Salt, sinema ile doğa arasındaki ilişkileri merkeze alan yeni programı Şu Gözenekli Yeryüzü’ nü sanatseverlerle buluşturuyor. Salt Beyoğlu Açık Sinema’da gerçekleştirilecek program, deneysel sinema, ekoloji ve biyolojik süreçler arasındaki …

Salt, sinema ile doğa arasındaki ilişkileri merkeze alan yeni programı Şu Gözenekli Yeryüzü’ nü sanatseverlerle buluşturuyor. Salt Beyoğlu Açık Sinema’da gerçekleştirilecek program, deneysel sinema, ekoloji ve biyolojik süreçler arasındaki kesişimlere odaklanan film gösterimleri, konuşmalar ve atölyelerden oluşuyor.
Salt’tan Alâ Taleb‘in, İstanbul Experimental’in kurucu direktörü Yavuz Gözeller ve Flora Araştırmaları Derneği’nden Burçin Çıngay ile birlikte hazırladığı program, hareketli görüntünün yalnızca teknik bir üretim değil, aynı zamanda çevresel ve organik süreçlerin etkisiyle şekillenen bir alan olduğunu ortaya koymayı hedefliyor.
What the Water Said, Nos. 1-3 [Suyun Söyledikleri, No. 1-3](1997) filminden bir kare- David Gatten
Deneysel sinemanın ekolojik yüzü
Program kapsamında üç kısa film seçkisi ve bir uzun metrajlı film izleyiciyle buluşacak. El çizimi animasyon, fotokimyasal teknikler ve kamerasız film üretim yöntemlerinden yararlanan yapımlar; toprak, su, bitkiler, mikroorganizmalar ve doğal süreçlerin görüntü üretimindeki rolünü ele alacak.
Programın açılışı, 4 Temmuz’da Yerin Altında adlı kısa film seçkisiyle yapılacak. Tuzlu su, böcekler, toprak ve ısı gibi unsurların görüntünün oluşumuna doğrudan etki ettiği deneysel filmleri bir araya getiren gösterimin ardından yönetmen ve küratör Emmanuel Lefrant, deneysel sinemada maddesellik kavramını ele alan bir konuşma gerçekleştirecek.
Landfill 16 [Çöplük 16] (2011) filminden bir kare- Jennifer Reeves
Topraktan tohuma uzanan söyleşiler
11 Temmuz’da gösterilecek Yerin Yüzleri seçkisi ise bitkiler, mineraller ve doğal materyallerin film yüzeyine dönüştüğü deneysel üretimlere odaklanacak. Gösterimlere biyolog Burçin Çıngay’ın toprağın ekolojik hafızasına ilişkin sunumu, akademisyen Mesut Kırmacı‘nın karayosunlarının ekosistemlerdeki rolünü ele alan konuşması ve sanatçı Karel Doing‘in bitkilerle görüntü üretimine dayanan fitografi pratiğine ilişkin değerlendirmeleri eşlik edecek.
15 Temmuz’daki Ortakyaşam seçkisinde ise mikroorganizmalar, mantarlar, tohumlar ve biyolojik süreçlerin film üretimindeki etkilerine odaklanan çalışmalar yer alacak. Program kapsamında ziraat mühendisi Alptekin Karagöz, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik bağlamında tohumların rolünü ele alırken, sanatçılar Edd Carr ve Müge Yıldız da ekolojik dönüşümlerin hareketli görüntü üzerindeki etkilerini tartışacak.
Blue Monet [Mavi Monet] (2006) filminden bir kare- Carl Brown
Doğal boya atölyesi düzenlenecek
Programın uygulamalı bölümlerinden biri olan atölye çalışması ise 12 Temmuz’da Salt Beyoğlu’ndaki Mutfak’ta gerçekleştirilecek. Biyolog ve tasarımcı Meral Cidan yürütücülüğündeki etkinlikte katılımcılar; nar, avokado, ceviz ve at kestanesi kabuğu gibi doğal malzemelerden bitkisel boya üretim yöntemlerini öğrenme fırsatı bulacak.
Sinema, ekoloji, biyoloji ve sanat arasındaki disiplinlerarası ilişkileri görünür kılan Şu Gözenekli Yeryüzü, tüm etkinlikleriyle ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.
Program, L’Internationale’nin Museum of the Commons (Müşterekler Müzesi) projesi kapsamında gerçekleştiriliyor.
It Matters What [Neyin Ne Olduğu Önemli] (2019) filminden bir kare- Francisca Duran
Seeds [Tohumlar] (2023) filminden bir kare- Colectivo Los Ingrávidos
Underground [Yeraltı] (2001) filminden bir kare- Emmanuel Lefrant
A Perfect Storm [Kusursuz Fırtına] (2022) filminden bir kare- Karel Doing
Lepidoptera (2022) filminden bir kare- Edd Carr
Kosmos [Kozmos] (2004) filminden bir kare- Thorsten Fleisch
( BÜLTEN )