Ankara’da taban maaş, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve mülakatsız atama talepleriyle günlerdir eylemde olan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, maruz kaldıkları polis müdahalesini ve süresiz açlık grevini anlattı. Sendikanın Antalya İl …

Ankara’da taban maaş, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve mülakatsız atama talepleriyle günlerdir eylemde olan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, maruz kaldıkları polis müdahalesini ve süresiz açlık grevini anlattı. Sendikanın Antalya İl Temsilcisi Mehmet Akif Karaca, “Buradan ya ölerek çıkacağız ya da haklarımızı alarak” dedi. Müdahale sırasında darbedilerek bayılan öğretmen Evin Turgut ise kendinden geçtiği sırada polislerin “Ölecek başımıza kalacak” diye bağırdığını anlattı.
“Yüzüme gaz sıktılar, polis ‘ölecek başımıza kalacak’ diye bağırdı”
“Çok az olmamıza rağmen kalkanlarıyla ve kalkanların altından tekmeleyerek bizi dövdüler, darp ettiler. Göğsüme kalkanla vurdular ve yüzüme doğru üç defa gaz sıktılar. Nefesim kesilip bayıldım. Bir süre polisler üzerimize basmaya devam etti. Bir kadın polis fark etti beni, dilimi yutuyormuşum. Ve şeyi hatırlıyorum polis bağırıyordu, ‘amirim ambulans çağırın, nabzı çok düşük nefes alamıyor, ölecek başımıza kalacak’ diye.”
Ambulansın çok geç geldiğini, biber gazına rağmen yüzüne kolonya sürüldüğünü ve ardından gözaltına alındığını söyleyen Turgut, hastanedeki detaylı muayenesinde vücudunda çok sayıda zedelenme ve morluk tespit edildiğini ifade etti.
“Biz buradan ya ölerek çıkacağız, eriyerek çıkacağız ya da meşru taleplerimizi alarak çıkacağız”
Sendikanın Antalya İl Temsilcisi Mehmet Akif Karaca ise 2014 yılında dönemin müsteşarı, şimdiki Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin döneminde taban maaş güvencesinin bilinçli bir şekilde kaldırıldığını ve eğitimin piyasalaştırıldığını kaydetti. Patronlara alan açılmasıyla öğretmenlerin güvencesiz, 10 aylık sözleşmelere mahkûm edildiğini belirten Karaca, süresiz açlık grevi eylemine ilişkin şunları söyledi:
“Bizim iş bırakma gibi bir eylemi örebilme kapasitemiz maalesef yok, yasal zemini oluşturmamışsın. Biz buradan ya ölerek çıkacağız, eriyerek çıkacağız ya da bu haklı, meşru taleplerimizi alarak çıkacağız. Bizim başka hiçbir düşüncemiz yok. O masaya gelecekler, bizim taleplerimizi dinleyecekler. Bir çözüm bulunacak, iki kere iki dört; bunun başka yolu yok.”
“Sanki karşılarında düşmanları varmışçasına saldırdılar”
Sendika üyesi İnci Gürkan da Ankara’daki eylemlerin 14 Haziran’dan bu yana sürdüğünü belirterek, polisin tutumunu “insanlık dışı” olarak nitelendirdi. Gürkan, “Binamızın içine kadar girdiler. Sanki karşılarında böyle düşmanları varmışçasına saldırdılar. Fenalaşan arkadaşlarımıza belli bir süre sağlık ekiplerinin müdahale etmesine izin vermediler” dedi.
Özel eğitim kurumlarında öğrenci ve velilerin “müşteri”, öğretmenlerin ise sırtından para kazanılan bir araç olarak görüldüğünü dile getiren Gürkan, “Bütün Türkiye kamuoyu bu meseleyi sahiplenmişken hala okul ziyaretlerinde eğitim güzellemeleri yapıyorlar. Yusuf Tekin bunları görmüyor değil, ısrarla kulak kabartmıyor” ifadelerini kullandı.