Son dakika Fenerbahçe haberleri: UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında AZ Alkmaar ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Hollandalı rakibimiz gayretten 3-1’lik galibiyetle ayrılarak 3 puanın sahibi oldu. Fotomaç Gazetesi yazarları, AZ Alkmaar – Fenerbahçe maçını dikkat çeken tabirlerle değerlendirdi. İşte o yazılar… (FB spor haberi)

EMRE BOL – SANFTRFOR SORUNU VAR İnanın Galatasaray- Tottenham maçından sonra bu müsabakayı izlemek çok zordu! Bunu itiraf etmek gerekiyor. Öncelikle AZ Alkmaar grubunun Fenerbahçe’nin ayarında olmadığını söyleyelim. Bu türlü bir rakip karşısında oyunu bu kadar geride kabul etmek, 3 defansif orta alanla oynamak Mourinho’nun en çok eleştirdiğimiz kısmı aslında…

Bu ortada Fenerbahçe’nin santrfor ezası olduğu kesinlikle. Hem Fred hem de Tadiç rakibin bütün çizgilerini kıran paslarıyla Dzeko’yu kaleciyle karşı karşıya bıraktılar. Fakat bu toplara çok kötü vuran Dzeko, sarı-lacivertlilerin öne geçmesini engelledi.
İşte tekrar o sorunsala geliyoruz: Dzeko mu En-Nesyri mi?
Sahaya çıkan 11 itibarıyla Dzeko tercihi bence doğruydu. Çünkü Dzeko ağır olmasına, çok konuma girip az atan bir santrfor olmasına rağmen Mourinho oyunu için daha doğru. Lakin Fenerbahçe grubunun gerçekleri farklı! Forvetlerin asist düşmanı olursa bu sonuç kaçınılmaz oluyor. Bu kadar savunma yüklü bir takımla maça başlayıp gol yiyorsan, bu kadar santrforla gol atamıyorsan bu işte bir karşıtlık var demektir.
Defansın yanlışları ezber bir oyun oynayamamaktan geliyor. Hala savunma tandemin belli değilse, hala ana santrforun belli değilse muvaffakiyet gelme mümkünlüğü çok zor. Dünkü maçta Tadiç’i başka bir yere koyuyorum. Elinden gelen her şeyi yaptı, inanılmaz milimetrik paslar attı. Gelin görün ki sahada ona ayak uydurabilecek öteki futbolcu yoktu. Yazık!
GÜRCAN BİLGİÇ – HAK EDİLMİŞ YENİLGİ AZ’nin temposuyla kayıp bir ilk 45 vardı Fenerbahçe’nin hanesinde. Sakatlıklarla boğuşan rakibi, pas örgüsü ve dinamizmi ile ilk etapta merkezden söküp attı tüm planları. Fred kayıplar arasına karıştı, Maximin kendine çalım atmadı bir tek. Amrabat ve İsmail’in topun peşinden koşmasıyla da, düzgünce kaleden uzaklaştılar.
Buna karşın Dzeko’yu kaleci ile karşı karşıya bırakmayı başardılar. Yedikleri tüm baskıya karşın net gol fırsatı verdiler ama kaçmaz denilen durumları da AZ kalecisine nişanladılar. Ustalık, F.Bahçe’nin en çok önemli silahıydı aslında. Tadic bunun kararını de verdi birçok pozisyonda. Kanatlardan gelmek, Dzeko’nun stoperler arasında tek kaldığı yüksek ortalar dışında da pozisyon şansı vermedi.
Fenerbahçe’nin sahada bu kadar çaresiz kalmasının açıklaması ne olabilir bilmiyorum. Trabzonspor galibiyetinin getirdiği başarma hissinin üstüne, gencecik bir takım karşısındaki “kibir” olabilir mi? Rakip Hoca, “Zaafları biliyoruz, son derbiyi izledik” derken, Fenerbahçe’nin Mert Müldür tarafını mı “ima” etti?
Müthiş bir hırsla, istekle ve akılla geldiler Fenerbahçe üstüne. Hak edilmiş bir galibiyeti Fenerbahçe ismine hak edilmiş bir mağlubiyete de dönüştürdüler. Direnen tek oyuncunun Dzeko olması, her duruma katkıda bulunması ama O’nun kadar isteyen olmaması da bir öteki sorun. Mourinho bilhassa Fred ve Maximin benzeri önlerinde “ekstra” yazan futbolcularının form grafiğini yukarı çekmeli. Bu maç iyi bir “ders”… Almasını bilene…