DOLAR
45,3554
EURO
53,4060
ALTIN
6.840,41
BIST
15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Mehmet Altan yazdı | Basın tarihi: Takrir-i Sükun’dan etki ajanlığına…

En temelli sansür kilidi şu anda “herkes sussun, susmayan casustur” maddesiyle devreye girecek. Bir devletin ve ülkenin intiharını canlı yayında seyretmişi olacağız. Ve bu günleri ilerde yazacak olanlar “özgürlüğü katlettiler” diye yazacaklar

Mehmet Altan yazdı | Basın tarihi: Takrir-i Sükun’dan etki ajanlığına…
13.11.2024 13:40
5
A+
A-

Basın tarihi trenine binmiş 14-15 sene öncesinde dolanırken, “Etki ajanlığı” yasa tasarısının bu hafta Meclis Genel Heyetine geldiğini gördüm.

Bu, “ifade ve basın özgürlüğünün” sonudur.

Anayasal bir ciddiyetle söylersek, Anayasa’nın 26 ve 28. Unsurlarının maddeyle ilgaya kalkışılmasıdır.

* * *

İşin vahameti, siyasal iktidarın “etki ajanlığı” konusunda NATO Toplantısında diğer, TBMM’de öteki duruş sergilemesidir.

Murat Yetkin’in kaleminden okuyalım:

“NATO Parlamenterler Asamblesi 27 Mayıs’ta Bulgaristan’ın başşehri Sofya’da toplandı.

Önceki Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu başkanlığındaki TBMM Türkiye NATO-PA Grubu da bu toplantıya katıldı. Toplantı sonunda konuşulanları karara bağlayan 490 Sayılı deklarasyon, Türkiye Grubunun oylarıyla kabul edildi.

Bu bildirgenin 12’inci hususunda, NATO’ya üyelik başvurusu yapan Gürcistan’ın yakınlarda tesir ajanlığı suçunu maddelere eklemesi konusunda bakın ne denmiş:

> [NATO] Gürcistan’ın demokrasisini, bağımsızlığını, egemenlik ve toprak bütünlüğü ile Avrupa ve Avrupa-Atlantik gayelerini güçlü şekilde desteklemekle birlikte, ülkedeki demokrasinin güçlendirilmesi ve NATO ve AB gayelerine aksi düşen ‘dış nüfuzun şeffaflığı’ ismi verilen maddeden derin kaygı duymakta ve Gürcü yetkililere bu maddeyi Gürcistan demokrasisine daha fazla zarar vermeden geri çekme davetinde bulunmaktadır.

Etki ajanlığı tartışmasında bir tutarsızlık örneği olan bu maddeyi itirazsız kabul eden Türkiye Grubu üyeleri arasında kimler mi var Çavuşoğlu’ndan diğer?

Örneğin, evvelki Gençlik ve Spor Bakanı, AK Partili Mehmet Kasapoğlu var,

MHP milletvekilleri Mevlüt Karakaya, Kâmil Aydın var; bütün heyeti saymayayım.”

Gürcistan halkına özgürlük, kendi halkına baskı mı?

* * *

Sanal ansiklopedide “Türkiye’de sansür” unsuruna hiç baktınız mı?

“Türkiye’de sansür, hükûmetin siyasi ve toplumsal münasebetlerle klasik medya, internet ve sosyal medya üzerinde uygulanan yasaklar ve sansür uygulamalarını işaret eden ifade.

Günümüzde sansür genellikle Türklüğe hakaret sayılan kanun unsuru ve siyasi aşırılığı ifade eden yazılı ya da kelamlı beyanları sınırlayan maddelerden kaynaklanmaktadır. Tekrar Türkiye, Sınır Tanımayan Gazetecilerin 2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 155. sırada yer almakta ve gazeteciler özelinde ‘dünyanın en büyük cezaevi’ olarak anılmaktadır.

Sınır Tanımayan Gazeteciler bu ithamın nedenini, baskıcı kanunlar, geniş ve muğlak yasal düzenlemeler ve paranoyak yargı olarak açıklamakta ve tahlil olarak terörle mücadele yasasının ve diğer kanun hususlarının tamamen gözden geçirilmesini önermektedir.”

* * *

Osmanlı kısmını ve İttihat ve Terakki kısmını atlayıp, Cumhuriyet devrine gelince de “Takrir-i Sükûn Dönemi” başlığına rastlıyorsunuz:

“Cumhuriyetin ilk iki yılında özgür bir basın ortamı oluşmuşsa da Şeyh Said İsyanı’nın çıkmasıyla çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisini devreden çıkararak bakanlar konseyinin yaptırım gücü elde etmesini sağlamıştır.

 Kanunun çıkmasıyla bütün muhalif gazeteler kapatılarak Velid Ebüzziya, Ahmet Emin, Eşref Edip, Suphi Nuri, Fevzi Lütfi, İsmail Müştak gibi periyodun önde gelen gazetecileri İstiklâl Mahkemelerinde yargılanmışlardır.

Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’e çektikleri özür ve af telgrafları sonucunda beraat eden gazetecilerden Ahmet Emin lakin 1936’da Atatürk’ten aldığı özel izin ile mesleğe dönebilmiştir.

 Aynı devirde hükûmeti desteklemelerine ve Pir Said İsyanının İngiltere teşvikiyle çıkarıldığını yönünde yayımlar yapmalarına rağmen Türkiye Komünist Partisi‘nin yayınları da yasaklanmış, komünist gazeteciler çeşitli hapis cezalarına çarptırılmışlardır.”

***

Takrir-i Sükun ile ilgili çok yazdım.

O baskı ve sansür ruhu hep dolandı buralarda, hep var oldu.

Şimdi Cumhuriyet döneminin neo-takrir-i sükûn yasası kapıda…

Yetkin hukukçular felaketin boyutunu saydamlaştırıyor:

“….yasal teminatları etkisiz kılacak ve hepimizi birer “etki ajanı” yapabilecek yasa teklifinin kuruldan geçmiş olmasına ne demeli?

TCK’da ‘Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk’ başlığı altında 326. unsurdan 339. hususa kadar 14 unsurda devletin güvenliğine, iç ve dış siyasal faydasına aykırı eylemler tek tek sayılarak cezaları belirlenmiş aslında.

Ama şu anda TCK 339/A unsuru ekleyecekler. Bu maddede “ne yaparsanız suç işlemiş olacağınız” belli değil.

Neyin suç olduğu da bilhassa belirtilmemiş.

Kanunlar öngörülebilir, bilinir, belli olmak zorundadır. Suça mevzu eylem ve cezası hiçbir kıyasa izin vermeyecek şekilde kanunda yer almalıdır. Anayasa da TCK da bunu emreder, keza kozmik hukukta da böyledir.

Bu yasa teklifi devlet güvenliği münasebeti ile yasalaşırsa, devlet gücü karşısında bu ülke insanlarının temel hak ve özgürlükleri daha korunaksız, müdahaleye daha açık hale gelecektir.

Devlet ‘güvende’ ama insanlar ve hakları teminatsız, korunaksız…”

***

Basın tarihi bir sansür tarihi gibi…

Ama en esaslı sansür kiliti şimdi “herkes sussun, susmayan casustur” yasasıyla devreye girecek.

Bir devletin ve ülkenin intiharını canlı yayında seyretmiş olacağız.

Ve bu günleri ilerde yazacak olanlar “özgürlüğü katlettiler” diye yazacaklar.


P24’ten alınmıştır.
ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.