Sağlık işçilerinden yurt genelinde açıklama: Sağlık Bakanlığı iş bırakma eylemlerimizin tesirini görünmez kılmaya çalışıyor

Sağlık meslek örgütleri, yurt genelinde eş vakitli olarak Aile Hekimliği Kontrat ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı yapılan iş bırakma eylemine ilişkin açıklama yaptı. Osmaniye Tabip Odası Başkanı Cuma Korkmaz, “Her gün yüz binlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, garantisiz gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme benzeri say say bitmeyecek sıkıntılarla boğuşuyoruz” dedi.
Sağlık meslek örgütleri, bugün ülke genelinde ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarındaki problemleri protesto etti. Eş vakitli açıklamaya Osmaniye’den Genel Sağlık-iş, Osmaniye Tabip Odası, Osmaniye Aile Tabipleri Derneği, CHP Osmaniye Kent Teşkilatı ve sağlıkçılar katılırken, Van’da ise Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (SES) Van Şubesi, Hekimler Birliği Sendikası, Doktor Sen, Genel Sağlık Sendikası, Van-Hakkari Tabip Odası katıldı. Burdur’da ise Genel Sağlık-İş ve sağlık işçileri ortak basın açıklaması yaptı.
Ortak basın açıklamasını okuyan Osmaniye Tabip Odası Başkanı Cuma Korkmaz, şunları söyledi:
“Bizler, emek ve meslek örgütlerimizin davetiyle, sağlık sisteminde yaşanan çöküşü protesto etmek, sesimizi hep birlikte yükseltmek, taleplerimizi haykırmak ismine bugün ülkenin her bir köşesinde, meydanlarda bir araya gelmiş doktor, diş tabibi, hemşire, ebe, acil tıp teknisyeni, paramedik, teknisyen; yani sağlık işçileriyiz. Her gün yüz binlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, teminatsız gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi say say bitmeyecek sıkıntılarla boğuşuyoruz. Tüm bu problemlerin tahlili için görev alması gereken kamu otoritesini ise yanımızda değil her seferinde karşımızda buluyoruz.
“Sağlık Bakanlığı iş bırakma eylemlerimizin tesirini görünmez kılmaya çalışıyor”
Sağlık Bakanlığı, toplumun ve sağlık işçilerinin meselelerine tahlil üretmek için bizlerin görüş ve tekliflerini dikkate almak yerine, yeni yönetmeliklerle, otoriter emek rejimini tam manasıyla yerleşik hale getirerek bizleri yok saymaya, itirazlarımızı sindirmeye, iş bırakma hareketlerimizin tesirini görünmez kılmaya çalışıyor. Bakanlığın bu olumsuz tutumuna karşı bugün tüm sağlık kurumlarında üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz. Ayrıyeten birinci basamakta çalışan doktorların, ebelerin, hemşirelerin ve tüm sağlık işçilerin uzun müddettir sürdürdüğü mücadeleyi de selamlıyor, iş bırakma eylemlerini tüm sağlık emek gücü olarak sahiplendiğimizi ifade ediyoruz.
“Sesimizi duyan var mı?”
Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz; Halkın sıhhatini korumak ve geliştirmek istiyor musunuz? Tabiplerin, ebe, hemşire ve sağlık emekçilerinin meselelerini çözmek istiyor musunuz? Bu çığlık tüm basamaklarda sağlık hizmeti üreten yüz binlerce hastayı sağlığına kavuşturmak ve hasta olmalarını engellemek için çalışan sağlık işçilerinin sesidir. Uzun yıllardır, çalışma koşullarımızın saydığımız münasebetlerle şuurlu ve programlı olarak kötüleştirilmesi meslek onurumuzu, toplum sıhhatini ve hepimizin geleceğini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Tüm ikazlarımıza karşın sözlerimiz görmezden gelinmeye devam edilmektedir.
“Mobing kabul edilemez”
Depremin üzerinden iki yıl geçmesine karşın zelzele bölgesinde insanca çalışma ve yaşama şartları hâlâ sağlanamamış, sağlık işçilerinin meseleleri giderilmemiştir. Genç meslektaşlarımızın etik pahaları temel alan, donanımlı ve nitelikli bir eğitim alabilmelerinin engellenmesi ve düzeltilmemesi eğitim haklarının engellenmesidir. Mobbing kabul edilemez. Gerçekçi yasal düzenlemeler çıkarılmalı, tesirli şikayet ve ceza sistemleri geliştirilerek işler hale getirilmelidir. Bizler bu aksiyonlarla meslek onurumuza sahip çıkarken sağlıkta çeteleşmeye fırsat vermeyecek, adil, şeffaf, toplumcu bir sağlık sistemini ve halkımızın sağlık hakkını savunuyoruz. Sağlık emek meslek örgütleri olarak; sağlıklı bir toplum ve iyi çalışan bir sağlık sistemi için birinci basamağa yönelik ‘Aile Hekimliği Kontrat ve Ödeme Yönetmeliği’nin geri çekilmesini de içeren altı maddelik talebimizi kamuoyu ile paylaşmıştık. İkinci ve üçüncü basamağın sıkıntılarının tahlilini biliyoruz ve taleplerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.
“Sesimize ses vermeye davet ediyoruz”
Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil, şiddetin önlenmesini sağlayacak faal ve caydırıcı önlemler alınmalı, tesirli şiddet yasası çıkartılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır. Tüm sağlık mesleklerine yönelik tanımlar net olarak yapılmalı, angarya çalıştırma yasaklanmalı, üniversite hastaneleri başta olmak üzere çalışanların tayin hakları, özlük ve sosyal hakları garanti altına alınmalıdır. Tabipleri, diş tabiplerini ve hastaları mağdur eden, doktorlara karşı şiddet kaynağı olan, halkın sıhhatini tehlikeye atan, hastalara kâfi tedavi yapma müddeti sağlamayan 5 dakikada muayene dayatmasından vazgeçilmeli, nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmek için hasta randevuları her hastaya en az 15 dakika ayrılacak şekilde düzenlenmelidir. Diş doktorlarına de saat 00.00’dan sonra mevzuata aykırı şekilde nöbet yazılmasından ve vardiya çalışma sisteminden vazgeçilmelidir. Tabip, ebe, hemşire ve tüm sağlık işçilerine performans ve ciro odaklı sistemin yerine, emekliliğe yansıyacak insanca ücret ödenmelidir. Sabit ödemeler genel bütçeden karşılanmalı, ek artırımlar temel fiyatlara ve emekliliğe yansıyacak şekilde düzenlenmelidir. Bu talebimiz gerçekleşinceye kadar acil olarak ek ek zam emekliliğe yansıtılacak şekilde düzenlenmeli ve mevcut memur emeklilerine de yansıtılmalıdır. Kamu işçilerin vergi dilimi yüzde 15’te sabitlenmelidir.
Taleplerimizin karşılanmasının yalnızca bizlerin çalışma ve yaşama şartlarımızı güzelleştirmekle kalmayacağını, tüm toplumun nitelikli ve erişilebilir bir sağlık hizmetine kavuşacağının bilinmesini istiyoruz. Her kademede çalışan her meslekten doktor, diş tabibi, ebe, hemşire ve tüm sağlık işçileri ile tüm toplumu bizlere katılmaya, sesimize ses vermeye davet ediyoruz.” (ANKA)