DOLAR
46,1194
EURO
53,2616
ALTIN
6.270,39
BIST
13.741,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

The Guardian: Savaş kuralları nelerdir ve İsrail-Hamas savaşında nasıl uygulanır?

The Guardian: Savaş kuralları nelerdir ve İsrail-Hamas savaşında nasıl uygulanır?

The Guardian: Savaş kuralları nelerdir ve İsrail-Hamas savaşında nasıl uygulanır?
13.10.2023 18:20
51
A+
A-

İsrail-Hamas savaşında gündeme en çok gelen bahis sivillerin vuruluyor olması. Hamas, düzenlediği sürpriz akında birçok sivili öldürürken 100’den fazla insanı rehin aldı. İsrail, Gazze’de yerleşim yerlerine de füze atıyor, hastaneleri vuruyor. Pekala bunun için belirlenen kurallar neler?

Hamas’ın İsrail’e yönelik taarruzlarının ve İsrail ordusunun Gazze’de verdiği karşılığın dehşetinin ortasında, her iki tarafa da uluslararası hukuka uyma davetleri ve ihlal suçlamaları yapıldı. Gazete Oksijen’in The Guardian’dan aktardığı habere göre, savaşı yahut silahlı çatışmaları yönetmesi beklenen uluslararası kanunların çerçevesi ne?

‘Siviller hedef alınmamalı’

İzin verilen savaş metotları ve araçları, 1949 Cenevre kontratları ve 1977 protokollerini içeren uluslararası hukuk ya da jus in bello* tarafından belirlenir. Yalnızca devlet aktörleri için değil, tüm katılımcılar için geçerli olan uluslararası hukukun temel unsurlarından biri sivillerin hedef alınmaması gerektiğidir. Buna ek olarak, bir taarruzun beklenen askeri kazanımlara kıyasla aşırı olacak şekilde rastlantısal sivil can kaybına, sivillerin yaralanmasına, sivil objelerin zarar görmesine ya da bunların bir kombinasyonuna neden olması bekleniyorsa gerçekleştirilmemesi gerektiği belirtilir.

Rehin alma, mülkün aşırı tahrip edilmesi ve el konulması ve hastanelere yönelik hücumları da yasaklayan birçok öbür karar de bulunuyor. Bir öbür karar, ihtiyaç sahibi sivillerin insani yardıma erişimine izin verilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Kendini savunma

Uluslararası hukukta jus isim bellum**zamanda devletlerin hangi şartlar altında savaşa ya da silahlı güç kullanımına başvurabileceklerini de ifade eder. İsrail’in karşılığında belirttiği gibi yasal müdafaa, savaşın münasebetlerinden biridir ve BM mukavelesinin 51. unsuru silahlı bir saldırı olması halinde bu hakkı koruyor. Lakin bu legal müdafaa hakkının kullanılması yeniden de uluslararası insancıl hukuka tabidir. Öbür bir deyişle, yasal müdafaanın yasal olarak kullanılması bir devletin sınırsız araçlara başvurmasına izin vermez ve silahlı çatışmalarda acıyı en aza indirmek için jus in bello’ya tabidir.

Önümüzdeki günlerde dikkatler Gazze’ye çevrildikçe bu mevzu daha fazla gündeme gelecek. Salı günü AB’nin dış siyaset şefi Josep Borrell, “İsrail’in kendini savunma hakkı vardır lakin bu uluslararası hukuka, insancıl hukuka uygun olarak yapılmalı” dedi.

Uluslararası suçlar

Ayrıca, uluslararası ceza mahkemesi ve ulusal mahkemelerin yetki alanına giren uluslararası ceza hukuku da vardır. UCM’nin savaş hataları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım ile sınırlı ölçüde saldırı suçu (yasadışı savaş yürütme) nedeniyle bireyler üzerinde yargı yetkisi vardır. UCM savaş cürümlerini Cenevre mukavelelerinin ağır ihlalleri ve uluslararası silahlı çatışmalarda geçerli kanun ve teamüllerin diğer önemli ihlalleri olarak tanımlıyor. Bu, üstte detayları verilen birtakım kararlar de dahil olmak üzere uluslararası insancıl hukuk ihlallerini kapsar.

İnsanlığa karşı suçlar, herhangi bir sivil nüfusa yönelik yaygın ya da sistematik bir atağın modülü olarak ve akının bilgisi dahilinde işlendiğinde cinayet, imha ve nüfusun sınır dışı edilmesi ya da zorla nakledilmesini içerir. Savaş cürümleri ve insanlığa karşı suçlar, mevcut çatışma bağlamında soruşturulması ve suçlanması en beklenen suçlar olarak görünmektedir.

Her iki taraf da soykırım suçlamasıyla karşı karşıya kaldı lakin bu suçun kovuşturulması daha zordur ve ulusal, etnik, ırksal ya da dini bir grubu tamamen ya da kısmen yok etmek amacıyla işlenen fiilleri yasaklıyor. Savaş kabahatlerinin bilakis, insanlığa karşı suçlar ve soykırımın silahlı bir çatışmayla kontaklı olması gerekmez. İsrail UCM üyesi değil fakat Filistin 2015 yılında UCM’ye katıldı ve Filistin topraklarında (Filistinli olmayanlar da dahil olmak üzere herhangi bir vatandaş tarafından) ve Filistin vatandaşları tarafından (kendi toprakları içinde ya da dışında) işlenen suçlar UCM’nin yargı yetkisine girebilir.

2021 yılında UCM, 2014 Gazze savaşı da dahil olmak üzere Filistin topraklarında hem İsrailliler hem de Filistinliler tarafından işlendiği iddia edilen savaş suçlarına ilişkin bir soruşturma başlattı. İsrail bu soruşturmaya şiddetle karşı çıktı.


*Jus in bello, savaş sırasında uyulması gereken kuralları anlatmaya yarayan uluslararası hukuk kavramıdır.
**Jus isim bellum, savaşa girmeden önce savaş ilanını muhakkak haklı münasebetlere bağlayan kriterleri kapsayan Latince uluslararası hukuk terimidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.