Trendyol Süper Lig’in 17. haftasında Kayserispor ile Galatasaray karşı karşıya geldi. Sarı kırmızılılar uğraştan 5-1’lik galibiyetle ayrılarak 3 puanın sahibi oldu. Fotomaç Gazetesi yazarları da Kayserispor – Galatasaray maçını dikkat çeken tabirlerle değerlendirdi. İşte o yazılar… (GS spor haberi)

MUSTAFA ÇULCU – STANDARDI YOKTU Mehmet Türkmen ilk defa bir büyük takımın deplasman maçına çıktı. Verdiği, vermediği faulleri kartları görünce de kalibresi defoları ortaya çıktı. Hakemlikte atletik yapı ve koşu önemlidirdurmayı, yer almayı, konumları doğru açıdan izlemeyi bilmek lazım. İbiği kesik horoz aynıi koşmak hakemlik değildir.

Doğru yönetim, doğru ve adil karar verilmeli, adalet dağıtılmalıdır. Maçın çabucak başında Galatasaray lehine verdiği penaltı skandal.
Attamah’ın kolları doğal, adım ve vücut senkronu halinde. Kol genişlemiyor, el topa gitmiyor…
Sadece top ele beklenmedik kısa aralıktan oyuncunun önünden geçerken temas ediyor.
Her şey doğal verilen penaltı doğallığa aykırı. Hakemin yorumu rezalet bu türlü penaltı olmaz. Kusurlar karşısında kök tahlili yapıyoruz diye süslü laflarla kamuoyunu oyalayan MHK Başkanı, dün gece Beşiktaş maçında elle oynamaya verilmeyen mi esas penaltı yoksa bu verilen uydurma penaltı mı? Kök tahlili, hücre nakli mi bilmemfakat bildiğim şu ki; TFF Başkanı eğer bu ehliyetsiz MHK’nın kökünü kazımazsa futbolun da sizin de bizim de canımız daha çok yanacak. Mertens’e önce Karimi sonra Carole, 2 dakika içinde değişerek iki denetimsiz faul yaptılar. Her iki faul net sarı kart olmalıydıhakem bırakın sarı kartları Carole’ün yaptığına faul bile vermedi. Kaleci Onurcan’a, 23’te Osimhen net faul yaptı ama hakem faul vermedi. ama 60’ta Muslera- Bourabia çarpışmasında şak sarı kart! Mourinho’nun “iyi hakem” demesiyle iyi hakem olunmuyor.
Sahada eşit adil kararlar vererek iyi hakem olunur. Maçın 1 numaralı yardımcı hakemi Emin Tuğrul çok berbattı. Kayserispor’un attığı golde Muslera’ya faul yok. Oyuncuların sahada istediği yerde durmak özgürlüğü vardır. Kâfi ki rakibe müdahale ve eylem yapmasın. Yeni yüz diye daha önce kusurlarına karşın destek verdiğimiz Mehmet Türkmen’in ilk yarıda gerçeğini gördük. İkinci yarıda ise gollerle fark büyüdü, oyun rahatladı, hakeme iş düşmedi. 12 faul, 1 sarı kartla maçı tamamladı.
REHA KAPSAL – KALİTE! Cuma günü Fenerbahçe 2 puanı Eyüpspor maçında bırakınca Kayserispor maçı öncesi Galatasaray’ın iştahı ve motivasyonu had safhaya çıkmış oldu. Zira alınacak bir galibiyetle en yakın rakibine karşı 8 puanlık fark oluşturacaktı. Hakikaten maç sonu bu da oldu. İlk yarı Kayserispor topa daha fazla sahip oldubunu üretkenliğe dönüştüremedi.
Elbette bunun en çok önemli nedeni ön alan baskısı ve ikinci topları alıp rakibinin topa sahip olmasıydı. Engelledikleri oyunu da kurdurmadılar. Sarı-kırmızılıların en büyük eksikliği oyun hareketliliğinin yeteri düzeyde olmaması. vakitte birbirlerine alan yaratamamaları da var. Hatta goller bulmasına karşın maçın içine bir türlü girmediler. Tabii ki yetenekli oyuncularının farkıyla devreyi önde bitirmesini bildiler.
İkinci yarı Galatasaray daha kendi gücüne yakın bir oyunla başlangıç yapınca ve üstüne Yunus’un 60 metre topla tempolu driblingi ve de son vuruştaki bitiriciliği harikaydı. Sanırım şu ana kadar ligimizdeki atılan en iyi 2 golden birine aday olacaktır tartışmasız… Esasen bu golle maçın fişini de bir bakıma çekmiş oldular.
Galatasaray maçının zaman zaman birtakım kısımlarında iyi oynamasa bile kazanmasını çoğu zaman bilen bir takım. Bunun en çok önemli sebebi doğru takım planlaması. Düşünün seviyeyi… Icardi yokOsimhen var… Öteki kelama gerek var mı? Bununla bir arada ortaya çıkan bu tablo tartışmasız ligimizin üzerindeki oyuncu kalitesidir.
LEVENT TÜZEMEN – EKSİKSİZ BİR UYUM Galatasaray, Kayseri’de ikinci yarıdaki kaliteli ve tesirli oyunuyla galibiyeti aldı, tatile mağlubiyetsiz lider olarak ve en yakın rakibine 8 puan fark yaparak gitti. İlk yarı bu sezon ideal takımıyla Kayseri önüne çıkan G.Saray, maalesef en vasat oyununu oynadı. Bu sezon ilk defa bir maçın ilk yarısında en az isabetli pas yapmasına karşın soyunma odasına 2-1 önde gitti.
İlk 45’te vasat oyunun ana sebebi Kayseri’nin kaos futboluna ayak uydurması ve topu yere indirmemesiydi. Okan hoca, uyarmış olacak ki ikinci yarı G.Saray, topu yere indirdi, ayağa isabetli pas yapmaya itina gösterdi. Kayseri kalesinde ziyadesiyle gol buldu. Son haftaların yıldızı Yunus’un kendi alanında kaptığı topu 70 metre taşıyarak gol yapması alkışlanacak hoşluktaydı. İcardi yok ama Osimhen’in daima koşu halinde olması rakip defansların istikrarını bozuyor. Nijeryalı çok mütevazı bir golcü.
Yunus’un attığı golden sonra kucakladı hatta ilk yarı kendi vurması gereken pozisyonda ‘Al da at’ dercesine pas verdi. İkisinin harika bir ahengi var. Yunus’un pasına koşan Osimhen’in topun tabanına girerek attığı gol ders niteliğindeydi. Barış zaman zaman gereksiz top kayıpları yapsa da mücadeleci oyunun karşılığını almasını biliyor, yürekten oynuyor. Attığı 2 gol de kazanma hissinin yapıtıydı.
Jakobs’un geri dönüşü G.Saray savunmasını rahatlattı zira Jakobs soldan yaptığı bindirmelerle atağa katkı sağladı. Okan hocayı, hem ligde hem de Avrupa’da mağlubiyetsiz yola devam eden bir takım yarattığı için kutluyorum. Ocak ayında düşünülen oyuncular nokta transfer olmalı. Zira mevcut G.Saray’ın kulübesi çok derin değil.