İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilciliği, UAEA’nın raporuna ilişkin yazılı açıklama yayımladı

İran, tüm nükleer faaliyetlerinin ve gereçlerinin Uluslararası Atom Gücü Ajansına (UAEA) tam olarak beyan edildiğini, doğrulandığını ve UAEA’nın “bildirilmemiş materyaller” argümanının İsrail tarafından sağlanan “yanlış ve uydurma” bilgilere dayandığını savundu.
İran’ın yarı resmi ajansı Tesnim’in haberine göre, İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilciliği, UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi’nin, Ajansın Yönetim Konseyine sunduğu rapora ilişkin yazılı açıklama yayımladı.
UAEA’nın İran’daki doğrulama faaliyetlerini yürütmesini sağlamak için İran’ın her türlü çabayı gösterdiği ifade edilen açıklamada, Tahran idaresinin, Kapsamlı Güvenlik Kontrolü Mutabakatı çerçevesindeki taahhütlerini yerine getirmeye kararlı olduğu belirtildi.
Açıklamada, İran’ın tüm nükleer faaliyetlerinin ve gereçlerinin UAEA’ya tam olarak beyan edildiği ve doğrulandığı savunuldu.
Ajansa bildirilmediği söylenen 3 lokasyonda nükleer bulguların tespit edilmesi ve Tahran idaresinin UAEA’ya istenilen seviyede açıklama yapmadığına ilişkin bilgilerin doğru olmadığı savunulan açıklamada şu sözlere yer verildi:
“Birçok kere UAEA’ya açıklandığı benzeri İran’da beyan edilmemiş nükleer gereç yoktur ve Ajansın kelamda 3 lokasyon iddiası, uzun müddettir zincirleme palavra geçmişine sahip olan gayrimeşru İsrail rejimi tarafından sağlanan yanlış ve uydurma bilgilere dayanmaktadır.”
Açıklamada, UAEA’dan doğrulama faaliyetleri hakkında “profesyonellik ve gerçeklik unsurlarına dayalı” olarak rapor vermesinin beklendiği kaydedildi.
UAEA, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin 31 Mayıs’ta açıklanan 3 aylık raporunda, İran’ın Fordo yeraltı nükleer tesisinde tespit edilen yüzde 83,7 oranında zenginleştirilmiş uranyum parçacıkları ve Abadeh kenti yakınlarındaki Marivan bölgesinde bulunan bir tesisteki nükleer bulgulara ilişkin uyuşmazlığın tahlile kavuşturulduğunu bildirmişti.
Buna karşılık Ajansa bildirilmeyen 3 noktada nükleer bulguların tespit edilmesine ilişkin Tahran idaresinin teknik seviyede kâfi açıklamayı yapmadığı aktarılmıştı