Tıp merkezlerinde planlı sezaryenin yasaklanması ne manaya geliyor?

Onur Erem
Sağlık Bakanlığı yeni bir yönetmelikle tıp merkezlerinde planlı sezaryeni yasakladı.
Resmi Gazete’de 19 Nisan’da yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’te “Tıp merkezinde planlı sezaryen yapılamaz” ifadesi yer aldı.
Bu yönetmeliğin vajinal yolla doğuma dair tartışmaların akabinde gelmesi dikkat çekti.
Peki tıp merkezleri nedir ve bu yasak ne manaya geliyor?
Tıp merkezleri “ayaktan teşhis ve tedavi hizmetlerinin sunulduğu özel sağlık kuruluşu” olarak tanımlanıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın 2019 verilerine göre Türkiye’de aktif 629 tıp merkezi, 571 aktif özel hastane, 899 Sağlık Bakanlığı hastanesi ve 69 üniversite hastanesi bulunuyor.
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, “Aslında tıp merkezlerinde doğum da sezaryen de, gece yatışlı yerler olmadıkları için önerilen bir şey değil” dedi.
Prof. İtil, bu yönetmeliğin “özel hastanelerde de sezaryenin yasaklandığı” gibi lanse edildiğini lakin o denli olmadığını ifade ederek; “Bu yönetmelik sadece tıp merkezlerini kapsıyor, özel hastaneleri kapsamıyor” sözlerini kullandı.
Tıp merkezleri “ayaktan teşhis ve tedavi hizmetlerinin sunulduğu özel sağlık kuruluşu” olarak tanımlanıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın 2019 verilerine göre Türkiye’de aktif 629 tıp merkezi, 571 aktif özel hastane, 899 Sağlık Bakanlığı hastanesi ve 69 üniversite hastanesi bulunuyor.
Prof. Dr. İsmail Mete İtil, “Aslında tıp merkezlerinde doğum da sezaryen de, gece yatışlı yerler olmadıkları için önerilen bir şey değil” dedi.
Prof. İtil, bu yönetmeliğin “özel hastanelerde de sezaryenin yasaklandığı” aynıi lanse edildiğini lakin o denli olmadığını söyledi:
“Bu yönetmelik sadece tıp merkezlerini kapsıyor, özel hastaneleri kapsamıyor.”
Sezaryenin takip gerektirdiğini ve bu yüzden gece yatış imkanı olan bir yerde yapılmasının doğru olduğunu anlatan Prof. İtil, “Ama tıp merkezlerinde yataklı tedavi yok. Ondan ötürü da yasaklanması yanlış değil” dedi.
Vajinal yolla doğumu özendirdiklerini belirten Prof. İtil, cerrahi işlemler için daha donanımlı yerlerin olması gerektiğini aktardı.
“İhtiyaç duyanlar ne yapacak?”
Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Alpay Azap da son devirde hükümetin vajinal yolla doğumu öne çıkarmak için adımlar attığını hatırlattı. Dr. Azap doğumların genellikle hastanelerde yapıldığını, tıp merkezlerinde doğumun çok sık olmadığını aktardı.
Azap, tercih edilmesi gereken tekniğin vajinal yolla doğum olduğunu belirtirken “fakat sonuçta bu tıbbi bir karar. Bu doktor ve gebenin birlikte konuşarak karar vereceği bir durum” dedi ve ekledi:
“Böyle zorlamalarla, yasaklarla olmaması gerekiyor. Tahminen özendirici şeyler yapılabilir. Yasak olduğu zaman sahiden sezaryene ihtiyaç duyanlar ne yapacak o zaman?”
İlk doğumunu sezaryenle yapan bireylerin ikinci doğumu vajinal yolla yapmasının birtakım riskleri olduğunu belirten Azap, “Bakanlığın bu zorlaması nedeniyle duyuyoruz, ilk doğumu sezaryen olan bireylere ikinci doğumu olağan yolla yapması için zorlayanlar oluyor” diye konuştu.
Azap hamile takibinin çok önemli olduğunu ve bunun iyi yapılması durumunda bayanların vajinal yolla doğumu tercih edeceğini ekledi.
Türkiye’de sezaryenle doğum oranı, pek çok Avrupa ve OECD ülkesinin üstünde.
2017’de Türkiye bu alanda dünya birincisiydi.
Uzmanlara göre Türkiye’deki sezaryen oranlarının yüksek olmasında hamileler için bedelsiz doğal doğum şartlarının yetersiz olması ve vajinal doğuma yönelik yaygın tasalar rol oynuyor.
Dr. Azap, bunun pek çok sebebi olduğunu, hamile takiplerinin gereğince yapılamıyor olmasının, polikliniklerinin kâfi olmamasının ve aile doktorlarında hamile takiplerinin kâfi yapılmamasının bu nedenler arasında olduğunu söyledi.
“Bir de zaman isteyen bir şey olağan doğum. Zaman ve daha çok emek istiyor” diyen Dr. Azap, hekimlerin hastaya ayıracak vakitlerinin az olması ve özel hastanelerin işleyişi açısından sezaryenle doğumun daha pratik olmasının da diğer nedenler arasında yer aldığını belirtti.