DOLAR
44,8650
EURO
52,9536
ALTIN
6.903,16
BIST
14.251,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Erdoğan-Miçotakis görüşmesinden beklentiler

Belli başlı uyuşmazlıkların bir türlü giderilememesi iki ülke arasındaki uyuşmazlıklar zincirine yeni yeni halkaların eklenmesine yol açmıştı

Erdoğan-Miçotakis görüşmesinden beklentiler
23.09.2024 18:00
6
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları çerçevesinde NewYork’ta bir araya geleceği Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile yapacağı ikili görüşmeye Atina’da büyük ehemmiyet veriliyor.

15 ay içinde 6’ncı kere görüşecek olan iki başkanın, Türk-Yunan uyuşmazlıklarını gidermek için gösterdikleri siyasî irade bugüne kadar sekteye uğramadı.

Yunan basını ve siyasi yorumcular iki önderin New York görüşmesinden “büyük sorunlar” olarak tanımlanan Ege ve Doğu Akdeniz’deki uyuşmazlıkların “bir celsede çözülemeyeceğinin” altını çiziyorlar.

En son 2020’de Doğu Akdenizde yaşanan Türk-Yunan krizinden sonra Türkiye’de meydana gelen şiddetli zelzelelere Yunanistan’ın uzattığı yardım elinin Türkiye tarafından takdirle karşılanması üzerine Türk-Yunan ilişkileri 180 derece bir dönüş kaydederek “yumuşama sürecine” girmişti.

Miçotakis ile Erdoğan’ın başkentlere karşılıklı ziyaretleri ve uluslararası platformlarda görüşmelerinde “Madem büyük meseleleri çözemiyoruz, o zaman yapabileceğimiz işbirliği alanlarına ivme kazandıralım” düşücesiyle bir pozitif ajanda geliştirmeye karar verilmişti.

Günümüze dek sürdürülen ve üzerinde itina gösterildiği anlaşılan bu pozitif ajandanın Ege ve Doğu Akdeniz’deki sürtüşmeleri yatıştıracak kadar olumlu sonuçlar getirdiği gözlendi.

İki önderin New York‘ta yapacakları ikili görüşmelerde de bu pozitif ajandanın sürdürülmesi ve iş birliği alanlarının daha fazla genişletilmesi için gösterilen uğraşıların gözden geçirilmesi ve bu yolda atılacak adımların saptanması için bir mutabakat sağlanması bekleniyor.

Belli başlı Türk-Yunan uyuşmazlıkları rafta…

Yunanistan, iki ülke arasındaki Ege ve Doğu Akdeniz’deki uyuşmazlıkların giderilmesi için yalnız iki ülke arasındaki kıta sahanlıklarının belirlenmesiyle çözüleceğine inanıyor.

Türkiye ise kıta sahanlıklarının belirlenmesinden öbür 6 millik deniz alanlarına sahip olduğu halde Ege’deki Yunan adaları üzerindeki 10 millik hava alanları ile adaların silahlardan arındırılması gibi uyuşmazlık hususlarının da masaya yatırılmasını istiyor.

1974’ten bu yana sürüncemede kalan bu belli başlı uyuşmazlıkların bir türlü giderilememesi iki ülke arasındaki uyuşmazlıklar zincirine yeni yeni halkaların eklenmesine yol açmıştı.

Türkiye’nin, “Yunan adalarının kıta sahanlığı hakkı olmadığı” gerekçesiyle “Mavi Vatan” olarak ilan ettiği deniz yetki alanları çerçevesinde Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları muahedesine karşı Yunanistan’ın “adaların kıta sahanlığı hakkına sahip olduğu” gerekçesiyle Mısır ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatı, hiç beklenmedik yeni uyuşmazlıklar doğdu.

Ardından geçen yaz günlerinde bir İtalyan araştırma gemisinin Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın hesabına Libya karşısındaki Girit adasının güneyindeki deniz bölgesinde yaptığı araştırmalara Türkiye’nin itiraz etmesi; Yunanistan’ın Kıbrıs (güney) ve İsrail arasında denizaltından bir elektrik kablosu yerleştirmek istemesi yeni yeni uyuşmazlıklarda Türkiye, “Bu bölgede Türkiye yok sayılamaz, ne çalışma yapılacaksa Türkiye’ye de bilgi verilmeli” tezini savunuyor.

Diplomatik gözlemciler, iki ülke arasındaki uyuşmazlıkların “tarafların medeni ülkelerin yaptığı bir masaya oturup sorunları çözebileceklerine” dikkati çekiyor.

Diplomatik gözlemcilere göre “(…) bu gibi uyuşmazlıkların tahlili için 3 yol var. Birinci yol, siyasi iradeye sahip tarafların müzakere masasına oturarak her iki tarafın da egemenlik haklarına hürmet çerçevesinde muahedesi. İkinci yol, bu müzakerelerden bir sonuç alınamazsa tarafların uluslararası mahkemelere  birlikte başvurmaları ve çıkacak karara hürmet göstermeleri. Üçüncü yol, örneğin Ege ve Doğu Akdeniz’deki uyuşmazlıklar bir yana bırakılarak; tarafların Ege ve Doğu Akdeniz’de petrol, doğal gaz gibi çalışmalarda paydaşlık yapması”.

Ancak anlaşılan Türkiye ile Yunanistan ortalarındaki uyuşmazlıkları gidermek için gösterilen bu üç yolda da herhangi bir mutabakat sağlayamadı ve dördüncü bir yolu denemeye karar verdiler.

Bugün yürürlükte bulunan bu dördüncü yol ile  “(…)anlaşmazlıkları bir yana bırakalım, ekonomi, ticaret, turizm, eğitim, kültür, spor, turizm..gibi alanlarda işbirliği yapalım, karşılıklı güveni sağlayacak olumlu bir ortamın oluştuğu zaman da asıl problemleri ele alalım(…)” niyeti uygulanmakta.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.