaş için doğru ataktı ve böylesine külfetli süreçte kazanılan üç puanın yanında morallerin yükselmesi de çok değerliydi. Beşiktaş’ın özgüven eşiği yükseldi. Derbi maçı yönetmek hakemlerin hayallerini süsler.

Mehmet Türkmen’in hakemlik mesleğinde rüştünü ispat edeceği bir derbiydi ve o denli de oldu. Maçın derhal başında Dzeko’nun kaleye plasesinde topun tamamı çizgiyi geçmeden Emirhan çıkardı. Fred süratle atağa kalkarken, Tayyip faul ile durdurdu sarı görmeliydi. Fakat karta geç girme planı yaptığı anlaşılan göstermedi.

İlk yarıda yaşanan ikili gayretlerde temaslı futbola izin verdi. Oyuna tempo ve sürat kattı. Krizleri kişiliği ile çözdü. 20. dakikadaki krizde Mourinho ile Serdar Topraktepe’nin kenarda centilmenlik içinde el sıkışması, hakemin işini kolaylaştırdı. 32. dakikada Fernandes’e çıkan sarı karta katılmıyorum gereksiz bir karttı.

Ceza alanı içinde kritik pozisyon olmaması, oyuncuların centilmen oluşu hakemin işini kolaylaştırdı. Sarısı olan Fernandes’e düdükten sonra topa vurduğu için çıkan ikinci sarı karttan kırmızı kart doğruydu. Beşiktaş’ın uzatmalarda attığı golde ofsayt ve gol iptali doğru. Yolun açık olsun Mehmet Türkmen kutlarım seni. Bu çizgini hiç bozma.

EMRE BOL – HELAL OLSUN!

Bence ligin köşe taşı maçlarından biriydi. Gel gör ki Fenerbahçe’nin sahaya çıkan takımında büyük bir sıkıntı vardı. Problemin ismi ise Maximin! Hep söylüyorum; bu oyuncu öne geçtiğin müsabakalarda kontracı olarak kullanılabilir. ama Beşiktaş zor bir deplasmanda maç 0-0 iken kullanılabilecek bir oyuncu değil.

Gördük işte; Beşiktaş karşısında ilk yarıda neredeyse hiç bir şey yapamadı. Solda Oğuz Aydın, sağda Tadiç, ortada ise Szymanski daha doğru bir tercih görünüyordu. Mourinho’nun ikinci yanlışı ise En-Nesyri ile başlamamasıydı. Şampiyonluktan uzaklaşmış rakibin işini daha ilk yarıdan bitirebilirdi. İki takım arasında kalite olarak inanın büyük fark var.

Mourinho’nun artık Maximin üzerinden plan yapmaması gerekiyor. Büyük takım ve büyük hocanın taktiği bu olamaz! Topu alan Maximin’e atıyor, o da mahvediyor bu pozisyonları! Beşiktaş Beşiktaş’tır arkadaş… Küçük göremezsin, ligde hangi pozisyonda olduğuna bakamazsın. Köşe taşı maçı yeniden kazanamadın ne yazık!

Sahaya yanlış 11’le çıkan, herkese puan dağıtan Beşiktaş’ı yenemeyen Mourinho’dan diğeri değil. Sahasında rakibini seyredip gerekli tedbirleri alamamanın münasebetini inanın bulamıyorum! Sahaya yanlış 11’i çıkartıp yanlış 11 ile bitirdin. Dzeko’yu sahaya atıp, Emirhan’ı adam ettin. Helal olsun sana!

SİNAN VARDAR – HAK EDEN KAZANDI!

Süper Lig’in 15. haftasında derbi mücadelesinde Beşiktaş, Fenerbahçe’yi konuk etti. Dolmabahçe’de tüm tribünler dolu şekilde sahaya çıkan Beşiktaş, hafta içerisinde herhalde birikmiş alacakların ödenmesi, Ümraniye’de ki dokunuşlar ve takımın bir haftadır yaptığı idmanlar sonrasında pozitif bir motivasyonla, kazanma dileğiyle sahaya çıktı.

İlk yarı boyunca Fenerbahçe ile kora kor bir mücadele ortaya koyan Beşiktaş’ta bilhassa 10. dakikada tam kale çizgisinde yaptığı müdahale ve sonrasında 31. dakikada Maximin’in şutuna ayağını koyan Emirhan oyunuyla göz doldurdu. Ayrıyeten Emirhan ile Tayyip Talha’nın ahengini çok beğendim aferin Tayyip Talha çalışmaya devam. İlk yarı hoş bir mücadeleye sahne oldumaalesef beklenen gol sesi Dolmabahçe’de çıkmadı.

İkinci yarıda Rafa Siva’da zaman zaman hiç olmayacak durumlar üreterek Beşiktaş’ın kazanma dileğini pekiştirdi. Sakatlık yaşayan Tayyip Talha’nın yerine Bahtiyar ve Salih’in yerine dahil olan Chamberlain’in oyuna girmesininardından Beşiktaş suratını arttırdı. 73. dakikada sol kanatta topla buluşan Chamberlain’in sağ ayağıyla yaptığı ortası Immobile’nin ayağının altından ağlarla buluştu ve Beşiktaş’ı öne geçirdi.

Neyse ki maçta bu skorla bitti ve Beşiktaş derin bir oh çekti. Beşiktaş’ta derhal çabucak kötü oynayan bir futbolcu yoktu. Keşke sezon başından beri bu türlü olsaydı. Burada bir parantez de Gedson için açmak lazım Ya sen nasıl bir futbolcusun bir dakika durmazmısın, kaç tane ciğer var sende. Hep bu türlü mücadeleye devam et. Serdar hocayı gözlerinden öpüyorum kenarda kendini parçaladı işte gerçek Beşiktaşlılık bu.

Bir kelamımda sevgili maçın hakemi Mehmet kardeşim sana istikbalin iyi, iyi hakemlerden biri olacaksın, maşallah çok hoş fiziğin var, yakışıklısınbirçok takdir hakkını Fenerbahçe’den yana kullandın bunu yapma.

ZEKİ UZUNDURUKAN – ‘YAPI’SIZ TERTEMİZ BİR GALİBİYET!

İki takım da kaybetmemek üzerine kurulu bir oyun anlayışı ile mücadele etti. Buna karşın iki takım da net durumlara girdi. Fenerbahçe, ilk kısımda iki defa Dzeko ile Beşiktaş kalesini yokladı. Bu şutlardan birinde Emirhan topu çizgiden çıkardı. Beşiktaş’ın da ilk yarıda Rafa Silva ile yakaladığı net bir pozisyon vardı. Rafa, karşı karşıya pozisyonda Livakovic’i geçemedi, dönen topta bu sefer İmmomile topu auta attı.

İlk yarıda Fenerbahçe sağ kanadı hiç kullanamadı. Mert Müldür ve Oğuz Aydın etkisiz kaldı. Sol kanattan Maximin ile rakip kaleye gitti Fenerbahçe. İlk 45’te iki takım da çok fazla pas yanlışı yaptı. Derbide top kayıpları da fazlaydı. Beşiktaş uzun paslarla Fenerbahçe kalesinde tesirli olmaya çalıştı. İkinci yarıya Fenerbahçe tesirli başladı. Dzeko, net bir pozisyon yakaladı ve tekrar topu ağlara gönderemedi.

Ardından önce Mourinho’dan iki atılım geldi. En-Nesyri ve Szymanski oyuna dahil oldu. Beşiktaş’ta da Chamberlain ve Bahtiyar taze kan olarak girdi. Chamberlain, oyuna girer girmez ceza alanına usta işi bir top kesti, bu top direkt ağlara gitti. ve Beşiktaş öne geçti. Beşiktaş öne geçtikten sonra daha özgüvenle oynamaya başladı. Fenerbahçe’de de ise telaş başladı. Telaşlı oyun, Fenerbahçe’nin çok fazla pas yanlışı yapmasına neden oldu.

Son kısmında Mourinho bütün silahlarını (İrfan Can, Cenk, Osayi) sahaya sürdü. Bu ortada Mourinho’ya inanamıyorum. Neden mi? Osayi- Samuel gibi savaşçı ve süratli bir oyuncu yedek bekletilir mi? Derbide iki taraf da çok güçlü bir oyun ortaya koyamadı. 90+5’te önce Fenerbahçe’nin atağında top direkten döndü. Dönen topta Beşiktaş, 2’ye 1 pozisyonda Fenerbahçe kalesine gitti. Livakovic, mucizevi bir kurtarış yaptı. benzeyendakikada Gedson, 2. sarıdan kırmızı kart gördü.

Serdar Topraktepe, dersine çok iyi çalışmış, maçı çok iyi okudu, çok akla yatkın ataklar yaptı ve ekibine adeta ilaç gibi gelecek bir üç puan kazandırdı. Bu ortada ben derbide ‘YAPI’lık bir şey göremedim. Lütfen herkes oyununa baksın! Her puan kaybeden MHK’ye, TFF’ye yüklenmeyi bıraksın! Beşiktaş taraftarı, gruplarına dayanılmaz bir enerji verdi ve 90 dakika destek oldu. Bu dayanağı ardına alan Beşiktaş, daha akıllı bir oyun oynadı ve galibiyeti hak etti. Hem de ‘YAPI’sız, tertemiz bir galibiyet bu!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.