Siyaset bilimci Burak Bilgehan Özpek: Seçim sonuçları AKP’yi parlamenter sisteme dönmeye zorluyor

Siyaset bilimci Burak Bilgehan Özpek, 31 Mart yerel seçim sonuçlarının, iktidarı parlamenter sisteme dönüşe zorlayacağını söyledi. “Çünkü sonuç şunu gösterdi: Ekonomik kriz dönemindeyseniz, yeteri kadar iktisadi popülizm yapamıyorsanız, vatandaşların refahını artıramıyorsanız kutuplaşmanın da bir hududu var. İnsanları mobilize edemiyorlar” diyen Özpek, “Bu seçim sonucu Adalet ve Kalkınma Partisi için bırakın eski siyasete dönmeyi, daha yeni yapısal değişiklikler yapmayı da mecburi kılıyor” görüşünü dile getirdi.
Oksijen gazetesinden Unsur Gürsoy‘a konuşan Burak Bilgehan Özpek, “Adalet ve Kalkınma Partisi için bu sonuçları maliyetsiz şekilde bilakis, kendi avantajına çevirebilecek bir ihtimal mevcut: Bir an önce parlamenter sisteme dönmesi” dedi. Özpek, bu durumda Milliyetçi Hareket Partisi’nin yüzde 50+1’den kaynaklanan tartısının azalacağını öne sürdü.
“Başkanlık sistemi bütün siyasi partileri öldürdüğü gibi Adalet ve Kalkınma Partisi’ni de olabildiğince zayıflattı. Partinin tartısı azaldı, Erdoğan’ın oyuyla arasında gittikçe artan bir uçurum oluşmaya başladı” görüşünü savunan Özpek’e göre, Devlet Bahçeli tam olarak bu uçurumu temsil ediyor. Özpek, “Devlet Bahçeli şimdi kendisini bir vesayet unsuru, Milli Güvenlik Kurulu gibi konumlandırarak bir hatırlatma yapma ihtiyacı duyuyor. Bir manada bu seçim sonrası oluşacak tabloda bir rol alma, bir kendisini hatırlatma teşebbüsü bence” tabirlerini kullandı.
“Şu çok net: Başkanlık sisteminde Adalet ve Kalkınma Partisi kazanabilmek için otoriter olmak zorunda. ama bunun için de iktisadın iyi olması gerekiyor. Olmayınca kendi seçmenini ya karşı tarafa kaydırıyor yahut sandığa çekemiyor” diyen Özpek, “Peki bu AKP’nin süratli bir şekilde yumuşayacağı manasına mı geliyor?” sorusuna ise “Bu da çok riskli bir şey. Geride bıraktığımız sekiz yılda, bilhassa 7 Haziran 2015’ten bu yana bu başkanlık sistemine yatırım yapan, pozisyon alan, risk alan ve kazanan birçok insan oldu. Medyada, siyasette, iş dünyasında, akademide görebiliyoruz bunları. Şu Anda bunun tekrar yumuşayarak çözülmesi bu insanların memnuniyetsizliğiyle sonuçlanacak” cevabını verdi.
“Parlamenter sisteme geçişle bir arada de aslında Milliyetçi Hareket Partisi’nin ulusal güvenlik ismine çok hoyratça davranıp toplumun bir kısmını süratli bir şekilde hain ilan etme kültürünü mecburi olarak bırakacağız” öngörüsünde bulunan Özpek, “Çünkü siyasi partiler siyaset yapmak ve oy almak zorunda. Bu onları kaçınılmaz bir şekilde pragmatik hale getiriyor. Mesela son seçim döneminde İzmir AKP adayı Ramazan’da meyhaneleri ziyaret etti, CHP adayları kazandıktan sonra sabah mescide gidiyor. Bunlar samimi değil tabii kifakat çok yararlı şeyler. Zira oy alma ihtiyacı olan siyasetçi ister istemez esner, esnemek de iyidir” dedi.
Ekonomik durum bu türlü devam ederse ve kutuplaştırma yeteneğini konuşturamazsa Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bundan sonraki seçimleri kaybedebileceğini belirten Özpek, “Tedbirlerden birini Devlet Bahçeli ‘sandığı ilga ederim’ diye söylüyor. Bahçeli’nin önerisi uygulanmayacaksa, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin önümüzdeki dönemi planlarken dikkat etmesi gereken kimi konular var. Kendisi kutuplaştırma yeteneğini konuşturamıyormuhalefet önemli manada bu kültürü devam ettiriyor, oyunu çok iyi oynamaya başladı. Şu anda sert bir muhalefet medyası var ve insanları daima olarak anti- Erdoğanizm isimli bir ideoloji etrafında teyakkuzda tutuyor. Muhaliflerin seçime katılım oranları düşmüyor. Tabanları en güçlü aday etrafında birleşiyor. İktidar açısından, HDP, İYİ Parti, Zafer Partisi, Yeniden Refah Partisi’ni aktörleştirmenin yolu parlamenter sistemden geçiyor. Erdoğan kutuplaşmayı artıramıyorsa, kutuplaşmayı azaltarak muhalefeti çözmek zorunda” görüşünü dile getirdi.