DOLAR
44,8605
EURO
52,8877
ALTIN
7.005,83
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Fehmi Koru: Bahçeli Cumhurbaşkanı ile görüştü, ardından Cumhurbaşkanı TBMM başkanıyla.. Ne oluyor dersiniz?

Fehmi Koru: Bahçeli Cumhurbaşkanı ile görüştü, akabinde Cumhurbaşkanı TBMM lideriyle.. Ne oluyor dersiniz?

Fehmi Koru: Bahçeli Cumhurbaşkanı ile görüştü, ardından Cumhurbaşkanı TBMM başkanıyla.. Ne oluyor dersiniz?
12.01.2024 06:40
43
A+
A-

Fehmi Koru*

AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, dün, iktidarın küçük ortağı olarak bilinen MHP’nin lideri Devlet Bahçeli ile görüştüğünü işittiğimde, ne palavra söyleyeyim, aklımdan sırf iki önderin ‘kandil tebriği’ hedefli buluştuğu kanısı geçmişti.

Öyle ya, iki lider arasında yerel seçim adayları konusunda var olan pürüzler giderilmiş, görüşülecek öbür dikenli husus kalmamışydi.

Ancak, tekrar dün, Erdoğan-Bahçeli görüşmesinden kısa süre sonra, TBMM başkanı Numan Kurtulmuş’un da Külliye’ye çıktığını işittiğimde, artık aynı safiyane kanıyı zihnimden atma vaktimin geldiğini hissettim.

İki genel başkan, besbelli, şimdiki bir mevzuyu bire bir görüşme ihtiyacı duymuş, o görüşmeden çıkan sonucu bildirim etmek için de, programda bulunmadığı halde, TBMM başkanı huzura çağrılmıştı.

Ne olabilir o yeni bahis?

Sahi ne olabilir?

Bir yılan öyküsüne dönen, Hatay’ın cezaevinde tutulduğu için aylardan beri TBMM’deki vazifesine başlayamayan milletvekili Can Atalay’ın hukuksal labirente dönüşen durumu olabilir mi?

Hatay halkının oylarıyla milletvekili seçilen Can Atalay, bilindiği üzere, cezaevinde. Daha önce de onun durumunda bulunan iki kişi, milletvekili seçilince Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıyla cezaevinden çıkartılarak, yasama faaliyetinin aksamaması böylelikle sağlanmıştı.

Reklam

Can Atalay cezaevinde ama TBMM’den seçildiğine dair mazbatası var. Maaşı aylardır banka hesabına yatıyor ve kendisinin seçtiği üç danışman da TBMM’de ona ayrılan odada çalışmalarını sürdürüyor.

Yalnızca milletvekili, görevinden oluyor.

“Oluversin” diyenlere hatırlatmak isterim: TBMM’de, gündem olan bahislerin, yasalar, ikili ve çoklu antlaşmalar ve uluslararası sözleşmelerin  oylanması gerekiyor. Evet, iktidarın Meclis’te çoğunluğu varfakat her oylamada her milletvekili bulunmayabiliyor ve birtakım bahisler bazen tek oy farkıyla geçebildiği gibi reddedilebiliyor da.

Yani?

Tek bir oyun bile kıymet taşıdığı bir mekan TBMM ve orada bir milletvekilinin tutuklu olduğu için bulunamaması, Meclis faaliyetlerini sakatlayıcı bir tesire sahip.

Neden bu duruma gelindiği belli: Anayasaya göre kararları bütün kurumları ve bireyleri bağlayıcı olan (m. 153) ve mahkemeler arasında bir ihtilaf çıktığında onun kararının geçerli olacağı tekrar anayasaya göre (m. 158) kayda bağlanmış bulunan AYM ile yerel mahkeme ve Yargıtay arasında ihtilaf var.

AYM’nin verdiği “Serbest bırakılsın” kararını davayı görmüş olan alt mahkeme uygulamıyor ve Yargıtay’a gönderiyor, Yargıtay da AYM kararlarının uygulanmaması ve serbest bırakma kararını veren yargıçların cezalandırılması gerektiğine dair görüş açıklıyor.

Hem de bir değil birkaç defa.

Üyelerin cezalandırılması için suç duyurusunda da bulundu Yargıtay dairesi…

[Cumhurbaşkanı, TBMM başkanı ve bakanlar ile birlikte yüksek mahkemelerin yargıçları ile HSK üyelerini de yargılama yetkisi, anayasaya göre (m. 146) AYM’ye aittir. Suç duyurusu ciddiye alınacak olursa, 15 üyeli mahkemenin ilk Can Atalay kararına imza atmış dokuz üyesini hangi mahkeme yargılayacak? AYM doğal olarak. İyi de, AYM en az 10 üye ile toplanabiliyor.] 

Yargıtay ve yerel mahkeme, anayasayı ihlal suçu işlemeyi göze alarak, AYM’yi dinlemiyor, bunu anladık. Pekala ya, üyeleri tek tek ‘anayasaya bağlılık’ yemini ederek göreve başlamış olan TBMM neden duruma müdahil olmuyor?

Daha önce durumdaki iki milletvekili için müdahalede bulunulduğu halde?

MHP lideri Devlet Bahçeli bu hususta taraf; AYM’ye şiddetle karşı ve kararlarının dinlenmemesi konusunda Yargıtay ve yerel mahkemeyle aynı safta. Daha da ilerisi, AYM’nin kapatılması gerektiğine de inanıyor Devlet Bahçeli.

Acaba dünkü görüşmede, şayet bu husus gündeme geldiyse, Cumhur İttifakı içerisinde paydaşlık ilgisi bulunan AK Parti’nin genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bu kesin inancı istikametinde tutum alması konusunu açmış olabilir mi Bahçeli?

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, ondan gelen telkini TBMM başkanı Numan Kurtulmuş’a bildiri etmiş midir?

Ihhh, sanmam. Daha doğrusu inanmak istemiyorum.

Bir an için o denli oldu diyelim, görevi içinden çıktığı parti kümesini değil bütün Meclis’i temsil etmek olan TBMM başkanı Kurtulmuş ne yapar?

Yoksa, Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de göreve başlarken ettiği ‘anayasaya bağlılık’ yeminini hatırlayıp MHP başkanına gereken karşılığı vermiş, o vermese bile TBMM başkanı kendisine iletilen görüşe bir karşı duruş sergilemiş midir?

Zincirleme sorumluluk ağı içerisinde yer alanlardan, tersine davranışın anayasa karşısında kendisini ne duruma düşüreceğini hesap eden biri ya da birileri, umarım çıkar. Süreci bu umutla takip ediyorum.

Umutla yaşamaya devam ediyorum, ama…

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.