DOLAR
44,9246
EURO
52,7813
ALTIN
6.872,08
BIST
14.415,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

DHKP-C’nin “Almanya sorumluları” hakim karşısına çıkıyor

DHKP-C’nin “Almanya sorumluları” hakim karşısına çıkıyor

DHKP-C’nin “Almanya sorumluları” hakim karşısına çıkıyor
14.06.2023 08:42
78
A+
A-

Hülya Topcu

Almanya’da “yabancı terör örgütü” olarak kabul edilen ve 1998 yılından beri yasak olan Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi’ne (DHKP-C) yönelik son yıllardaki en çok önemli davalardan biri 14 Haziran Çarşamba günü Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde başlıyor.

58 yaşındaki Türk vatandaşı İhsan C., 42 yaşındaki Türk vatandaşı Özgül E. ve 36 yaşındaki Alman vatandaşı Serkan K. “yabancı terör örgütüne üye olmak” suçundan ilk defa hakim karşısına çıkacak.

İddianamede neler var?

Davanın iddianamesini terör davalarına bakan Federal Başsavcılık Ocak ayı sonunda hazırlayarak mahkemeye sundu. Başsavcılığın iddianamesine göre sanıklardan Özgül E. Ocak 2003’ten bu yana DHKP-C örgütünün üyesi. Örgütün Amsterdam’daki merkez basın ofisinde yöneticilik yapmak, örgüt içi irtibatı ve bilgilerin aktarılmasını sağlamakla suçlanıyor. Sanık E.’nin, örgüt için toplanan paraları teslim aldığı, geçersiz kimlik dokümanlarının ilgili şahıslara iletilmesini sağladığı da tezler arasında. 2014 yılında Almanya’da geliri örgüte aktarılan bir konseri organize ettiği iddia edilen E.’nin 2015 Aralık ayından 2016 Şubat’ına kadar örgüt ismine İstanbul’da farklı sorumluluklar üstlendiği belirtiliyor. Bu sırada örgüt üyelerinin eğitilmesi, gerilla eğitimi programlarının hazırlanması gibi çalışmalarda yer aldığı iddia ediliyor. E.’nin en geç 2017 Ocak ayından itibaren örgütün “Almanya sorumlusu” sorumluluğunu üstlendiği, bilhassa bağışlar ve haftalık propaganda mecmualarının satışıyla örgüte gelir temin etmede çok önemli rol üstlendiği bilgisine yer veriliyor. Örgüt üyelerine uydurma kimlik temin etmek ve ülkeye giriş-çıkışlarını sağlamakla da suçlanan sanık E.’nin Şubat 2022’ye dek Almanya’da örgütün propaganda etkinliklerinde yer aldığı savunuluyor.

“İki sanık ‘Kuzey’ ve ‘Güney’ sorumlusuydu”   

58 yaşındaki sanık İhsan C.’nin ise 2015 Eylül’ünden bu yana DHKP-C örgütünün Almanya’nın Frankfurt, Darmstadt, Saarbrücken, Stuttgart, Ulm, Münih, Augsburg ve Nürnberg kentlerini kapsayan “Güney Bölgesi Sorumlusu” olarak görev yaptığı iddia ediliyor. C.’nin örgütün Almanya ve Avrupa yöneticilerinden aldığı talimatları kendi altındaki takımlara ilettiği, bölgesindeki gelişmeler hakkında da üst seviye yöneticilere bilgi verdiği savunuluyor. Ayrıyeten örgüt için mali kaynak ve örgüt üyeleri için geçersiz kimlik dokümanları temin etmek, örgüt üyelerine barınmaları için ev bulmakla da suçlanıyor. Bölge sorumlusu görevinden Şubat 2022’de ayrılması sonrasında ise C.’ye örgütün propaganda etkinliklerinde yer alma suçlaması yöneltiliyor.

Davanın üçünca sanığı ise Alman vatandaşı Serkan K. 36 yaşındaki K.’nın 2014 yazından itibaren önce örgütün gençlik komitesi üyeliğini yaptığı, 2015 yazında ise Hamburg, Bremen ve Berlin’in yer aldığı “Kuzey Bölgesi Sorumlusu” misyonuna getirildiği belirtiliyor. İddianamede K.’nın görevi boyunca örgütün Almanya ve Avrupa yönetici takımlarının talimatlarını yerine getirdiği ve denetimi altındaki bölgedeki gelişmeleri yöneticilerine rapor ettiği savunuluyor. Örgüte mali kaynak temin etmenin yanı sıra örgüt üyelerine geçersiz kimlik temin edilmesi ve örgüt üyelerinin kaçak yollarla ülkeye girip çıkmasına destek olduğu da tezler arasında. Serkan K.’nın 2018 sonuna dek bölge sorumlusu sorumluluğunu sürdürdüğü, sonrasında ise örgütün propaganda faaliyetlerinde görev yaptığı bilgisine yer veriliyor.

Federal Başsavcılık, DHKP-C’nin, Türk devletini “silahlı mücadele yoluyla” ortadan kaldırmayı ve “Marksist-Leninist bir rejim” kurmayı hedeflediğine dikkat çekiyor. Örgütün 1994 yılında kurulmasından bu yana ve yakın tarihte Türkiye’de çok sayıda cinayet işlediği, silahlı yahut bombalı ataklar düzenlediği belirtiliyor. Başsavcılığa göre birçok kere intihar taarruzları da düzenleyen örgüt Avrupa’yı “arka cephe” olarak terörist faaliyetlerini finanse etmek, örgüt üyesi sağlamak ve eğitmek, silah ve askeri teçhizat temin etmek için kullanıyor.

19 duruşma yapılacak 

Üç zanlı geçen yıl Mayıs ayında düzenlenen operasyonlarda Almanya’da gözaltına alınarak tutuklandı. 14 Haziran Çarşamba günü görülmeye başlanan dava için mahkeme toplam 19 duruşma öngördü. Davanın son duruşması 31 Ağustos 2023 tarihinde yapılacak. Alman Ceza Kanunu’nun terör örgütü üyeliğini düzenleyen 129. hususu bu suçu işleyenlere bir yıldan başlayarak 10 yıla kadar hapis cezası verilebilmesini öngörüyor.

DHKP-C’nin Almanya’daki faaliyetleri

Almanya’da DHKP-C örgütü 6 Ağustos 1998 tarihinden bu yana yasak. Yasaklanma münasebeti ise Almanya’nın iç güvenliğini tehdit etmesi. Örgüt, Avrupa Birliği’nde (AB) 2002, ABD’de ise 1997 yılından beri terör örgütleri listesinde yer alıyor. 

Almanya’da iç istihbarattan sorumlu Federal Anayasayı Müdafaa Teşkilatı’nın (BfV) son raporuna göre aşırı solcu DHKP-C’nin ülkede yaklaşık 650 üyesi bulunuyor. Raporda 2021 yılında DHKP-C’nin Almanya’da yüklü olarak tutuklularla dayanışma eylemleri düzenlediği belirtildi. Lakin örgütün Almanya’daki yürüyüş, gösteri yahut mitinglere taraftarlarının katılmasını sağlamakta zorluk çektiği tespitinde bulunuldu. 2020 yılında Türkiye’de kimi cezaevlerindeki mevt oruçlarının kamuoyunda örgütün siyasi propaganda faaliyetlerine dayanağı artırdığı lakin bu durumun süreksiz olduğunun görüldüğü tespitine yer verildi. 

Raporda DHKP-C’nin 2021’de klasik olarak düzenlediği “Yaz ve Aile Kampı”na iştirakin 2020 ve 2019 yıllarına oranla azalma kaydettiği belirtilerek, Avrupa genelinden 200 yerine 150 kişinin aktiflikte yer aldığı ifade edildi. 25 Temmuz-8 Ağustos tarihleri arasında Güney Fransa’da yapılan etkinlik kapsamında günlük tartışma ve eğitim etkinliklerinde iştirakçilere “belirli görüşlerin aşılanmaya” çalışıldığı kaydedildi.    

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.