Fotomaç Gazetesi yazarı Hakkı Yalçın, Süper Lig’deki hakem idaresiyle ilgili flaş sözler kullandı. Güç istikrarlarının sahada değil masa başlarında değiştirildiği bir düzen oluşturulduğunu belirten Yalçın, birtakım hakemlerin meslektek elini eteğini çekmesi gerektiğini ifade etti. İşte o yazı…

Futbolda adaletin sihirli lambadan çıkmasını bekliyoruz. Oyun içinde oyunları seyrederken, futbolumuzun değer kaybını yalnızca izlenme oranlarında ve parada arıyoruz.
Adaleti, asaleti ve zarafeti reddederken! Verilen ve verilmeyen penaltılardan, gösterilen ve gösterilmeyen kartlardan kimse rahatsız olmuyor.
Bir pozisyon deyip geçmeyin bir pozisyonda neler saklı. Rizespor-Galatasaray maçında Abdülkerim’e yapıldığı farz edilen sıradan harekete faul verip sarı kart gösteren hakem, Galatasaray’ın attığı golde Abdülkerim’in “duble faulüne” devam diyorsa, kimi hakemlerin görüşlerdeki netlik düdüklerindeki mertlik bozuk demektir.
Pendikspor maçında Ferdi Kadıoğlu’na neden penaltı verilmediğini sorgulamak yerine, o hakemin hala misyonuna devam ettirilmesi problemin özünü saklayamaz! Şüphesiz her maça hakem lazımfakat kimilerinin meslekten elini eteğini çekmesi lazım. Kirli tencereye uymak için yuvarlanan kapakları hiçbir su paklayamaz çünkü!
Fenerbahçe’nin 3 Temmuz operasyonunu hatırlayın. Güç istikrarlarının sahada değil masa başlarında değiştirildiği bir düzen oluşturuldu ve hala devam ediyor. Bir kulübün onca taarruzun ortasında tek başına bırakılması bile çok şeyin sebebiydi. Yeraltından çalışmanın ve bel altı vurmanın geçerli olduğu dünya kurulduktan sonra çok şeylerimizi kaybettik ve aramıyoruz.
Bizler haksızlığa karşı durma taraftarıyız! Futbolun içinde doğru adamların var olmasından yanayız, her türlü kirin içindeki entrika uzmanlarının “temiz” gösterilme eforundan değil. İnsanlık borsasında ciğeri beş para etmeyen adamlar tahminen dolar içinde yüzecektirfakat başları ömür uzunluğu eğik kalacaktır.
Öte yandan tek göz odalı konutlarda bir leğenin içinde yıkanırken gözüne sabun kaçmasın diye annelerine başını eğen çocuklar, o başlarını büyüyünce hiçbir zaman eğmediler.
Kim kazanırsa onu alkışladılar. Asli görevi tanıtım olan sponsorların kendilerini gizlediği diğer bir ülke yeryüzünde yoksa, ikinci lig ekiplerinden Tuzlaspor’un bilet fiyatlarının 21 bin lira olmasından “kuşku duyulmuyorsa” futbolun marka değerini yükseltmek kimsenin harcı değil. Haftalar ilerledikçe, adaletle buluşmak için istenilen randevular verilmeyecekse, oyun içinde oyunları izleyeceğiz demektir.
Bunun bedeli de çocuklarla ve büyüyen nefretle ödenecektir. Zira mana boşluklarını insani hislerle dolduranların yerini her türlü kuralda cebini dolduranlar aldı ihanet baki kaldı.
Kötülüğün aynasına bakıp saçlarını tarayanlarla, pak olduğu halde suçlanıp adalet arayanlar arasında çelişkilerle yüklüdür bu ülke. Eski yöneticiler, eski gazeteciler ve eski hakemler geliyor gözümün önüne; asaletse asalet adaletse adaletti. Bir defa konuşurlartopluma ayna olurdu telaffuzları.
O vakitler futbol sanat yerine geçerdi, gözyaşı kanalları temizdi meslek onuru diye bir gerçeğimiz vardı, katıksız uygulanırdı. Bizim yazdıklarımız kimseyi ilgilendirmiyor olabilirfakat gizlenen sponsorlar, kara para aklayanlar ve günahlarını palavraları bile saklayanlar bizleri ilgilendiriyor.
Burada insanların adil olduğu bir dünya yok diye, adalet herkese eşit uzaklıkta değil diye bizlerin de hak arama çalışmalarını aksatmaya hakkımız yok. Bizim çocuklarımıza borcumuz var.fakat ne büyük utançtır ki, bizim düşünmeyenler epey yazdığımız o mektuplar yalnızca sahibini ilgilendirecektir.