DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İstanbul Barosu’ndan Bakan Gürlek’e ‘yapay zeka ile dilekçe’ tepkisi: Avukatsız yargılama, adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir

İstanbul Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Adalet Bakanlığının suç tiplerine özgü yeni daire başkanlıkları kurması ve yine yurttaşlara avukatlık hizmeti vereceklerini belirtmesi esasen ‘yargının siyasallaşması’ durumunun giderek ‘siyasetin …

İstanbul Barosu’ndan Bakan Gürlek’e ‘yapay zeka ile dilekçe’ tepkisi: Avukatsız yargılama, adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir
25.04.2026 17:40
0
A+
A-

İstanbul Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Adalet Bakanlığının suç tiplerine özgü yeni daire başkanlıkları kurması ve yine yurttaşlara avukatlık hizmeti vereceklerini belirtmesi esasen ‘yargının siyasallaşması’ durumunun giderek ‘siyasetin yargısallaşması’na evrildiğinin açık bir göstergesidir” denildi.

Adalet Bakanlığı bünyesinde, uyuşturucudan terör suçlarına kadar ayrı suç tiplerine özgülenmiş yeni daire başkanlıkları kurulacağının açıklanmasının ardından İstanbul Barosu konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Yargısal faaliyetler bakanlık eliyle yürütülemez” başlığı altında yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi.

“Adalet Bakanlığı bünyesinde, uyuşturucudan terör suçlarına kadar ayrı suç tiplerine özgülenmiş yeni daire başkanlıkları kurulacağının açıklanmasının hemen ardından dün de Adalet Bakanı, geliştirdikleri yeni bir uygulama sayesinde artık vatandaşların yapay zeka desteğiyle, avukata gerek olmadan kendi dava dilekçelerini hazırlayabileceklerini belirtti. Hukuki meselelerde mütalaa vermek, dava etmek, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakları düzenlemek yetkisi Avukatlık Kanunu uyarınca münhasıran baro levhasına kayıtlı avukatlara aittir. Bu hizmetlerin gerek Adalet Bakanlığı gerekse de başkaca kişi veya kurumlar eliyle verilmesi kanunen yasaktır. Kaldı ki yapay zeka desteğiyle hukukçu olmayan kişilere yapılacak yardımın nitelikli bir savunma hizmeti sunması mümkün olmayıp, yurttaşların hukuki hak ve menfaatlerini zedeleyeceği açıktır.

“Avukatsız yargılama, adil yargılanma hakkının açık bir ihlali sonucunu doğurmaktadır”

Avukatlık hizmeti almak için maddi durumu yeterli olmayan yurttaşlar açısından çözüm, avukatın yerini yapay zeka ile ikame etmeye çalışmak değil, sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak avukatlık hizmetine erişimi arttıracak Adli Yardım ve CMK uygulaması ile zorunlu avukatlığın kapsamını ve kapasitesini genişletmektir. Avukatsız yargılama, adil yargılanma hakkının açık bir ihlali sonucunu doğurmaktadır. Gerek AİHM’nin 6. maddeyle ilgili içtihatlarında, gerekse BM CEDAW Komitesinin 2017 tarihli 35 nolu Genel Tavsiye Kararı’nda, adil yargılanma hakkı için ücretsiz adli yardım hizmeti tek başına yeterli görülmemekte, aynı zamanda nitelikli hukuki destek sağlanmasının önemi vurgulanmaktadır. Adalet Bakanlığının suç tiplerine özgü yeni daire başkanlıkları kurması ve yine yurttaşlara avukatlık hizmeti vereceklerini belirtmesi esasen ‘yargının siyasallaşması’ durumunun giderek ‘siyasetin yargısallaşması’na evrildiğinin açık bir göstergesidir. Uzun yıllardır kamuoyunda tartışılan yargının siyasi iktidar tarafından bir araç olarak kullanılması durumu, Adalet Bakanlığının bizzat savcılık faaliyeti yürütmesi ve avukatlık hizmeti vermeye dönük çalışmalar yapmasıyla artık kendisini bir yargısal kurum olarak da görmeye başladığını ve 2017 Anayasa değişikliği ile idari bir makam olarak kurgulanan bakanlığın güdümünde ‘yargısallaştığını’ göstermektedir.

“Savunmanın özgürlüğünü ve bağımsızlığını korumaya ısrarla devam edeceğiz”

Sav, savunma ve hüküm üçlüsünü kendi bağrında toplamaya çalışan tek kişi iktidarı ve idari ajanlarının; hem politika belirleyici olması, hem yasama faaliyetlerine müdahale etmesi hem de yargısal süreçlerin tarafı ve yönlendiricisi olması kuvvetler ayrılığı ilkesini de tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bilinmelidir ki; yargı ancak her üç sacayağının birbirinden ayrı ve bağımsız bir konumda olmasıyla yürütülebilir. Sav-savunma diyalektiği olmaksızın yargısal faaliyet yürütülemez. İstanbul Barosu olarak, sav-savunma ve hükmün idari birim olarak tasarlanan bakanlığın güdümünde toplanmasına izin vermeyecek, savunmanın özgürlüğünü ve bağımsızlığını korumaya ısrarla devam edeceğiz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.