DOLAR
45,9026
EURO
53,3712
ALTIN
6.589,46
BIST
13.697,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Ozan Güven’i mekandan kovan avukat Kardelen Başak o anları anlattı: “Bana ‘hodri medyan’ dedi”

Mustafa Hoş’la Yol Arkadaşı’nın bugünkü konukları Avukat Kardelen Başak, Hukukçu Turgut Candan ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın oldu.

Ozan Güven’i mekandan kovan avukat Kardelen Başak o anları anlattı: “Bana ‘hodri medyan’ dedi”
01.06.2026 20:00
0
A+
A-

Oyuncu Ozan Güven’in bir mekandan kovulmasına öncülük eden Avukat Kardelen Başak, olayın tüm ayrıntılarını canlı yayında anlattı. Hukukçu Turgut Candan ise ‘CHP, kongre yapmadan seçime girebilir mi?’ sorusunu yanıtladı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise CHP’de yaşanan son gelişmeleri canlı yayında aktardı.

‘Ozan Güven bana ‘hodri meydan’ dedi’

Avukat Kardelen Başak şunları söyledi:

Çekimlerin yapıldığından özel olarak haberimiz yoktu. Kamuoyunda herhangi bir kamuyo açık bir şey yaşandığında tabii ki bunun kaydedilebiliyor olduğu düşüncesine vakıfız. Onanmış bir suçun, failinin bizim güvenli adama olarak adettiğimiz kadınlarla, LGBT’lerle, queerlerle bir arada ve tacizden, şiddetten uzak olarak, arındırılmış olarak tercih ettiğimiz, birlikte eğlenebildiğimiz, birlikte sohbet edebildiğimiz alanlardan bu failleri uzak tutmak gibi toplumsal bir refleksi. Kendisinin buraya gelesi tutmuş Mehmet Aslantuğ ile birlikte. Bizden sonra geldi, bizim de haberimiz olduğu noktada kendisi hakkında bir şey yapmamız gerektiği kanaatindeydik feministler olarak, kadınlar olarak. Bu protestoyu bu kadar kitleselleştirmeden evvel, kendisi masada olmadığı sırada Mehmet Aslantuva’dan bizzat gidip eğer mekanı terk etmezlerse, güvenli alanlarımızı terk etmezlerse bunun kitlesel bir protestoya dönüşeceğini ve eğer bilmesini istemiyorlarsa, tırnak içerisinde kendilerinin bize söylediği gibi tablarının kaçmasını istemiyorlarsa mekanı derhal terk etmeleri gerektiğini. Yaklaşık 15-20 dakikalık bir konuşma esnasında söyledim. Fakat kendisi Ozan Güven’i ikna edemediğini, kalkmak istemediğini, ret çektiğini söyledi. Daha sonra Ozan Güven masaya geldi, kendisine az evvel Mehmet Aslantuva ile de konuştuğumu ve eğer gitmezlerse kitlesel bir protesto başlayacağını söyledim.Kendisi de bana dedi ki, hodri meydan. Ben de o sırada diğer feminist arkadaşlarımla birlikte kendisinin masasının oradaydım ve yalnızca mekandakilere, arkadaşlar merhaba, iyi akşamlar, aramızda bir şiddet faili var, kendisini aramızda barındırmak istemiyoruz, destekliyor musunuz diye sordum. Bütün mekan, mekanın çoğu kendisinin dışarı çıkması, çıkarılması için protestoda bulundu.Alkışlar ve sloganlar eşliğinde protestolarda bulunduk. Çok uzun bir süre mekanı terk etmeyi reddetti. Bunun üzerine protestomuzu gayet kendini bir çembere alarak kadınlarla sürdürdük, yakın bir markaja çembere aldık, çıkması gerektiğini söyledik. Son derece demokratik olan protesto hakkımızı kullandık. Ünlülerden tutun, dünya üzerindeki siyasetçilere, Trump’a, diğerlerine uygulandığı gibi biz protesto hakkımızı kullandık demokratik olarak, herhangi bir şiddet içermeyen. Fakat bu şiddet içermeyen, yalnızca sloganlar ve alkışlarla olan protestomuz, sanki Ozan Güven bu durumun mağduru ve asıl şiddeti gören olmuşçasına servis edildi medyada. Kendisi ünlü olmak için bunu yaptığı eleştirileri açısından sordum bunu. Katılıyorum, çok ünlü oldum, teşekkür ederim. Ünlü olmak için yaptım bütün bunları. Buna gerçekten oturup ciddi bir cevap verebilecek bir yerde değilim. Ben hayatımda insan hakları ve kadın hakları mücadelesine adamış bir avukat ve siyaset bilimciyim.

‘Devlet aklı hukukun üzerinde mi?’

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise CHP’de yaşanan son gelişmeleri şu sözlerle aktardı:

Yeni bir dünya biçimleniyor, yeni bir Orta Doğu biçimleniyor. Orta Doğu’da da hayırsever monarşilerle memleketi yönetmeye, bölgeyi yönetmeye çalışıyorlar. Bölge valiliği sistemleri oluşturdular neredeyse. Ne diyor bölge valisi? Diyor ki biz Arap Baharı’yla oralara demokrasi getirmeye çalıştık ama oralar demokrasiden anlamıyorlar. Hayırsever monarşiler buralar için en iyisidir diyor. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı emperyalizmin işine gelmiyor demektir. Devlet aklı denilen şey milletin aklıyla ne ölçüde ters düşebilir? Ve eğer ters düşmesine rağmen tırnak içerisinde devlet aklı galebe geliyor ise, galebe çalıyor ise o takdirde seçimlerin ve demokrasinin anlamı nedir? Yani siz bir şeyler yapacaksınız. Sonra da diyeceksiniz ki bir müesses nizam ve bununla çatışan bir Cumhuriyet Halk Partisi dolayısıyla bir reflektif olarak devlet aklı buna müdahale etti. Ya devlet aklı hukuk mu üstünde? Devlet aklı demokrasinin mi üstünde? Eğer orta yerde bir devlet aklı varsa bu Türkiye’yi anayasasında yazılı şekilde layık demokratik sosyal hukuk devleti kurum ve kurallarıyla bu koşulların yerleşmesi için gayret etmesi lazım. Ya değilse ben 102 yıllık partiyi mutlak putlamla işlemez hale getireceğim. Organlarını ben atacağım. Cumhurbaşkanı adayını kimin olamayacağını kimin olabileceğine ben karar vereceğim. mHatta muhalefet partilisinin genel başkanının kim olacağına da ben karar vereceğim. İlave bir adım daha atayım mı? Seçimlere kimin girip kimin giremeyeceğine de ben karar vereceğim. Sizin de yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Teslim olun çünkü bu bir devlet aklıdır diyor ise birisi. Hani bu akla benim uymam, bizim uymamız. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil kendisini demokrat olarak hisseden ama o demokrasinin ikinci sıfatını milliyetçi muhafazakar, sosyal demokrasi, sosyalist her neyse neyle doldurması gerekiyorsa onunla dolduran hiç kimsenin kabul edebileceği bir şey değildir. Hiç kimsenin de yukarıdan yukarıdan konuşmasına teslim olacak halimiz yok.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.