BirGün yazarı Yalçın Karatepe, “Vergi politikası sınıfsaldır” başlıklı bugünkü yazısında, vergi cenneti ülkeler listesinin yayımlanmamasını eleştirerek, “Yirmi yıldır, Türkiye’de kazandığı milyarlarca doları offshore hesaplarına aktaranlardan tek …

BirGün yazarı Yalçın Karatepe, “Vergi politikası sınıfsaldır” başlıklı bugünkü yazısında, vergi cenneti ülkeler listesinin yayımlanmamasını eleştirerek, “Yirmi yıldır, Türkiye’de kazandığı milyarlarca doları offshore hesaplarına aktaranlardan tek kuruş vergi alınmıyor. Vatandaşın deposuna girecek üç kuruşluk desteği “kaynak yok” diye günlerce tartışanlar, vergi cennetlerine giden devasa servetten neden kanunun emrettiği o yüzde 30’luk vergiyi almıyorlar?” diye yazdı.
BirGün yazarı Karatepe, “Kimin cebinde yangın çıktığına, kimin limanında serinlik sürdüğüne bakarak bir ülkenin nasıl yönetildiğini anlarsınız. Vergi politikası ise bu tablonun en berrak aynasıdır: Vergi sistemi, bir iktidarın kimin safında durduğunu ele verir.” ifadelerini kullandı.
Karatepe, şunları kaydetti:
“Vergi mevzuatımızda, kamuoyunun pek bilmediği ama vergi adaleti açısından önemli bir madde var. 2006 yılında Vergi Kanunu’na bir hüküm ekleniyor: Vergi cenneti olarak bilinen, düşük vergi oranlı veya hiç vergi almayan ülkelere giden paralardan yüzde 30 oranında vergi alınmasına karar veriliyor. Kâğıt üzerinde bu, ulusal sermayenin dışarı kaçmasını engelleyen, adaleti sağlayan muazzam bir hüküm. Ancak kanun bu maddesinin işlemesi için teknik bir şart var: Hangi ülkelerin vergi cenneti sayılacağının bir liste halinde ilan edilmesi gerekiyor. Liste olmazsa, vergi de yok.
2006’dan 2018’e kadar bu liste yayınlama yetkisi Bakanlar Kurulu’ndaydı. Yayınlanmadı. 2018’den bugüne kadar ise bu yetki tek başına Cumhurbaşkanı Erdoğan’da. Hâlâ yayınlamadı.
Tam yirmi yıldır o liste bir çekmecede bekletiliyor. Yirmi yıldır, Türkiye’de kazandığı milyarlarca doları offshore hesaplarına aktaranlardan tek kuruş vergi alınmıyor. Mecliste soruyoruz, önergeler veriyoruz, halkın hakkını talep ediyoruz; aldığımız cevap hep aynı derin sessizlik oluyor.”
“Bu tablo bize iktidarın vergi konusuna nasıl baktığını net bir biçimde gösteriyor.” diye yazan Karatepe, şöyle devam etti:
“Vatandaşın akaryakıtı söz konusu olduğunda; “bütçe dengesi” kutsal bir metin gibi önümüze konur. Kuruşun hesabı yapılır, kalem ucu kadar bir destek için günlerce pazarlık masaları kurulur. Bunun sonucu ise enflasyondur, geçinemeyen nakliyecidir, tarlasını süremeyen çiftçidir. Sermayenin vergi cennetleri söz konusu olduğunda ise; kanun hükmü orada durmasına rağmen siyasi sessizlik” devreye girer. Bu sessizlik basit bir teknik gecikme değildir; bu, milyarlarca dolarlık servet transferine açılan fiili bir muafiyet kapısıdır. Bu, “Sen parayı dışarı kaçır, ben görmezden geleyim” demektir.
Soru çok basit ama cevabı bir o kadar can yakıcı: Vatandaşın deposuna girecek üç kuruşluk desteği “kaynak yok” diye günlerce tartışanlar, vergi cennetlerine giden devasa servetten neden kanunun emrettiği o yüzde 30’luk vergiyi almıyorlar?
Cevap ne yazık ki açık: Çünkü o parayı dışarı çıkaranlar halk değil. Bu ülkede imtiyazlı ihalelerle büyüyen, halkın emeğiyle zenginleşen ama vergi ödemeye gelince rotasını Cayman Adaları’na, Man Adası’na çeviren bir avuç azınlık. Pompa başında vatandaşa “bütçe” diye duvar örenler, offshore kapısında anahtarı cebinden çıkarıp kenara çekiliyorlar.”
Yazının tamamını okumak için .