Kılıçdaroğlu’nun “Ben adayım” demesinden evvelki Almanya seyahatinde “Biz izin vermiyoruz, çekilme” diyen danışman var mıydı?

Fehmi Koru*
CHP kurultayı geride kaldı, seçilen yeni genel başkan bugün mazbatasını alıp eski liderin koltuğunu kendisine teslim etmesini bekliyor.
Devir-teslim olmalı ki, CHP’de değişim sürecinin başladığı daha iyi görülebilsin.
Kurultay’da ortaya çıkan sonuç, CHP’ye ve bilhassa Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın gazetecilerin beklemedikleri bir gelişmeydi. O denli olduğu anlaşılıyor. İsimlerini ekranları izleyenlerin benden daha iyi bilecekleri bu gazeteciler, anladığım kadarıyla, son ana kadar -hatta ilk sandık sonucunu öğrendikleri halde- Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekilmemesini savunmuşlar.
Yalnız ekranlarda da değil, ilk sonuç aleyhine çıkınca çekilmek istediğinde Kılıçdaroğlu’nun yüzüne karşı…
Biri, “Kavga ede ede kaybedelim, çekilmeyelim” demiş…
Belli ki, kendisini bu aklı verecek kadar Kılıçdaroğlu’ya yakın biliyor…
Bir oburu, gizlice çekilen o âna ait görüntülerde uzun uzunluğu ve gür sesiyle çok daha besbelli olduğu için birkaç gündür tartışma gündeminin merkezinde…
O da, Kılıçdaroğlu’na, “Çekilmeyin, biz izin vermiyoruz” diye bağırıyormuş…
Dikkat ettiyseniz bu gazeteci arkadaşlar cümlelerini “Yapalım, edelim” ya da “Biz” diye başlayarak kuruyorlar…
Sonuç?
Kılıçdaroğlu kendisine o aklı verenleri dinledi ve ikinci çeşitte da aday olarak kaldı.
İki aday arasında ilk çeşitte az bir fark vardı, ikinci çeşitte Özgür Özel rakibinden 276 oy fazla alarak CHP’ye genel başkan seçilmeyi başardı.
“Çekilmeyin, biz izin vermiyoruz” diye bağıran İmambakır Üküş isimli uzun uzunluklu, gür sesli kişinin ismini daha önce hiç işitmemiştim. Galiba CHP mahfillerinde bilinen biriymiş. Kurultay konuşmasında, Özgür Özel’ın “Zafer Partisi önderiyle pazarlık ederken bizler yoktuk, bir danışmanı vardı” diye sözünü ettiği danışman o imiş…
Hakkında bilgi edinmek için sarf ettiğim gayretlerim bir işe yaramadı. Tek bulduğum, eski ismi Twitter olan X platformundaki hesabı oldu.
“Mücadelem halkçı-devrimci CHP” diyerek orada kendisini tanıtıyor İmambakır Üküş…
Kurultay günü attığı X mesajı değişik:
“Öl, ikrar verme…
“Öl ikrarından dönme…
“Dün de bugün de yarın da birlikte yol yürüyeceğiz.”
X bildirisinde da ‘biz’ vurgusu var; “Yürüyeceğiz” demesi o vurgu…
Yönettiği internet sitesini aşan bir topluluk kimliği olduğu anlaşılıyor…
‘İkrar’ kavramının değer taşıdığı bir kimlik…
Kılıçdaroğlu’nun tam adaylıktan geri çekilecekken tutumunu değiştirmesini getiren de, Üküş’ün temsil ettiği kimliğe verdiği değerden olmalı.
İddiaya göre, Kılıçdaroğlu’nun ‘seçilebilecek aday’ olup olmadığı yolundaki tartışmalar sırasında, kamuoyu yoklamaları rakip aday karşısında şansı olmadığını yeterlice gösterir ve birtakım diğer isimlerin kazanabileceği konuşulurken, onun “Hayır, aday ben olacağım” ısrarını sürdürmesi ve bunun için ‘6’lı masa’yı yıkmayı bile göze almasının gerisinde da…
Evet, tekrar İmambakır Üküş varmış…
Bu bilgileri sağdan-soldan derleyip kişi hakkında biraz fikir sahibi olunca bende bir merak uyandı.
Adaylığı şimdi başına tam koymadığının düşünüldüğü günlerde, ne için olduğu bugün bile bilinmez bir dizi yurtdışı seyahate çıkmıştı Kılıçdaroğlu. [Sebebin bilinmediğini, Özgür Özel’in kurultay konuşmasında o seyahatleri de sorgulamasından çıkardım.]
Son gezisi Almanya’ya idi.
Hatta, onun Almanya’ya ayak bastığı gün, CHP’nin İstanbul büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun siyasi yasaklı haline gelebileceği davanın duruşması vardı ve verilen reaksiyonlar üzerine Kılıçdaroğlu palas pandıras geriye dönmüştü.
İşte o seyahatte danışmanı İmambakır Üküş yanında mıydı, merakındayım.
O son seyahate kadar Kılıçdaroğlu aday olmayabileceği yolunda da iletiler veriyorken, Almanya’dan sonra kesin kararlı hale geldiği fark edilmişti CHP liderinin…
Özgür Özel, genel başkanlık koltuğuna oturduğunda, İmambakır Üküş‘ün temsil ettiği düşünülen kitleyle ilişkileri nasıl yürütecek?
Neyse.
Kurultay geride kaldı kalmasına ama işte görüyorsunuz artçı sarsıntıları devam ediyor…
*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.