“Acaba ABD liderine İsrail basınında çıkan Gazze bahisli haberleri aktarıyorlar mıdır?”

Fehmi Koru*
Dün Hıristiyanlar için yılın en çok önemli günüydü, Noel’di. Çoklukla, her yıl, dindarı-dine lakayt olanı kiliseleri doldurur, birtakımı meskenlerinin önüne yeni doğan İsa’yı annesiyle birlikte sembolize eden heykeller yerleştirir, sokaklarda müzik grupları topluca ilahiler seslendirirdi…
Hz. İsa nerede doğdu?
Filistin’de. Onların Bethlehem, bizim Beytüllahim dediğimiz İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria kasabasında doğdu Hz. İsa. Her yıl bu vakitler dünyanın dört tarafından Hıristiyanlar kendileri için kutsal günü orada geçirmek için yola çıkarlar…
Bu yıl?
Ürdün Kralı’nın eşi Rania al-Abdullah’ın bildirdiğine göre, bu yıl Beytüllahim kenti ıssız. Kentin Hıristiyan halkı, Gazze’de yaşananlar yüzünden, her türlü kutlamadan vazgeçmişler. “Ne yürüyüş yapıldı, ne çarşı-pazar kuruldu, ne de ışıklandırılmış çam ağaçlarıyla ortalık aydınlatıldı” diyor Kraliçe Rania.
Hz. İsa’nın vaftiz edildiği Ürdün’de yaşayan Hıristiyanlar da kutlama yapmıyorlarmış…
Gazze’de de Hıristiyan Filistinliler var, onların kutlama yapabilecekleri bir durum zati yok; lakin ölenlerine ağlayabilirler…
Hıristiyanlığın neşet ettiği toprakların büyük kısmı İsrail işgali altında; dünyanın her tarafında yaşayan Hıristiyanlar ise, hiç değilse Batılı ülkelerin yönetim kademelerinde yer alanlar, onların başına geleni önemsemez manzarası veriyorlar.
Eminim Joe Biden dün kiliseye gitmiştir. Sanki oradayken, o sıralarda kendisinden yürek bulan Netanyahu’nun, onayıyla İsrail’e gönderilen ağır-hafif silahlar, uçaklar ve helikopterlerle, kadın-erkek, çocuk-yaşlı ayırt etmeksizin, aralarında Hıristiyanların da bulunduğu Filistinliler üzerine bombalar yağdırdığı aklının ucundan geçmiş midir?
Ölü sayısı Gazze’de çoktan 20 bini geçti. Ölenlerin üçte birinden fazlası çocuk.
New York Times (NYT) gazetesini her sabah okuma alışkanlığı bulunan Biden Perşembe günü orada yayımlanan bayağı uzun bir araştırmayı görmemiş olamaz.
İsrail, Gazze’ye başlattığı askeri harekatın en başından itibaren, hedeflerinin sadece Hamas mensupları olduğunu, onlarla alakası bulunmayan Gazzelilerin güneye doğru hareketlenmesini, orasının kendileri için inançlı bölge olacağını duyurmuştu; hakikaten o duyuru sonrası güneye doğru hareketlenmeler görüldü.
Araştırmaya göre, İsrail, inançlı bölge ilan ettiği Gazze şeridinin güneyi üzerine, elindeki en güçlü, en tahrip edici bombaları yağdırmış bulunuyor…
Hem de en az 200 defa…
Biden NYT’ın bu araştırmasını okuyarak gitti kiliseye; sanki azıcık olsun kendini sorgulama ihtiyacı duymuş olabilir mi?
Acaba ABD liderine İsrail basınında çıkan Gazze bahisli haberleri aktarıyorlar mıdır?
Yalnızca üzerlerine bomba yağdırıp yahut sokaklarda karşılarına çıkana ateş açarak Filistinli öldürmekle yetinmiyor İsrail ordusu, konutlarına ve işyerlerine girerek, sıradan insanları gözaltına alıyor, mahpusa de atıyor.
İsrail gazetesi Haaretz’den öğrendiğimize göre, her hafta Pazar ve Salı günleri, İsrail askerleri, Filistinlileri tuttukları hapishanelere giriyor, ellerini kelepçeleyip copluyorlarmış. Haftada iki defa. 7 Ekimden bu yana dört mahpus azapta hayatını kaybetmiş.
Gazze şeridinde yüzlerce Filistinli mahpus, günün 24 saati, gözleri bağlı ve kelepçeli olarak tutuluyormuş. 7 Ekim günü, İsrail askerleri, hiçbir cürümleri olmadığı halde, 4 binden fazla Gazzeli emekçiyi tutuklamış. Onları insanlık dışı muamelelere maruz bırakmaktaymış. İçeriden alınan bilgiye göre, çıplak tutulan ve bu halleri fotoğraflanan mahpuslar da varmış. O emekçilerden ikisi mahpusta ölmüş.
Gazze’de açlığın ve susuzluğun kol gezdiği ajanslara da yansıdı.
Giora Eiland -önünde Korgeneral olduğu detayı var, muhtemelen emeklidir- evvelce Gazze’de salgın hastalık yaygınlaştırmayı öğütlüyormuş, şimdilerde açlığa mahkum etmekle yetinmeyi daha uygun buluyor.
Yair Golan isimli solcu bir partinin genel başkanı, Yedioth Ahronoth gazetesine, “Onları açlığa mahkum etmeliyiz; bu zati meşrudur” demecini vermiş…
Onların açlığa mahkum etme programı uygulanıyor aslında.
Lider seviyesinde Gazze’ye ve Gazzelilere bakış Netanyahu velerinden farklı olmayan Batı ülkelerinde, gençler tam aksine hal alıyorlar.
Washington Post gazetesinin aktardığı bir kamuoyu araştırmasına göre, Amerikan vatandaşlarının yaşlılar ve gençleri arasında Filistin konusuna yaklaşım düzgünce ayrışmaya başlamış.
18-29 yaş kümesindeki gençler büyük çoğunluğuyla Filistinlilere sempati duyuyorlar ABD’de.
Ara önümüzdeki günlerde daha da açılacaktır.
Önemli mi?
Elbette önemli; baksanıza Biden ve ona bakarak hizaya giren Batılı liderler, hafif tertip ayak sürümeye başladılar.
*Bu yazı fehmikor.com adresinden motamot alınmıştır.