Son dakika Fenerbahçe haberleri: UEFA Konferans Ligi H Grubu 2. maçında temsilcimiz Fenerbahçe, Slovakya ekibi Spartak Trnava ile karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertliler çabadan 2-1’lik galibiyetle ayrılarak puanını 6’ya yükseltti. Fotomaç Gazetesi yazarları, Spartak Trnava – Fenerbahçe maçını dikkat çeken tabirlerle değerlendirdi. İşte o yazılar… (FB spor haberi)

EMRE BOL – YOLA DEVAM
Son lig maçından 9 farklı oyuncuyla alandaydı Fenerbahçe… Yalnızca Becao ve Osayi- Samuel’in rotasyona uğramadığı müsabakada son devirlerde alıştığımız gümbür gümbür Fenerbahçe’yi izleyemedik. Bilhassa orta sahada Mert Hakan ve Zajc beklentileri karşılayamayan oyunculardı.
Spartak Trnava ilk 45 dakikayı kalesinin önüne adeta etten duvar örerek geçirdi. Alan savunmasını iyi yapınca grubumuza imkan tanımadılar. Bu rotasyonlu takımda bilhassa atak çizgisinin çok çok önemli bir eksiği var.
Hücum ederken rakibe yerleşmek için çok fazla zaman veriyorlar. Bu vakti iyi değerlendiren rakip Fenerbahçe karşında neredeyse hiç eksik yakalanmadı. Böylesi kapanan kadrolar karşısında pas suratını üstlere çekmek zorundasın. Crespo ve Oosterwolde’yi çok beğendim. İkisi de inanılmaz mücadele ettiler.
King’de hem fizik kalitesiyle rakibe zor anlar yaşattı hem de kilidi açan isim oldu. Sonradan girenler aslında alışkın oldukları şekilde topun suratını arttırınca rakibin başını döndürdü. İsmail hocanın bundan sonraki maçlarda rotasyon yaparken birtakım kliklere dikkat etmesi gerekiyor.
Oyuncu dinlendirme yahut bütün futbolcuları kullanma durumunu sonucu aldıktan sonra da yapabilir.
GÜRCAN BİLGİÇ – BİR BAŞKADIR
İlk maçta dai olmuştu. Koşucu ön tarafa ile oynadığınız zaman, set oyunu rafa kalktı. Trnava karşısında da direkt rakibin üstüne gitmek isteyen anlayış taktik tahtasına çivilendi. 76’ya 24 topla oynama oranını getirdi bu stil ama, konumları eksik bıraktı.
Rakibin dirençli ve temaslı savunmasında gedik açmak kolay olmadı. Bire birleri zorlamak durumunda kaldılar, pas ile ceza alanına girme fikri devreye girmedi, duvara çarpıp geri döndüler. King, Batshuayi ve Kent, eksik kalan maçların hesabını kesmek istediler hep.
Uzun bir aradan sonra İsmail Kartal’ın hesapları içinde olmak ismine tabelada isim yazdırmanın peşindeydiler. Ceza alanına taşınan her topta, olabilecek konumlar bu duruş ile olamadılar. İkinci yarıda Trnava’ya daha hamasetli görsek de, Fred, Szymanski atılımları ile Fenerbahçe “şapkadan tavşan çıkarma” düğmesine bastı. Baskı yeniden devam ediyordu ama bu kere topun “aklı” vardı.
Joshua King’in ilk golündeki hırsı – ısrarı, ikincisindeki takipçiliği ve gücü, en az galibiyet kadar pahalıydı. Sonuçtan bağımsız, takım olarak ortaya koydukları kazanma dileği, topu kaptırdıklarında geri almak için gösterdikleri enerji, hep akıllarına golü koymaları ve vakti bunun için kullanmaları her şeyden önemli. Diğer bir takım ve teknik adam var orada…