Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ), yaz döneminde tesirli olan ağır sıcaklar ve tesirli yağışların kuzey yarım kürenin geniş bir kısmını etkilediğini, insanların sağlığına ve etrafa büyük zarar verdiğini açıkladı.

DMÖ tarafından yayımlanan raporda, son devirde dünya genelinde iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı tabiat olaylarına yer verildi.
Rapora göre, deniz ısı dalgaları okyanusun geniş alanlarını etkilerken, temmuzun kayıtlara geçen en sıcak ay olması bekleniyor.
Yaz ayları boyunca tesirli olan ağır sıcaklar ve tesirli yağışlar kuzey yarım kürenin geniş bir kısmında tesirli olurken, bu aşırı iklim olayları insanların sağlığı ve etrafa büyük zarar verdi.
Orman yangınları Cezayir, Yunanistan, İtalya ve İspanya dahil Kanada ve Akdeniz’in kimi bölgelerinde yıkıma, onlarca can kaybına ve binlerce insanın zorla tahliyesine neden oldu.
Kanada, Kuzey Amerika’da milyonlarca kişinin hava kalitesine zarar veren en ağır orman yangını dönemini yaşarken bu ülkenin kuzeyinde yangınlar sürüyor.
AB Kopernik Atmosfer Müşahede Servisi’ne (CAMS) göre, temmuz itibarıyla Kanada’da bu yıl şimdiye kadar oluşan iddiası orman yangınlarının yol açtığı karbon emisyonu, evvelki yılın toplamının iki katına ulaştı.
CAMS, temmuzun ikinci yarısında Yunanistan ve Doğu Akdeniz’deki orman yangınlarının yoğunluğu ve bunların sebep olduğu emisyonlarda çok önemli bir artış kaydetti.
Çin’de temmuzda yeni bir “ulusal günlük sıcaklık rekoru” kırılırken, ülke, ağustos başında rekor yağışlarla sarsıldı.
Temmuzda dünya genelinde birçok yeni sıcaklık rekoru kırılırken, ağustos başında Güney Amerika’nın kimi bölgelerinde kış mevsiminde sıcak hava dalgası görüldü.
Akdeniz ve Florida kıyılarında deniz yüzeyi sıcaklıklarında yeni rekorlar kırılırken, ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Yönetimi, Florida’da devam eden ısı tansiyonunun, uydu kayıtlarının başladığı 1985’ten bu yana sezonun başlarında bu yükseklikte olmadığını açıkladı.
Raporda görüşlerine yer verilen DMÖ Genel Sekreteri Petteri Taalas, ısınan iklimimizde giderek daha sık görülen aşırı hava şartlarının, insan sağlığı, ekosistem, ekonomi, tarım, enerji ve su kaynakları üzerinde büyük bir tesire sahip olduğunu kaydetti.
Taalas, “(Aşırı tabiat olayları) Bu durum, sera gazı emisyonlarını olabildiğince süratli ve keskin şekilde azaltmanın artan aciliyetinin altını çiziyor” ifadesini kullandı.