İlhan Cihaner: Limana gidilecekfakat gemi su alıyor CHP’nin Kaptan Köşkü bunu görmeli

CHP eski milletvekili ve ‘Gelecek için Biz’ hareketinin kurucusu İlhan Cihaner, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun “Gemiyi limana sağlam götürmek kaptanın görevidir” sözlerine ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede; “Gemi su alıyor, her şeyden önce bunu görmeleri lazım. Kaptan köşkündekiler, su alan yerleri tıkayabilmek için geminin en altında, sintine bölgesinde itiraz edenlerin sözlerine kulak vermeli” dedi.
Eski CHP’li Cihaner, seçim hezimeti sonrası Kılıçdaroğlu’nun verdiği mesajları eleştirdi. Radyo Sputnik’te Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuşan Cihaner, “Sonuçta gemiyi tamir edecekler olanlar da aşağıdakiler. Bu yapılırsa CHP’nin Türkiye’nin geleceğinde pozitif olarak var olacağı kanaatindeyim ve umudum da var.” tabirlerini kullandı
İlhan Cihaner’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:
“Kazanmak için sağ siyasetlere mahkum olmak kabul edilemez. Önüne hangi tezle giderseniz gidin, seçmenin değişmeyeceği algısına dayalı bir yaklaşım siyaset yapmayı imkansız hale getiriyor. Bunun öteki ucundaki siyaset en uç seviyede zati denendi, on yıldır deneniyor. Artık ne yapılabilir? Laiklik tartışmaları görmezden gelindi, sağın ne kadar eski ve sol düşmanı figürü varsa kahramanlaştırıldı ve takımlar onlardan oluşturuldu. Demek ki bu yoldan gitmenin CHP’ye oy artışı sağlamayacağını bir defa tespit ettik. Bunu hala nasıl söyleyebiliyorlar bilmiyorum. “CHP değişti, artık eski CHP değil“ diye bilhassa AK Parti’den kopmuş, muhafazakar ve siyasal İslamcılar CHP’yi ne kadar alkışlamışlardı. Geldiğimiz noktada CHP oyunu arttıramadı. O zaman bir de bizim dediğimize kulak verin, bir de bunu deneyelim değil, bir siyasi partide siyasi örgütlenmede olması gereken temel varlık nedenini ortaya koyuyoruz. Parti kendisini ideolojik ve programatik olarak tanımlamak zorunda. Bu parti sosyal demokrat parti midir? Tabi ki o denli olmalıdır.
İlk cinste sığınmacılara farklı bir şekilde yaklaştık, ikinci tıpta neredeyse aşırı sağcı lisan kullandık. Avrupa’da siyaset yapsa tahminen yasaklanma riskiyle karşı karşıya kalabilecek bir söylemi kullandık. Kayyum siyasetlerinin devam ettirileceği yaklaşım ortaya konuldu. Bu siyaseten intihar manasına gelir ki intihar da ettik. Sosyal demokrat olmayı bir kenara bırakın demokrat bir parti kayyum siyasetlerini savunabilir mi? Süleyman Soylu, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan HDP belediyelerinden rahatsızım dedi ben de iki gün içerisinde hepsine el koydum’ dedi. Bunu neresinde hukuk var? Erdoğan emir vermiş, Soylu gereğini yapmış.
CHP’ye bir şekilde vaziyet etmiş parti seçkinleri, ara kademe yönetici ve oy verenler arasında çoğu zaman belli boyutta bir makas olurfakat CHP’nin ve bizim, CHP’de siyaset yapmamızı, umutla mücadele etmemizi sağlayan şey CHP’nin tabanı. Taban, ideolojik tavra çok daha yatkın ama bir bakıyorsunuz oradan farklı bir karar çıkıyor. Bu ayrışmalar epeyce yapay ayrışmalar. Genel başkan seçim döneminde, ‘CHP’li ülkücüler’ dedi. CHP’nin tabanında partiden ayrılacak, partiyi zaafa uğratacak bir yapı yok ki. Bunu üst seviyede yaparsanız organik olmayan bir bölünme ve zayıflamaya yol açarsınız. İdeolojik netleşmeyi ve programatik netleşmeyi koyarsanız CHP çok güçlü bir şekilde yoluna devam eder. İlk cinste genel liderin sığınmacılar konusunda yayınlamış olduğu video ayakları yere basan, toplumun dertlerini da anlayan bir yaklaşımdı ama sonrada “Hepsini göndereceğiz nokta” denildi. Bu seçmenin de oy verecek olan seçmenin kafasını karıştıran ve doğal olmayan bir yaklaşımdı. CHP’nin dinamiklerinin bir istikrar aşamasında olduğunuelitler arasında bir pazarlık ögesi haline dönüştürülürse bölünmeye yol açabileceği derdini taşırım. Bunun da Türkiye demokrasisi için iyi olmayacağı kanaatindeyim.
Umutsuz hayat olmazboş bir optimistlik de olmaması lazım. Umut şayet uğraşla, sorumluluk almayla beslenmezse sonu daha büyük yıkıma ve hayal kırıklığına dönüşür.’’