DOLAR
45,1846
EURO
52,9954
ALTIN
6.703,28
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kandilli Müdürü Özener: Bulunduğunuz yeri terk etmek değil, depreme hazır hale getirmek lazım

Kandilli Müdürü Özener: Bulunduğunuz yeri terk etmek değil, zelzeleye hazır hale getirmek lazım

Kandilli Müdürü Özener: Bulunduğunuz yeri terk etmek değil, depreme hazır hale getirmek lazım
09.08.2023 11:20
57
A+
A-

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Sarsıntı Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, son günlerdeki sarsıntı tartışmalarını değerlendirdi. Özener, “Deprem olmaz denilen Konya’da bile sarsıntı oluyor. Onun için bulunduğunuz yeri terk etmek değil, bulunduğunuz yeri sarsıntıya hazır hale getirmek lazım. Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlanması lazım ve zelzele güvenlikli konutlarda oturuyor olmamız lazım” dedi. Özener, “Türkiye Afet Müdahale Planı’ndan, Kent Risk Azaltma Planı’na ve Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’na geçtik. Yani zelzele olduktan sonra müdahale etmektense zelzeleden önce riskleri azaltma yönünde teşebbüslerimiz var. Tüm Türkiye için, 81 kent için, AFAD tarafından yapılan çalışmalar var. Yapılacak işler belli aslında. Çok Önemli olan yetkili ve sorumlu kuruluşların yapılacak planlamaları harfiyen uygulayıp riskleri azaltması” diye konuştu.

Bilim insanlarından muhtemel Marmara sarsıntısıyla ilgili arka arda açıklama ve ikazlar gelirken, Prof. Dr. Celal Şengör’ün beklenen büyük Marmara sarsıntısı sonrası İstanbul’da yaşanacaklara ilişkin ortaya attığı görüşler, gözlerin bir defa daha mega kente çevrilmesine yol açtı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Zelzele Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, beklenen Marmara zelzelesi hakkında son gelişmeleri değerlendirdi.

“Marmara’da her yıl ortalama 900 civarı sarsıntı oluyor”

6 Ağustos’ta Marmara Denizi’nde olan 3.6 büyüklüğündeki zelzelesi, Marmara’nın olağan sismik aktivitesi olarak değerlendiren Özener, “Ülkemizin bir zelzele bölgesi olduğu gerçeği hepimiz tarafından biliniyor. Marmara’ya baktığımız zaman, Kandilli Rasathanesi Zelzele Araştırma Enstitüsü kayıtlarına baktığımız zaman, esasen Marmara’da her yıl ortalama 900 civarı sarsıntı oluyor. Bu sarsıntıların bir kısmı da 4’ten büyük sarsıntılar. Şu ana kadar eski yıllara baktığımız zaman, yılda ortalama 4-5 tane 4’ün üzerinde zelzele oluyor. Yani Marmara Bölgesini de zelzele aktivitesinin olduğu bir yer olarak düşünürsek, olan 3.6’lık sarsıntısında aslında Marmara’nın olağan sismik aktivitesine bağlayabiliriz. ama bu şu demek değildir. ‘Bu 3.6’lık sarsıntı büyük bir zelzelesi tetikleyecek’ bunu söyleme şansımız yok ama bunu söylerken de ‘Marmara’da 7’den büyük sarsıntı olmayacaktır’ demek de doğru değil. Bundan Ötürü olan sarsıntılar, Marmara’nın olağan sismik aktivitesi. Birçok bilim beşerinin kabul ettiği gibi Marmara Denizi içerisinde olabilecek büyük bir sarsıntı beklentisi bütün bilim insanlarında var ama çoğu zaman olduğu gibi şunu belirtmek istiyorum. Bunula ilgili bir zaman söyleme şansımız yok” dedi.

“Fay çizgisinin denizden geçmesi bir avantaj”

Siyaset üstü bir eylem olması gereken kentsel dönüşümün, öncelik sırasına göre süratlice tamamlanması gerektiğini vurgulayan Haluk Özener, “İstanbul’a 15-18 kilometre uzaklıktan geçen fay çizgileri var. Bu da bilinmeyen bir şey değil, bir avantaj olarak nitelendirilebilir. Yani Türkiye’nin birçok yerinden, kentlerin içinden fay geçerken Marmara Denizinin içinden geçen bir faydan bahsediyoruz. O da en yakın yerleşim alanına 15-18 kilometre uzaklık var. Tabii ki bu bir avantaj olarak kabul edilebilir. Faya ne kadar yakınsanız, tabanınız ne kadar kötü bir yerse daha fazla etkileniyorsunuz. Binanızın yapısı, binanızın kalitesi burada çok etkiliyor. Bundan Ötürü birçok farklı parametreye bağlı. Yeriniz sağlamsa, faydan uzaktaysanız, binanız sağlamsa doğal olarak daha az etkileneceksiniz” tabirini kullandı..

“Deprem olmaz denilen yerlerde bile sarsıntı oluyor”

Türkiye’de zelzele kaygısıyla il değiştirmenin anlamsız olduğunu söyleyen Özener, “Tabii herkesin ferdî görüşü, şahsî değerlendirmesi farklı bu hususta yorum yapmak çok doğru olmaz. ama her insanın endişe eşiği ya da tasa eşiği farklı olabiliyor. ama şu gerçeği bilmek lazım, ülkemizin neredeyse tamamına yakını zelzele kırılganlığı taşıyor. Yani zelzeleden etkilenebilecek, sarsıntı tehlikesi olan bir yerden bahsediyoruz. Kimine göre yüzde 80’i, kimine göre yüzde 90’ıfakat dediğim benzeri Türkiye’de 500’e yakın canlı fay bulunmakta. Herkesin çok sağlam olarak gözlediği, Anadolu’nun ortası Konya’da bile, zelzele olmaz denilen yerlerde bile sarsıntı oluyor. Etkin canlı faylar, haritada gözüken faylar olduğui örtülü fay dediğimiz fizikî olarak yerde tespit edilemeyen zelzele üretebilen faylar var. Bulunduğunuz yeri terk etmek değil, bence sarsıntıya hazırlıklı olmak lazım. Bundan Ötürü sağlam binalar, kentsel dönüşümün hızlanması ve zelzele inançlı konutlarda oturuyor olmamız, yalnızca konutlar değil tabii ki iş yerlerimizin, kamu binalarımızın çok çok sağlam olması lazım” diye konuştu.

“Afet risk planına geçtik”

Prof. Dr. Celal Şengör’ün zelzele sonrası İstanbul’da bir kaos ortamı oluşacağı iddialarının sorulması üzerine Özener, “Kişiler üzerinden gitmeyelimedindiğimiz deneyimlerden gideyim. 6 Şubat sarsıntıları, 17 Ağustos zelzelesi bizim için çok çok önemli bir göstergeydi. 6 Şubat sarsıntılarında aslında 11 farklı ili etkileyen sarsıntılardan bahsediyoruz. Aslında peş peşe olan iki tane 7’nin üzerinde sarsıntılar, bunun bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Bu deneyimlerden de ders çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Bundan Ötürü yaşadıklarımızdan ders çıkarırsak geleceğe daha iyi bakabiliriz. Ümit ediyorum ders çıkarabiliyoruzdur. Türkiye Afet Müdahale Planı’ndan (TAMP), Kent Risk Azaltma Planı’na (İRAP) ve Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’na (TARAP) geçtik. Yani zelzele olduktan sonra müdahale etmektense zelzeleden önce riskleri azaltma yönünde teşebbüslerimiz var. Tüm Türkiye, 81 kent için, İçişleri Bakanlığı AFAD tarafından yapılan çalışmalar var. Yapılacak işler belli aslında. Çok Önemli olan yetkili ve sorumlu kuruluşların yapılacak planlamaları harfiyen uygulayıp riskleri azaltması gerekiyor. Riskler azaltıldığı zaman sarsıntıdan sonraki süreçlerde çok çok rahat edebilecek duruma geleceğiz” dedi.

Ne olmuştu?

Prof. Dr. Celal Şengör, mümkün sarsıntı nedeniyle İstanbul’dan taşınacağı gazeteci Fatih Altaylı’ya anlatmıştı. “Depremden sonra İstanbul’un ne hale geleceğini biliyorum” diyen Şengör, “Çünkü zelzeleden sonra İstanbul’un ne hale geleceğini biliyorum. Tabii ki, bütün İstanbul yerle bir olmayacak. Mustafa Erdik 8 bin binanın akordeon gibi olacağını söylüyordu. Bu sayı galiba daha fazla olacak. 60-70 bin bina tamamen çökmese de yıkılacak. Kurtarma çalışmaları için sokaklara girilemeyecek. Kente giren çıkan yolların çok önemli bir kısmı kullanılamaz hale gelecek, ortaya çıkacak kaos ortamında sağ kalanlar da günlerce tahminen haftalarca bloke olacak”  ifadelerini kullanmıştı.

Prof. Dr. Celal Şengör’ün zelzele bundan ötürü İstanbul’dan taşınacağını açıklamasını uzmanlar nasıl değerlendirdi?

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.