Çekimlerin yapıldığından özel olarak haberimiz yoktu. Kamuoyunda herhangi bir kamuyo açık bir şey yaşandığında tabii ki bunun kaydedilebiliyor olduğu düşüncesine vakıfız. Onanmış bir suçun, failinin bizim güvenli adama olarak adettiğimiz kadınlarla, LGBT’lerle, queerlerle bir arada ve tacizden, şiddetten uzak olarak, arındırılmış olarak tercih ettiğimiz, birlikte eğlenebildiğimiz, birlikte sohbet edebildiğimiz alanlardan bu failleri uzak tutmak gibi toplumsal bir refleksi. Kendisinin buraya gelesi tutmuş Mehmet Aslantuğ ile birlikte. Bizden sonra geldi, bizim de haberimiz olduğu noktada kendisi hakkında bir şey yapmamız gerektiği kanaatindeydik feministler olarak, kadınlar olarak. Bu protestoyu bu kadar kitleselleştirmeden evvel, kendisi masada olmadığı sırada Mehmet Aslantuva’dan bizzat gidip eğer mekanı terk etmezlerse, güvenli alanlarımızı terk etmezlerse bunun kitlesel bir protestoya dönüşeceğini ve eğer bilmesini istemiyorlarsa, tırnak içerisinde kendilerinin bize söylediği gibi tablarının kaçmasını istemiyorlarsa mekanı derhal terk etmeleri gerektiğini. Yaklaşık 15-20 dakikalık bir konuşma esnasında söyledim. Fakat kendisi Ozan Güven’i ikna edemediğini, kalkmak istemediğini, ret çektiğini söyledi. Daha sonra Ozan Güven masaya geldi, kendisine az evvel Mehmet Aslantuva ile de konuştuğumu ve eğer gitmezlerse kitlesel bir protesto başlayacağını söyledim.Kendisi de bana dedi ki, hodri meydan. Ben de o sırada diğer feminist arkadaşlarımla birlikte kendisinin masasının oradaydım ve yalnızca mekandakilere, arkadaşlar merhaba, iyi akşamlar, aramızda bir şiddet faili var, kendisini aramızda barındırmak istemiyoruz, destekliyor musunuz diye sordum. Bütün mekan, mekanın çoğu kendisinin dışarı çıkması, çıkarılması için protestoda bulundu.Alkışlar ve sloganlar eşliğinde protestolarda bulunduk. Çok uzun bir süre mekanı terk etmeyi reddetti. Bunun üzerine protestomuzu gayet kendini bir çembere alarak kadınlarla sürdürdük, yakın bir markaja çembere aldık, çıkması gerektiğini söyledik. Son derece demokratik olan protesto hakkımızı kullandık. Ünlülerden tutun, dünya üzerindeki siyasetçilere, Trump’a, diğerlerine uygulandığı gibi biz protesto hakkımızı kullandık demokratik olarak, herhangi bir şiddet içermeyen. Fakat bu şiddet içermeyen, yalnızca sloganlar ve alkışlarla olan protestomuz, sanki Ozan Güven bu durumun mağduru ve asıl şiddeti gören olmuşçasına servis edildi medyada. Kendisi ünlü olmak için bunu yaptığı eleştirileri açısından sordum bunu. Katılıyorum, çok ünlü oldum, teşekkür ederim. Ünlü olmak için yaptım bütün bunları. Buna gerçekten oturup ciddi bir cevap verebilecek bir yerde değilim. Ben hayatımda insan hakları ve kadın hakları mücadelesine adamış bir avukat ve siyaset bilimciyim.