Refah Sınır Kapısı neden önemli?

ABD Başkanı Biden ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Gazze ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın insani yardımların geçişine açılması için anlaştı. Refah Sınır Kapısı, Gazze için ne gibi bir kıymete sahip?
Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) vardığı anlaşma sonrasında, Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın acil insani yardımların geçişişine açılması için çalışmalar devam ediyor. AFP‘nin görgü şahitlerine dayanarak aktardığına göre, yardım tırlarının Mısır’dan Gazze Şeridi’ne geçebilmesi için yollarda tamir çalışmaları yapılıyor. Mısır güvenlik etraflarından edinilen bilgilere göre, bölgeye ilk yardımın Cuma günü ulaşması bekleniyor.
Refah Sınır Kapısı’nın açılması nasıl sağlandı?
ABD Başkanı Joe Biden’ın Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi ile Çarşamba günü yaptığı görüşme sonrasında, ABD Mısır’ın Gazze’ye gönderilecek insani yardımlar için Refah Sınır Kapısı’nı açmayı kabul ettiğini duyurdu.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Ahmed Fehmi de Biden’ın açıklamalarını doğruladı, fakat tırların Gazze’ye geçiş tarihi hakkında bir bilgi vermedi. Beyaz Saray ise Refah’tan yardımların önümüzdeki günlerde geçmesini umduklarını belirtti.
ABD ve Mısır’ın açıklamaları öncesinde İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ofisi, İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyinde yaşayan ya da bölgeye tahliye edilmiş sivillere sırf besin, su ve ilaç gönderildiği sürece Mısır’dan geçecek insani yardımları engellemeyeceğini duyurmuştu. Netanyahu’nun ofisi, yardımların Avrupa Birliği (AB) ile ABD’nin terör örgütleri listesindeki Hamas’a ulaşmamasını kural koşmuştu.
Mısır, Refah Sınır Kapısı’nı neden kapatmıştı?
Radikal İslamcı Hamas örgütünün 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği atakların akabinde İsrail ile Hamas arasında başlayan çatışmalarda, İsrail’in Refah Sınır Kapısı’nın Gazze tarafını 9 ve 10 Ekim’de üç defa bombalaması üzerine 10 Ekim’de Mısırlı yetkililer sınır kapısını kapatma kararı almıştı.
Refah Sınır Kapısı Gazze Şeridi için neden önemli?
Mısır ve Gazze Şeridi’ni birbirine bağlayan Refah Sınır Kapısı, yaklaşık 2,4 milyon Filistinli’nin yaşadığı Gazze Şeridi’ne İsrail dışından yardımların ulaşabileceği tek yol. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah Sınır Kapısı, bölgedeki üç çıkış noktasından biri. Bölgedeki Erez ve Kerem Şalom sınır kapıları ise Gazze Şeridi ve İsrail’i bağlıyor. İki sınır kapısı da kapalı durumda.
Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği ve bin 400’den fazla İsrailli’nin hayatını kaybettiği ataklarından sonra İsrail, Gazze Şeridi’ne topyekûn abluka uygulamaya başlamış, bölgede elektrik, yakıt ve besin tedariği kesilmişti.
Birleşmiş Milletler (BM) ve çeşitli uluslararası insani yardım kuruluşları, Gazze’ye uygulanan ablukanın hafifletilmesi ve bölgeye su, besin, yakıt ve ilaç tedariğine izin verilmesi için günlerdir İsrail’e davette bulunuyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün kıdemli araştırmacılarından Amr Magdi de İsrailli yetkililere Gazze’nin elektrik, su, internet, yakıt ve besin tedariğini kesme kararını geri çekmeleri daveti yapıyor.
DW’ye konuşan Magdi, “Hayati yardım ve hizmetlerin kesilmesi, Gazze’deki sivil nüfusu topluca cezalandırmak manasına gelir ve bu daha fazla can kaybına yol açar. Bir savaş formülü olarak açlığa mahkûm etmek yasaktır” diyor.
İsrail’in Gazze’ye uyguladığı abluka, Refah Sınır Kapısı’nı bölgeye gelecek yardımlar ve bölgeden inançlı çıkışlar için çok önemli hâle getiriyor. Gazze’de bulunan yabancı ülke pasaportuna sahip bireyler, Refah Sınır Kapısı’ndan çıkarak bölgeyi inançlı bir şekilde terk etmeyi umuyor. Kahire ise sınır kapısından Gazze’ye yardımların girişine öncelik verileceğini söylüyor.
BM’ye göre 7 Ekim’de başlayan şiddet olayları öncesinde, Refah Sınır Kapısı’ndan her gün 100’e yakın yardım tırı Gazze’ye giriyordu. BM, sınır kapısının açılması halinde Gazze’ye günde asgarî 100 yardım tırının girmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Mısırlı yetkililer, bugün itibarıyla Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında 100’den fazla yardım tırının beklediğini belirtiyor.
Mısır’ın Refah’tan 45 kilometre uzaklıktaki El Ariş kentinde de yardım tırları Gazze’ye geçmeyi bekliyor.
Mısır ve Ürdün neden telaş duyuyor?
Arap ülkeleri, İsrail’in Gazze’deki ataklarının, Filistinlileri kalıcı olarak topraklarından edebileceğine dair korkulara sahip.
İsrail geçen hafta Gazze Şeridi’nin kuzey bölgelerinin tahliye edilmesi ve bölgede yaşayan yaklaşık 1 milyon 100 bin Filistinli’ye güneye gitme daveti yapmıştı.
İsrail ordusunun 13 Ekim’de yayınladığı açıklamada, “Terör örgütü Hamas İsrail’e karşı bir savaş yürütmektedir ve Gazze de bu savaşta askeri operasyonların yürütüldüğü bölgedir” sözlerine yer verilmişti. Açıklamada ayrıyeten Gazze’ye lakin ikinci bir duyuru sonrasında izin verildiği takdirde geri dönülebileceği belirtilmişti.
Gazze Şeridi’ne hududu olan tek Arap devleti Mısır ve Batı Şeria’yla sınır paylaşan Ürdün, Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmelerine karşı ikazda bulundu.
Bu hafta başında Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile Berlin’de düzenlediği birlikte basın toplantısında Ürdün Kralı II. Abdullah Ürdün’ün de, Mısır’ın da daha fazla Filistinli’yi ülkelerine kabul etmeyeceğini belirtti. Kral Abdullah, DW’ye yaptığı açıklamada bunun “kırmızı çizgileri” olduğunu söyledi.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi de, Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden sürülmelerinin tehlikelerine dikkat çekti. Sisi, Scholz ile Çarşamba günü Kahire’de düzenlediği birlikte basın toplantısında, Gazze’deki Filistinlilerin yerlerinden edilmelerinin “Batı Şeria’daki Filistinlilerin de sürülmesi için” emsal teşkil edebileceğini ve bunun gelecekte bir Filistin devleti kurulmasını imkânsızlaştıracağını belirtti.
Sisi, Filistinli sığınmacıların Sina Yarımadası’na yerleşmeleri halinde, bunun bir güvenlik riski oluşturabileceğini de söyledi. Bu türlü bir durumda, “Direnişin ve çatışmaların da Mısır’a taşınacağını” ifade eden Sisi, Mısır’dan saldırı düzenlenmesi halinde, İsrail’in misilleme olarak Mısır’a saldırabileceğini söyledi.
Ayrıca Gazze’de iktidarı elinde bulunduran Hamas’ın 1920’lerde Mısır’da kurulan ve 2013’te Sisi’nin demokratik olarak seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi devirmesi sonrası ülkede yasaklanan Müslüman Kardeşler ile tarihi bağları var. Bu nedenle Mısır’daki idarenin Hamas’a güvenmediği belirtiliyor.