Eğitim Bir Sen’in raporuna göre, son yıllarda hem toplam öğrenci sayısında hem de farklı yaş gruplarındaki okullaşma oranlarında düşüş yaşandı. Okul öncesi kademesinden ortaöğretime kadar toplam öğrenci sayısı, 2024/2025 eğitim-öğretim yılında, bir …

Eğitim Bir Sen’in raporuna göre, son yıllarda hem toplam öğrenci sayısında hem de farklı yaş gruplarındaki okullaşma oranlarında düşüş yaşandı. Okul öncesi kademesinden ortaöğretime kadar toplam öğrenci sayısı, 2024/2025 eğitim-öğretim yılında, bir önceki yıla göre 753 bin 742 azalarak, 17 milyon 956 bin 523’e düştü. İlkokul kademesi hariç diğer tüm kademelerde görülen düşüşün yüzde 62’si ortaöğretim kademesinde yaşandı. 6-13 yaş grubu hariç diğer yaş gruplarındaki okullaşma oranları da son iki yılda düştü. 2023’ten 2025’e net okullaşma oranları bakımından en fazla düşüş, yüzde 8,4 puan ile 14-17 yaş grubundaki erkek öğrencilerde yaşandı.
Eğitim Bir Sen’in, Eğitime Bakış 2025 Eğitim ve Değerlendirme Raporu yayımlandı. Rapora göre, okul öncesi kademesinden ortaöğretime kadar toplam öğrenci sayısı, 2024/2025 eğitim-öğretim yılında bir önceki yıla göre 753 bin 742 azalarak, 17 milyon 956 bin 523’e düştü. Bu düşüş detaylı incelendiğinde azalmanın, ilkokul kademesi hariç diğer tüm kademelerde gerçekleştiği belirlendi. Hatta bu öğrenci sayısındaki düşüşün büyük bir çoğunluğunun, yüzde 62’sinin ortaöğretim kademesinde olduğu tespit edildi.
Cinsiyet oranları değişimi
Raporda, 2016-2025 yılları arasında kademelere göre öğrencilerin cinsiyet oranlarında yaşanan değişime de yer verildi. Buna göre, 2016 yılında okul öncesi kademesinde her 100 erkek öğrenciye karşılık 91 kız öğrenci öğrenim görmekte iken, 2025 yılında bu cinsiyet oranı 94’e yükseldi. 2016 yılında ilköğretimde her 100 erkek öğrenciye karşılık 97 kız öğrenci, ortaöğretimde ise 100 erkek öğrenciye karşılık 91 kız öğrenci öğrenim görürken, 2024/2025 eğitim-öğretim yılında bu cinsiyet oranları hem ilköğretimde hem de ortaöğretimde 95 olarak gerçekleşti. Raporda, 2023 ve 2025 yıllarında 6-13 yaş grubu hariç diğer yaş gruplarındaki okullaşma oranları, son iki yılda düşüş gösterdi.
İmam hatip ortaokullarında kız sayısı daha fazla
2016 ile 2025 yılları arasında cinsiyete göre imam hatip ortaokullarındaki öğrenci sayılarında yaşanan değişime yer verilen rapora göre, son on yıldaki verilere bakıldığında, imam hatip ortaokullarındaki kız öğrencilerin sayısı erkek öğrencilerin sayısından fazla olduğu tespit edildi.
14-17 yaş okullaşma oranı düştü
Rapora göre, 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı, bir önceki yıla göre 2025 yılında yüzde 4,8 puan gerileyerek, yüzde 86,4 olarak gerçekleşti. Raporda, şunlar kaydedildi:
“Dolayısıyla ortaöğretim kademesinin zorunlu eğitim kapsamında olmasına rağmen son dokuz yılın en yüksek oranı olan 14-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,6’sı zorunlu eğitimin dışında kalmıştır. Hatta Ağrı’da erkeklerin, Gümüşhane ve Şanlıurfa’da kızların, Muş’ta ise hem erkeklerin hem de kızların 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranları yüzde 69 bandındadır. Dolayısıyla teorik olarak 14-17 arası yaş grubuna denk düşen ortaöğretim kademesinin zorunlu olmasına rağmen çoğu ilde hem kızlar hem de erkekler eğitimin dışındadır. Bu kapsamda 14-17 yaş grubunda okullaşma oranı düşük olan illerde ortaöğretime erişimi artırmak, özellikle de erkek ve kızların aleyhine durumun olduğu illerde eğitimin dışında kalma nedenleri araştırılarak eğitime erişimlerini sağlamak için yeni politikalar geliştirilmeli ve gerekli tedbirler alınmalıdır.”
Açık öğretim liseleri
Açık öğretim liselerinde kayıtlı öğrenci sayısının da son iki yılda 1 milyon 54 bin 703 azalarak, 2025 yılında 954 bin 777 olduğu aktarılan raporda, şunlar kaydedildi:
“Bu düşüşün temel nedenleri arasında MEB’in bu alandaki bazı sorunları görmesi, özellikle 2022/23 eğitim-öğretim yılındaki artışın nedenlerini incelemesi sonucunda; 22 Ekim 2024 Tarihli ve 32700 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişikliğe gitmiş ve örgün eğitimden açık öğretime geçişlerde öğrencilerde belirli şartlar aramış ve geçişleri sınırlandırmıştır. Dolayısıyla 2024-25 öğretim yılında örgün eğitimden açık öğretime kayıt aldırma sınırlandırıldığından öğrenci sayısının daha da artmasının önüne geçilmiştir. Öğrenci sayısındaki düşüşün diğer en önemli nedeni ise mezuniyet oranıdır.”
Raporda, “Hem lise son sınıfta kaydını açık öğretime aldıran başarılı öğrencilerin bir sene sonra mezun olmaları hem de açık öğretimde öğrenim gören öğrencilerin mezun olmalarıdır. MEB tarafından açık öğretim lisesinde önemli bazı sorunlara çözüm üretilmeye çalışılsa da çeşitli nedenlerden dolayı hem daha az başarılı öğrencilerin yönlendirildiği hem de başarılı öğrencilerin tercih etme nedenlerinin kısa vadeli politikalarla çözüme kavuşturmanın geçici çözümler olacağı aşikardır. Yapısal çözümler için kalıcı politikalara ihtiyaç vardır. Açık öğretimin yukarıda ifade edilen sorunlarının temelinde yatan zorunlu eğitim kapsamındaki ortaöğretimin hem zorunluluğu hem de öğretim süresi yeniden yapılandırılmaya muhtaçtır.” değerlendirmesi yapıldı. (ANKA)