Fehmi Koru: Erdoğan partisinin kuruluş yıldönümünde konuştu, iktisatla ilgili sözlerine itirazım var

Fehmi Koru*
Son 22 yıl boyunca yapılan seçimlerde partisini hep önde çıkarmış, kısa süre önce yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde de seçmenlerin yarıdan fazlasının oyunu almayı başararak üçüncü sefer cumhurbaşkanı seçilmiş bir siyasetçinin sözlerine itiraz etmenin hiç de makul olmadığını ben de biliyorum elbette.
Üstelik o sözler partisinin 22. kuruluş yıldönümünde sarf edilmişse…
Ancak yeniden de kendimi tutamıyorum.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün AK Parti’nin kuruluş yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada şu tabirleri sarf etti:
“Küresel krizlerin ülkemize tesirlerinden kaynaklanan hayat pahalılığının son periyotta milletimizi bunalttığının farkındayız. Tekrar biz bunu çözeceğiz.”
Hayat pahalılığı global krizlerin tesirlerinden kaynaklanıyormuş…
Bunun milleti bunalttığının farkındalarmış…
Sorunu yeniden kendileri çözeceklermiş…
Kusura bakılmasınfakat her üç cümlecik de gerçekleri tam yansıtmıyor.
Her şeyden önce milleti bunaltan bizdeki ekonomik problemlerin global gelişmelerden etkilendiği doğru değil. Evet, ABD başta olmak üzere öbür ülkelerin ekonomilerinde de daha önce pek görülmedik sapmalar yaşanıyor. Enflasyon bir tek bizi sarsmadı. Lakin onlarda yaşananla bizde yaşananı boyut olarak mukayese etmek mümkün olmadığı gibi, onlarda var olan hayat pahalılığının bize fazla bir tesiri de bulunmuyor.
Enflasyonlarında birkaç puanlık bir yükselme oldu kimi ülkelerde ve çoğu aldıkları önlemlerle daha yükselmesini durdurdukları, kimileri enflasyonu aşağıya indirmeyi de başardı.
Bizdeki hayat pahalılığı dünya ekonomileri arasında bir istisna. Hayatın halk için harikulade pahalı hale geldiği üç ülkeden biriyiz.
Sebebi de dışarıdan etkilenme değil; ekonomiyi etkileyen her şey içerideki yanlışlıklardan kaynaklanıyor. Hayatı pahalı hale getiren enflasyonla mücadele edecek yerde onu daha da azdıran pek çok karar alındığı biliniyor.
“Faiz sebep, enflasyon sonuç” savından Mehmet Şimşek’i iktisattan sorumlu bakan atamakla vazgeçilmiş olmadı mı? Herkesi yarı yarıya yoksullaştıran pahalılık işte o teze dayalı siyasetlerden ötürü.
Kriz diğerlerinde değil bizde var ve krizi dış kaynaklı göstermeye çalışmak gerçeği yansıtmıyor.
Ekonomide yaşanan ve kendisini hayat pahalılığı olarak dışa vuran krizin milleti bunalttığının farkında olunduğu iddiası da gerçeklerle pek örtüşmüyor.
Farkında olunsa, herhalde bu, iktidar çevreni içerisinde yer alanların hal ve davranışlarından da belli olurdu.
Peki bu türlü bir farkındalık o etrafta kendisini belli ediyor mu?
Tam bilakis, en fazla tasarruf yapması gerekenler güya millet buhranda değilmişcesine hayatlarını sürdürüyorlar.
Makam araçlarının satışa çıkartıldığı, Çankaya Köşkü’nde gereksiz odaların elektriklerinin kapatıldığı periyotlar hatırlıyorum.
İsrafın boyutları o periyotlarda bu kadardı zira.
[Seçim günü -14 Mayıs 2023’te- dolar 20 TL’nin biraz altındaydı, şimdilerde 27 TL’nin üzerinde. Akaryakıt o gün 19.56 TL idi, dün gece gelen 1.80 TL artırımla Ankara’da 36.60 TL oldu.]
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Farkındayız” demesini durumun şu sıralarda farkına varıldığı ve bundan sonra devlette tasarrufa riayet edileceği vaadi olarak algılamak mümkün.
Öyle olduğuna sahiden inanmak istiyorum.
“Sorunu yeniden biz çözeriz” cümleciği ise konuşmanın en problemli kısmı.
Bununla kast edilen, iktisadın idaresine Mehmet Şimşek’in, Merkez Bankası’nın başına Hafize Gaye Erkan’ın getirilmesiyle başlayan yeni devirde alınacak önlemlerle hayat pahalılığının önüne geçileceği ise, Şimşek-Erkan ikilisi bile bu türlü bir savın sahibi değil.
Ekonomi yalnız ekonomik kararlarla düzelecek bir uğraş alanı değil. İktisadın ihtiyacı olan kaynakların gelebilmesi için daha pek çok alanda var olan yanlışlıklardan vazgeçilmesi gerekiyor. Şeffaflık, hesap verilebilirlik yanında yargının yeniden güvenilirliğe kavuşturulması da kaide.
O alanlarda herhangi bir ışık görülüyor mu?
Cevabının ne olduğu ortada bu sorunun.
En başta söyledim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmaya itirazı hiç istemezdim ama ne yapayım, birilerinin de bunu söylemesi gerekiyor.
*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.