DOLAR
46,1569
EURO
53,3294
ALTIN
5.980,41
BIST
13.744,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İBB davasında Fatoş Pınar Türker’in ifadesinin ardından “çıplak arama” tartışması: Mevzuatta bunun yeri yok, bu cinsel işkencedir

Tutuklu İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in İBB davasındaki savunmasında Vatan Emniyet’teki “çıplak arama” iddiaları hakkında ÇHD’li avukat Yağmur Kavak “Mevzuatta bunun yeri yok. Teknik olarak polis üzerinize dokunabilir ama …

İBB davasında Fatoş Pınar Türker’in ifadesinin ardından “çıplak arama” tartışması: Mevzuatta bunun yeri yok, bu cinsel işkencedir
11.06.2026 01:20
0
A+
A-

Tutuklu İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in İBB davasındaki savunmasında Vatan Emniyet’teki “çıplak arama” iddiaları hakkında ÇHD’li avukat Yağmur Kavak “Mevzuatta bunun yeri yok. Teknik olarak polis üzerinize dokunabilir ama kıyafetinizin üstünden. Bunun dışında ekstra bir kıyafet çıkartma durumu ya da vajinaya yönelik bir arama yapılamaz. Bu durumu cinsel işkence olarak da tanımlamamız mümkün” ifadelerini kullandı. Çıplak arama iddiaları üzerine yapılan suç duyurularından çok nadir sonuç aldıklarını belirten Kavak, “Ya soruşturma ve kovuşturmalar yürütülmüyor ya da yürütülen kovuşturmalarda caydırıcı cezalar verilmiyor” dedi.

İBB Davası’nda savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet’teki “çıplak arama” iddiaları hakkında, “Eldiven giyen bir polis ‘üstünü çıkar’ dedi, çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. ‘Cinsel organını aç’ dedi, ‘arkanı dön-eğil’ dedi. (Kadın izleyicilere dönerek) Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum” diye konuştu. Türker’in açıklamaları gündem olurken polislerin nasıl arama yapacağı tartışmalara neden oldu.

Konu hakkında konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği’nden avukat Yağmur Kavak şöyle dedi:

“Vajinaya yönelik bir arama yapılamaz”

“Aslında ters kelepçe tartışmalarındaki tartışmaya çok benzer buradaki durum. Gözaltı ve yakalama sırasında ya da suçüstü hâlinde kişilerin üstü gerektiği durumlarda aranabiliyor tabii ki ama bu kaba üst araması şeklinde olabiliyor. Fatoş Hanım’ın avukatı olmadığım için mahkemede anlattığı kadarını biliyorum tabii.

Boğaziçi zamanında, 2020’de Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde de çok görmüştük. 19 Mart sürecinde de çok gördük. Yani bu meselenin kendisi aslında çıplak aramanın kendisi. Bir kişinin üstünün soyulması, çamaşırlarının çıkarılması, eğil-kalk hareketlerinin yaptırılmasının ulusasl ve uluslararası hukukta hiçbir karşılığı yok. Kıyafet çıkarttırmanın da bir karşılığı yok.

Yani kaba üst araması yapılır. Cebinde bir şey varsa belki o bulunur. Teknik olarak polis üzerinize dokunabilir ama kıyafetinizin üstünden. Bunun dışında ekstra bir kıyafet çıkartma durumu ya da vajinaya yönelik bir arama yapılamaz.”

“Bu durumun işkence ve kötü muamele olduğu net”

Yaşananların AİHM ve Anayasa tarafından “işkence” olarak tanımlandığını belirten Kavak sözlerine şöyle devam etti:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de çıplak arama üzerine çok kararı var. Mevzuatta hiçbir yeri yok aslında. Bu durumun işkence ve kötü muamele olduğu net. Bu duruma maruz kalmamanız için de haklarınız İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesiyle, Anayasa’nın da 17. maddesiyle korunuyor. Kişinin vücut bütünlüğüne ve insanlık onuruna aykırı bir muamele tamamıyla engelliyor bu maddeler. O yüzden işkence olarak tanımlamamız, hatta cinsel işkence olarak da tanımlamamız mümkün.”

“Yapılan suç duyurularında takipsizlik kararları alıyoruz”

“İşkence” durumlarında yaptıkları suç duyurularının genellikle cevapsız kaldığını belirten Kavak, şu ifadeleri kullandı:

“İşkenceye yönelik epey bir şikâyetimiz ve davamız oldu. Bırakın ceza almayı ya da işkence suçundan iddianame yazılmasını direkt takipsizlik kararları alıyoruz savcılıklarda.

19 Mart sürecinde yaptığım iki suç duyurusunda bir tanesinin itirazı kabul edildi çünkü müvekkilin gözünde yüzde 80 görme kaybı vardı. Buna bile soruşturmaya yer yok kararı vermişlerdi. Sonra bölge idare mahkemesine itiraz edince o itiraz kabul edildi.

Hatırlayabildiğim bir başka olay da bir gezi anmasıyla ilgiliydi. Müvekkillerimiz güvenlik şubede bir odaya kapatılmıştı ve fiziksel şiddete maruz kalmışlardı. Biz buna da işkenceden iddianame düzenleyebildik. 6 ya da 7 polis satır yanlış hatırlamıyorsam şu anda işkenceden yargılanıyor. Davası da Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Buralardan çıkan kararlarda çok küçük cezalar veriliyor.”

“Ya soruşturma ve kovuşturmalar yürütülmüyor ya da yürütülen kovuşturmalarda caydırıcı cezalar verilmiyor”

Berkin Elvan’ı öldüren polis memurunun hukukî süreci hakkında konuşan Kavak, şöyle dedi:

“Berkin Elvan’ın ölmesine sebep olan polis memuru Fatih Dalgalı’nın olası kastla öldürmeden. cezası onandı. Kendisi yargılama sürecinde görevinin başındaydı. O yüzden de ya soruşturma ve kovuşturmalar yürütülmüyor ya da yürütülen kovuşturmalarda işkence ve kötü muamele yönünden caydırıcı cezalar verilmiyor. Bu yönüyle de sistematik olarak yargı içinde bir probleminiz ve bir kavgamız var.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.