TKDF’den Diyanet’ açık mektup: Bir daha hutbede laiklikten uzak fikirlerinizi empoze etmeye kalkmayınız

Türkiye Bayan Dernekleri Federasyonu (TKDF), Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu hafta yayınladığı Cuma hutbesinde “iş ve okul saatlerinin Cuma namazı vaktine göre düzenlemesi”ne yönelik tabirlere tepki göstererek, “Bir daha bugünkü inanç içinde ibadette bulunmak ismine mescide gelen vatandaşlara hutbe içeriğinde laiklikten uzak niyetlerinizi empoze etmeye kalkmayınız” dedi.
TKDF, “Diyanet İşleri Başkanlığı’na açık mektup” başlığıyla; “Türkiye Cumhuriyeti sizin yeniden dönüştürmeye çalıştığınız bilimsellikten demokrasi çağdaşlık ve eşitlikten uzak o günlere dair savaşı kazanarak bugünlere gelmiş ve 100. yılında dini İslam, yönetim biçimi laiklik olan bir düzen olan Cumhuriyeti kurmuştur. Ülkenin kaos halini imkan bilip laiklik aykırısı hareketlere tevessül etmeniz kabul edilemez bilmiş olunuz. Bir daha bugünkü inanç içinde ibadette bulunmak ismine mescide gelen vatandaşlara hutbe içeriğinde laiklikten uzak fikirlerinizi empoze etmeye kalkmayınız” açıklamasını yaptı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu hafta yayınladığı cuma hutbesinde, “Çalışanlarımızın ve öğrenci kardeşlerimizin en çok önemli farz ibadetlerinden birisi olan Cuma namazını eda edebilmelerine yardımcı olalım. İş yerlerimizdeki mesai saatlerini, okullarımızdaki ders programlarını Cuma namazının vaktine göre düzenleyelim” sözleri yer aldı.
TKDF, bugün Diyanet İşleri Başkanlığına bahse ilişkin açık mektup yayınladı. Mektupta şöyle denildi:
“Sayın Diyanet İşleri Başkanı. Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’nın ilk iki hususunu size hatırlatmak isteriz: ‘Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel prensiplere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.’ Bunu çok iyi bildiğinizi ama değiştirme uğraşlarınızı de son devirlerde bireylerin hayat biçimi üzerine ve toplumun tertibine dair eğitim ve hukukla ilgili söylemlerinizde laik sistemi dönüştürmeye çalıştığınızı da bizler biliyoruz.
Unutmayınız ki; Türkiye Cumhuriyeti sizin yeniden dönüştürmeye çalıştığınız bilimsellikten demokrasi çağdaşlık ve eşitlikten uzak o günlere dair savaşı kazanarak bugünlere gelmiş ve 100. yılında dini İslam, yönetim biçimi laiklik olan bir düzen olan Cumhuriyeti kurmuştur. Ülkenin kaos halini imkan bilip laiklik zıddı hareketlere tevessül etmeniz kabul edilemez bilmiş olunuz. Bu ülkenin kurtuluşunda ve Cumhuriyet’in kuruluşunda yer almış bayanların neler yaptığını unutmuş olabilirsiniz diyor ve unutanlar için hafızalarını tazelemelerini istiyoruz. Laiklik biz bayanlar için vazgeçilmezimizdir. Bir daha bugünkü inanç içinde ibadette bulunmak ismine mescide gelen vatandaşlara hutbe içeriğinde laiklikten uzak fikirlerinizi empoze etmeye kalkmayınız.
Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e inat laikliği benimseyen fikirde olmasanız da bu ülkenin büyük çoğunluğu din ve devlet işlerinin birbirine karıştırılmaması yani laik devlet idaresinin korunmasını istemektedir. Siz asıl, katledilen, tecavüz edilen, istismara uğrayan bayanlar ve çocuklar için, vücutlara el uzatan yoldan çıkmışlara veremediğiniz insan olma faziletinin sebeplerini araştırınız ve hukuksal olarak aksamaların giderilmesini talep ediniz. Biz bu ülkenin inanç özgürlüğünde ayrıştırmacı tavrınızdan rahatsızız. Bu bu türlü bilinsin.”