Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, ekonomi yönetiminin enflasyon hedeflerinin tutmamasına yönelik olarak, “Hiçbir yıl enflasyon hedefini tutturama, sonra da vatandaşın açıklanan hedeflere ulaşılacağını inanmasını bekle! Üstelik vatandaş açıklanan …

Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, ekonomi yönetiminin enflasyon hedeflerinin tutmamasına yönelik olarak, “Hiçbir yıl enflasyon hedefini tutturama, sonra da vatandaşın açıklanan hedeflere ulaşılacağını inanmasını bekle! Üstelik vatandaş açıklanan oranlara bile inanmıyor, güvenmiyorken yap bütün bunları. ‘Ne tahmin ediyorlarsa en az iki katı’ yargını kırmak öyle kendiliğinden olmuyor” dedi.
Merkez Bankası’nın ekonomide önemli ama sınırlı bir yere sahip olduğunu dile getiren Aktaş, yazısında şunları söyledi:
“Öyle olmaması gerekir ama gerçek bu.
Dolayısıyla Merkez Bankası’nın enflasyon tahmin ve hedeflerindeki sapma, siyasilerin müdahil olması yüzünden bir ölçüde makul bulunabilir, bir ölçüde…
Peki ya hükümetin ortaya koyduğu orta vadeli programlardaki sapma nasıl izah edilecek.
– 2020’nin sonuna doğru 2021-2023 dönemi programı yapılırken kimsenin aklında belli ki 2021’in eylülünde başlayacak faiz indirimi yok. Yok ki enflasyon yüzde 8 öngörülüyor. Gerçekleşme 36’yı buluyor.
– 2021’in sonu yaklaşmış, 2022-2024 OVP’si yapılıyor, ekonomi politikasının kökten değişeceğini ekonomiyle ilgili kimse halen bilmiyor ve 2022 için enflasyon yalnızca yüzde 9,8 öngörülüyor. Gerçekleşme tam 64.
– 2022’de yapılan 2023-2025 OVP’si evlere şenlik! Bu programın yapıldığı aylarda yıllık enflasyon yüzde 80-85 dolayında. Bu oran ortadayken 2023 enflasyonu, tutmayacağı biline biline, göz göre göre yüzde 25 olarak öngörülüyor.
Hiçbir yıl enflasyon hedefini tutturama, sonra da vatandaşın açıklanan hedeflere ulaşılacağını inanmasını bekle!
Üstelik vatandaş açıklanan oranlara bile inanmıyor, güvenmiyorken yap bütün bunları.
“Ne tahmin ediyorlarsa en az iki katı” yargını kırmak öyle kendiliğinden olmuyor.
“Zaten açıkladıkları oran da gerçeği yansıtmıyor” yargısını kırmak da…
Sonra tutup EYT ve KKM’nin enflasyonun kontrolden çıkmasına yol açabilecek etkenler olduğu söylenmek durumunda kalınınıyor; kalınıyor da vatandaş da haklı olarak “EYT ve KKM’yi kim çıkardı” diye soruyor.
Sonra “Şu fiyatlama davranışları bir türlü düzelmiyor” diye yakınılıyor, hemen ardından da “Yönetilen yönlendirilen fiyat ayarlamalarında daha hassas davranacağız” diyerek geçmişe dönük bir özeleştiri yapmak durumunda kalınıyor.”
Yazının tamamı için
( ALINTI )